Haber kuruluşu The Intercept Media ile Basın Özgürlüğü Vakfı (Freedom of the Press Foundation), devletin zirvesindeki yozlaşmayı yargıya taşıdı.
ABD Başkanı Donald Trump ve bazı Beyaz Saray yetkilileri hakkında New York Güney Bölge Mahkemesi'ne sunulan dava dilekçesinde, Trump'ın kendi platformu Truth Social üzerinden haksız kazanç elde ettiği ve Anayasa'yı çiğnediği vurgulandı.

- HABER ALMA HAKKINA 100 BİN DOLARLIK BARAJ!
Skandalın merkezinde, Trump'ın askeri operasyonlar, kritik atamalar ve dış politika gibi hayati önem taşıyan devlet duyurularını sadece büyük hissedarı olduğu "Truth Social" üzerinden yapması yatıyor.
Dava dilekçesinde yer alan bilgilere göre; Trump ve üst düzey yetkililerin, piyasaları doğrudan etkileyebilecek bu kritik mesajlarına "erken ve hızlı erişim" sağlamak isteyen kullanıcılardan aylık 100 bin dolara varan astronomik ücretler talep ettiği ortaya çıktı.

- "BU DÜZEN TAMAMEN YOZLAŞMIŞ BİR RANT SİSTEMİDİR!"
Söz konusu platformun, dışarıdan otomatik veri çeken araçları kasıtlı olarak engelleyerek bilgiyi tekelleştirdiğine dikkat çekilen dilekçede, oldukça sert ifadelere yer verildi.
Uygulamanın "son derece yozlaşmış" bir nitelik taşıdığı belirtilirken, "Başkan, kendi şirketine ödeme yapmaya istekli ve imkânı olan zengin kesimlere 'piyasayı etkileyen' devlet bilgilerini vererek maddi kazanç elde etme konumunda bulunuyor." denildi.

- ANAYASA İHLALİNE KARŞI 'DURDURMA' ÇAĞRISI!
Parayı verenin devletin kritik kararlarını önceden öğrendiği bu adaletsiz sistemin, basının haber yapma hakkını gasp ettiği ve halkın eşit bilgi alma özgürlüğüne darbe vurduğu ifade edildi.
Uygulamanın açık bir Anayasa ihlali olduğunu savunan davacı kuruluşlar, resmi hükümet duyurularının "yalnızca" ücretli bir platform üzerinden yapılmasının derhal durdurulmasını talep etti.
Bilindiği üzere Trump Media & Technology Group, geçtiğimiz ay kurumsal müşteriler ve finans şirketleri için "Truth API" adını verdiği yeni bir veri akışı hizmetini duyurmuş, bu paralı sistemin 1 Ağustos itibarıyla devreye alınacağını açıklamıştı.
Devlet makamının şahsi şirket çıkarları için kullanıldığı bu sistemin Amerikan yargısından nasıl bir yanıt alacağı ise merak konusu.





