Türkiye’de eğitim sistemi var mı? Okullar, o okullarda öğretmenler, o öğretmenlerin öğrencileri var. Buraya kadar tamam. Peki, okullar neden iki türlüdür? Bir devlet okulları var bir de özel okullar yani kolejler var. Okullar iki türlü olunca öğretmenler iki türlü, öğrenciler iki türlü, dersler iki türlü. Devletin temel dayanaklarından biri eşitliktir. Neden okullar eşit değil? Okullar eşit olmayınca öğretmenler de eşit değil, öğrenciler de. Devlet bir ama eğitim iki türlü. Bu eğitimin biri kime çalışıyor? Paralel eğitim kimler için icat edildi? Eğer devlet birse eğitim de bir türlü olmalıdır. Devlet okulunda farklı, kolejlerde farklı eğitimin olması devletin devlet olmasına aykırıdır. Kolejler paralel eğitim kurumlarıdır. Bütün kolej ve özel okullar kapatılmalıdır. Tek devlet tek eğitim olmalı. Daha eğitimin niteliğine girmedik, gireceğiz.

Türkiye’nin eğitim sisteminin niteliği, Müslüman Türk milletine aykırıdır. Halkı Müslüman bir ülkenin eğitim sistemi Müslümanlık dışı bir eğitimdir. İlkokul birinci sınıftan üniversite son sınıfa kadar verilen eğitimin Müslümanlıkla herhangi bir alâkası yok. Laik eğitim sistemini Müslümanlara zorla dayatıyorlar. Okullarda ne İslam öğretiliyor, ne çağdaş bilim Müslüman’ca veriliyor ve ne de dinden arındırılmış bilim dünyadaki gerçekliğiyle veriliyor. Bunların hiçbiri yok. Laik eğitim sistemiyle çağdaş bilimin suyunun suyunu ders kitaplarına koyuyorlar. Sonra da milli tank, milli uçaktan bahsediliyor. Oysa önce eğitimin milli olması lazım. Bilimde çığır açmış bilimsel verilerimiz olmadan nasıl milli bir icadımız olabilir, olamaz. Peki, bu eğitim sistemiyle bilimde çığır açmak mümkün mü, elbette değil. Başka ülkelerde bilimsel verilerle icat edilmiş bir sistemin getirilip adı değiştirilerek milli olmasının mümkünü yoktur. Yani eğitim sistemi milli değil ki o eğitim sonucu milli bir şey icat edilsin. Edilse bile milli olmaz çünkü eğitim yabancı bir eğitim. Düşünebiliyor musunuz halkı Müslüman bir ülkede Kur’an-ı Kerim okullarda seçmeli ders olarak okutuluyor. Müslüman’ız ama inandığımız dinin kitabını her okul öğretmiyor. Oysa her okuldaki öğrenciler Müslüman. Kur’an-ı Kerim bütün okullarda normal ders olarak okutulmalıdır.

Okullara konulan seçmeli dersler eğitimde iki türlülüğün bir diğer örneği. Normal derse öğretmen giriyor seçmeli derse de, normal derste not veriliyor seçmeli derste de. Peki, niye seçmeli o zaman? Kafa karıştırmak içindir! Bir kere dersin seçmelisi ya da seçmemelisi olamaz, olmamalı. Seçmeli ders paralel eğitimdir. İki türlü eğitim yani. Devlet tek, eğitim iki türlü. Aynı durum yardımcı ders kitapları için de geçerlidir. Madem ders kitabı yetmiyor yardımcı ders kitabı aldırılıyor o zaman yardımcı kitaptaki bilgiler ders kitaplarına konulsun, konulamaz mı, konulur. Niye konulmuyor! Ders kitabının içi boş ya da yetersiz bırakılıyor ekstra yardımcı kitap aldırılıyor, bu saçmalık değil midir! Seçmeli dersler normal ders olmalıdır. Bir başka paralel eğitim örneği de hafta sonu kursları. Dershaneler niçin kapatıldı, paralel eğitim olduğu için. Ki Türkiye’de dershaneler ve özel okullar kapatılmalıdır diye ilk yazan yazar benim. Dershaneler kapatıldı, bu iyi ama niçin dershane gibi okullarda hafta sonu kursları açıldı. Hafta sonunda verilecek ders öğrenciye hafta içinde verilebilir. Niye hafta içi verilmiyor da hafta sonu kursu açılıyor. Hafta sonu kursları eğitimde iki türlülüktür. Hafta sonu kursları kaldırılmalıdır.

Şu mahalledeki okulla bu mahalledeki okulun imkânlarının farklı olması da iki türlü eğitimdir. İkisi de devlet okulu ama şu okulun imkânları bu okulun imkânlarından daha iyi. Peki, şu mahallede devlet var da bu mahallede devlet yok mu, var! Bu mahalledeki okul devletin değil mi yani, niye imkânları eşit değil! Devletin bütün okullarının imkânı (donanımı) aynı olmalıdır. Türkiye’de tek devlet var ama eğitim iki türlü. Eşitlik şart!

Türkiye’de milli eğitim olması için İslam eğitim sistemi getirilmelidir.