İnancımıza göre evde köpek beslemek caiz değil!

Zira, köpek olan evde namaz kılınamıyor.

Ancak bahçede ve benzer alanlarda köpek beslenebilir…

Gerek evcilliği ve sıcakkanlılığı, gerekse bazı özel kabiliyetleri sebebiyle insanoğlunun yeryüzünde en çok yararlandığı hayvanlar arasında yer alan köpek, dinî literatürde daha çok salya ve artığının necis olup olmadığı ve ağzını soktuğu suyun dinî hükmü, ev içinde beslenmesi, avcılık ve bekçilikte kullanılması, akde konu edilmesinin cevazı, başkalarına verdiği zarardan sahibinin sorumluluğu gibi açılardan ele alınmış, konuyla ilgili verilen hükümlerde ağırlıklı olarak içinde bulunulan dönemin şartları, kültür ve tecrübe birikimi etkili olmuştur.

Kur’an’da bütün iyi ve temiz şeylerin helâl kılındığı ifade edildikten sonra eğitilmiş avcı hayvanlar kullanılarak yakalanan avların da helâl olduğu açıklanmıştır (el-Mâide 5/4).

Bu son açıklama, köpeğin avcı hayvan olarak kullanılmasının câiz oluşunda fakihlerin görüş birliği içinde bulunmasının mesnedini teşkil etse de (köpeğin avcı hayvan olarak tuttuğunun yenebilmesi için aranan şartlar hakkında bk. AV) köpekle ilgili diğer fıkhî tartışmalara doğrudan kaynaklık etmez.

Fıkhî görüş ve tartışmalar genelde, hemen bütün sahih hadis mecmualarında yer alan konuyla ilgili hadislere dayanmakta, hadislerde getirilen izin, kayıt ve uyarılar da Kitâb-ı Mukaddes’le, Sâmî gelenekle ve Hicaz Arapları’nın bu konudaki kültür ve telakkileriyle belli bir bütünlük arz etmektedir

Hadislerde köpeğin yaladığı kabın yedi defa yıkanması istenir (Buhârî, “Vuḍûʾ”, 33; Müslim, “Ṭahâret”, 93). Müctehidlerin çoğunluğu bu hadisten hareketle köpeğin salyasının necis olduğu, ağzını soktuğu suyun da necis olacağı, yaladığı kabın yedi defa (bazı fakihlere göre üç defa) yıkanması gerektiği görüşündedir.

Hanefîler ayrıca hayvanın salyasının -kedide olduğu gibi hadislerde aksine bir açıklama bulunmadığı sürece- etinin hükmüne tâbi olacağı tezinden hareket ederler.

Köpekle ilgili olarak özellikle günümüzü daha yakından ilgilendiren bir diğer fıkhî tartışma köpeğin evde beslenmesinin câiz olup olmadığı hususundadır. Hz. Peygamber döneminde bazı sahâbîlerin evlerinde kanarya, serçe, güvercin gibi hayvanlar beslediği ve bunun Resûl-i Ekrem tarafından teşvik edildiği bilinmektedir (Buhârî, “Edeb”, 81, 112; Müslim, “Âdâb”, 30; Heysemî, IV, 67).

Bu rivayetlerden hayvan hakları ihlâl edilmediği, çevre için rahatsızlık ve kirlilik teşkil etmediği sürece evde hayvan beslemenin kural olarak câiz sayıldığı anlaşılmaktadır.

KÖPEK BULUNAN EVE MELEKLER GİRMEZ!

Ancak evde köpek beslenmesinin fıkhî hükmü genel kurala göre kısmen farklı bir durum arzeder. Konuyla ilgili olarak Resûl-i Ekrem, ziraat veya hayvancılık faaliyeti ya da bekçilik veya av gibi bir sebep olmaksızın köpek besleyen kimsenin çeşitli iyi davranışlarından elde edeceği sevap ve mükâfattan her gün bir miktar eksileceğini bildirmiş, içinde köpek bulunan eve meleklerin girmeyeceğini ifade etmiştir.

Gerek bu hadislerden gerekse köpeğin artığının necisliğiyle ilgili hadislerden hareketle fakihler, avlanmanın yanı sıra ihtiyaç duyulan diğer alanlarda kullanılmak üzere köpek beslenmesinin câiz olduğunu, ihtiyaç olmadığı durumlarda evde köpek beslenmesinin câiz sayılmadığını söylerler.

ARAŞTIRMA ORTAYA KOYDU: KÖPEKLER İNSAN DUYGULARINI TAHMİN EDİLENDEN DAHA İYİ AYIRT EDİYOR

Köpeklerin insan yüzlerini inceleyen araştırmacılar, hayvanların benzer duygular arasında bile ayrım yapabildiğine dair dikkat çekici bulgular elde etti.

Yeni bir araştırma, köpeklerin insanların yüz ifadelerindeki duyguları ayırt etme konusunda sanılandan daha gelişmiş bir yeteneğe sahip olabileceğini ortaya koydu.

Bulgular, köpeklerin yalnızca mutlu ve öfkeli yüzleri değil, birbirine daha yakın olumsuz duyguları da ayırt edebildiğini gösterdi.

KÖPEKLERİN BEYİN AKTİVİTELERİ İNCELENDİ

Araştırmacılar, köpeklerin farklı insan yüz ifadelerine verdikleri tepkileri incelemek amacıyla uyanık ve herhangi bir kısıtlama altında olmayan köpekleri MRI taramasına aldı.

Çalışmada, köpeklerin daha önce ortaya konulan bir yeteneği de doğrulandı.

Hayvanların mutlu bir yüz ile ifadesiz bir yüzü ve mutlu bir yüz ile öfkeli bir yüzü birbirinden ayırt edebildiği belirlendi.

Beyin taramalarından elde edilen sonuçlar ise daha dikkat çekici bir tablo ortaya çıkardı.

Köpeklerin korku ile öfke ve korku ile üzüntü gibi birbirine daha yakın duygusal ifadeler arasında da ayrım yapabildiği görüldü.

Mutlu yüzler köpeklerin beyninde daha güçlü aktivite oluşturdu

Araştırmanın ilk aşamasında sekiz evcil köpeğe, daha önce karşılaşmadıkları insanların mutlu ve nötr yüz ifadeleri gösterildi.

Mutlu yüz ifadelerinin, köpeklerin beynindeki sağ temporal küme olarak adlandırılan ve kaudat çekirdeğe kadar uzanan bölgede daha güçlü aktivite oluşturduğu belirlendi.

Araştırmacılar, bu bölgenin ödül beklentisiyle ilişkili olduğunu ifade etti.

Daha önce yapılan çalışmalar da aynı bölgedeki aktivitenin köpeklerin yiyecek veya ödül beklediği ve insanlardan övgü aldığı durumlarda ortaya çıktığını göstermişti.

Kaynak: Haber Merkezi