Whatsapp Image 2026 08 12 At 19.04.45 (1)

Filistin’de Ekim 2023’ten bu yana İsrail tarafından işlenen, yakın tarihin şahit olduğu en büyük soykırım süreci hepimizin gözlerinin önünde yaşanmaya devam ediyor. İsrail’in silah tedarikçisi ve en büyük suç ortağı ABD’nin koşulsuz destek verdiği Filistin’deki soykırım, büyük kısmı Gazze Şeridi’nde olmak üzere Batı Şeria’da ve Kudüs’te yoğunlaşmış durumda. İsrail’in korsan tarihinin en aşırı ve ırkçı hükümetinin işbaşında olduğu şu talihsiz dönemde, her gün yüzlerce Filistinli, soykırıma kurban verilmeye devam ediyor.

Peki devasa kaynaklara ve güçlü imkânlara sahip İslam dünyası, bunca vahşete, bunca yıkıma nasıl müsaade edebiliyor? Mazlum Filistin yurtlarını Siyonistlerin istilasından kurtarmak bu kadar zor muydu? Gelişmiş İslam ülkeleri Filistin'i İsrail'in zulmünden kurtarmak için çok fazla şey yapabilirdi, ama yapmadılar, peki neydi o yapılabilecekler? Bir kitaba dökecek olsam 111 madde de yazabilirdim ama köşe yazımın sınırları ölçüsünde 11 maddede özetlemeye çalışacağım:

1- İslam ülkelerini yönetenler İsrail'i devlet olarak tanımaktan koşulsuz bir şekilde vazgeçmeliydi, “Biz Filistin topraklarını gasbederek yüz binlerce masumun kanı üzerine kurulmuş İsrail diye bir devlet tanımıyoruz” diyebilmelilerdi.

2- İslam ülkeleri, diplomatik bir tavır alarak Siyonist zihniyetin iktidarda olduğu şartlarda ‘iki devletli çözüm’ saçmalığını savunmaktan vazgeçmeli, Filistin toprakları üzerine kurulan ve her gün genişleyen bir Yahudi devleti fikrini gayrimeşru olarak kabul edebilmeliydi.

3- Hâlihazırda 5 İslam ülkesinden oluşan ‘Abraham İttifakı’ üyeleri (Fas, Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn, Sudan ve Kazakistan) İsrail'le normalleşme anlaşmalarını yırtıp atabilmeliydi.

4- “Can, ciğer, kardaş, iki devlet tek millet” diye methiyeler dizdiğimiz, Karabağ’da düşmana üstün gelmesi için fiili destek verip dualar ettiğimiz Azerbaycan, Siyonist İsrail'e akaryakıt sevkiyatını kesinlikle durdurmalıydı, Bakü-Tiflis-Ceyhan Boru Hattı'ndan sağlanan akaryakıtın İsrail tarafından tedarik edilmesi engellenmeli, Türkiye de inisiyatif alarak bu sürece dahil olmalı, İsrail nakliye araçlarının Ceyhan’dan Tel Aviv’e yakıt transferi yapmasını engelleyebilmeliydi. Zira o yakıtlar Gazze’ye bomba yağdıran, masum çocukları öldüren savaş uçaklarının ve tankların depolarını doldurmaktaydı.

5- Suudi Arabistan, Türkiye, Pakistan, Mısır, Endonezya, Malezya gibi güçlü İslam ülkelerinin orduları acilen bir “İslam Barış Gücü” oluşturarak bölgeye konuşlandırabilmeli, bu vesileyle İsrail'in daha fazla katliam yapmasının önü alınmalıydı.

6- İslam ülkelerinin hiçbiri İsrail'le tek bir kuruşluk dahi ticaret yapmamalı, Siyonist hükümet, ekonomik buhrana sokulabilmeliydi.

7- İsrail’le tüm diplomatik ilişkiler bitirilmeli, büyükelçilikler, konsolosluklar kalıcı olarak kapatılmalı, İsrail’le maslahatgüzar seviyesinde dahi temsiliyet kabul edilmemeliydi.

8- Türkiye başta olmak üzere İslam dünyası ülkeleri ‘çifte vatandaş uygulamasına’ son vermeli, İsrail ordusuna katılarak katliam yapan Yahudi çifte vatandaşların, İslam ülkelerinde var olan vatandaşlık hakları ellerinden alınmalıydı.

9- Türkiye’nin Karabağ Savaşı’nda Azerbaycan’a sunduğu açık desteğe benzer şekilde, Gazze'nin etrafına hava savunma sistemleri yerleştirilmeli, Filistin direniş gruplarına silahlı destek sağlanmalı, mücahitlerin birlikleri İHA'larla ve SİHA'larla donatılmalıydı.

10- Arap dünyasının ağabeyi konumundaki Mısır, Refah Sınır Kapısı’nı sonuna kadar açık tutmalı, Gazze’ye insani yardımların rahatça giriş çıkışı sağlanmalı, Gazze'de tek bir Filistinli çocuk bile açlıktan ölmemeliydi.

11- İslam dünyası, İsrail'e destek sağlamaya, silah tedarik etmeye devam ettiği sürece topraklarında kurulu bulunan tüm Amerikan üslerini kapatmakla tehdit edebilmeliydi.

En azından bu yazdıklarımız uygulansa belki de şu an Filistin’deki kara tablo bambaşka bir hâl almış olabilirdi. Evet HAMAS yetkililerinin dediği gibi: “İslam dünyası Filistin'i yalnız bıraktı.” Bazı Müslüman liderler menfaatlerinin peşine takılarak, Trump denilen sapkının rızasını kazanmayı Allah'ın rızasını kazanmaktan üstün gördüler. “Yazmakla olmuyor beyefendi dünyanın gerçekleri var, küresel hesaplar var” diyenlere de peşinen şu cevabı vereyim; “Bunların hepsinin üzerinde Allah'ın da bir hesabı var, ahiret gerçekleri var, mahşer var, mizân var...” Bakalım vadedilen o büyük buluşmada hangi hesaplar üstün gelecek, küresel hesaplar mı, yoksa İlâhi hesaplar mı?

Whatsapp Image 2026 08 12 At 19.04.44