Mersin de bir çiftçinin, narenciye üreticisinin; tarım kesiminin, uygulanan politikalar sonucu, yaşadığı sorunlara dikkat çekmek için gösterdiği tepki bir dizi olaya yolaçtı. Olaylar, sadece görünüş yüzüyle ele alındı, yansıtıldı. Oysa olayların işaret ettiği, imlediği (simgelediği) bir takım anlamlar ve değerler vardır ki, asıl bunların üzerinde durulması, tartışılması, açıklanması ve yorumlanması gerekirdi. Belki bu yönüyle, sınırlı da olsa üzerinde duran yazılar, yorumlar olmuştur, ama belirginleştiği söylenemez.

Mersinli çiftçinin, başbakana tepkisini sergilediği ilk aşama ya da safhada, çiftçinin durumunu ifade etmek için sarfettiği "anamızı ağlattınız" deyimine, başbakanın verdiği cevap, olayı bağlamından (siyak ve sibakından) koparttı, anlama-algılama ve anlam kaymasına yolaçtı. Başbakanın "ananı da al da git" karşılığı, üslubun ötesinde anlama-algılama ve anlam sorunuyla ilgili görülmelidir. Çünkü çiftçinin kullandığı "anamızı ağlattınız" ibaresi bir deyimdir, hareketi veya eylemi değil, bir durumu, bir olguyu imler. Başbakan verdiği cevabında, bunu bir hareket olarak algılamış olmalı ki, doğrudan erdemsizliğe götüren bir davranışta bulunmuştur. Gerçekten "ananı da al da git", hareket yani davranışla ilişkili olması bakımından açık ima yoluyla anlatım olarak "sövme" durumuna bağlıdır. Erdemsiz davranışta bulunmayı ifade eder.

Genel olarak başbakanın dile getirdiği, bir yöneticinin, siyasetçinin uygulamakla yükümlü bulunduğu üslub, yani biçim açısından ele alındı, onaylanmadığı belirtildi. Oysa üslup, yani biçem ve biçim tek başına gerçeği yansıtmaz. Üslup, daima bir öz (substancia, cevher=töz) içerir. Kuşkusuz üslubun, biçimi tek bir görünüşüne bakarak özün nasıl bir gerçeklik içerdiği yargısına varmak yanıltıcı olabilir. Bu gerçeğe saygının bir şartıdır aynı zamanda. Fakat hem başbakan, hem hükümeti ve genel olarak partisi, aşağı yukarı aynı üslûbun, bir başka ifadeyle tavır alışın sahibi gibi görünüyorlar. Dolayısıyla üslub ile öz arasındaki bağıntının sahibliği konusunda açık-seçik bir kanaat, yargı oluşturmak mümkün olamıyor. Ya da üslup, gerçekte sahip olunmayan bir özü varmış gibi göstermenin bir aracı olarak kullanılmaktadır.

Gerçekte böyle kullanıldığı kanaatinin oluşmasını destekleyici göstergeler, bizzat sözkonusu olayın sonraki safhalarında ortaya çıkıverdi. Sözkonusu çiftçi bir gün sonra, "başbakanın ellerinden öptüğünü" beyan eden bir "maruzatta" bulundu. İtiraf edeyim, çiftçinin tepkide bulunurken "sakallı", maruzatta bulunurken "matruş" hali bir tarafa, tahmin ettiğim, daha sonraki açıklamada delillendi. Bu son açıklamasında çiftçi, pek kesin ifade etmemiş olsa bile, akçeli bir vaadin ve üstü kapalı bir takım tehditlerin muhatabı olduğunu sezdirdi.

Çiftçinin birey olarak, daha doğrusu insan olarak gördüğü muamele yürek burkucudur. Böyle durumları "düşene vurulmaz", "eman dileyene kılıç çekilmez" gibi deyişlerimiz anlatır. Bu bir tarafa.

Asıl olarak hükümetin ve iktidar partisinin, üzerinde durduğumuz üslûbunun işaret ettiği siyasi anlayış, zihniyet ve tavır alışıdır. Siyasette, bazan küçük bir olay, basit bir cümle veya davranış bütün bir yapıyı, zihniyeti, dayanılan temel ilkeyi olanca çıplaklığıyla ifşa eder. Tıpkı tarihte dönüm noktası işlevi gören büyük olaylar, devrimler gibi. Meselâ XVI. Louis in karısı Avusturyalı kraliçe Marie Antoinatte in "ekmek bulamıyorlarsa pasta yesinler" sözü gibi. Pasta yemeleri öğütlenen halk ( tiers-Etat), sans culottes, yani baldırı çıplaklar olarak 89 Devrimi nde yerlerini alacaklardır.

Özetle, "1945 yılında Toprak Kanunu görüşülürken Bayar ve Menderes ile birlikte verilen ve "Dörtlü Takrir" olarak nitelenen çıkış Demokrat Parti nin siyaset sahnesine doğmasına yol açmıştı. Ama bunun gerçek neden olmadığını anlatmak üzere Necip Fazıl, DP nin kuruluşunu "muvazaa", yani danışıklı dövüş şeklinde nitelendirecek, ancak Menderes i yine de farklı değerlendirmeye alacaktı.

Türk siyaseti yeni bir "muvazaa" sürecini uygulamalarla mı yaşyor Mersinli çiftçi olayı böyle bir sürecin deşifresinde bir adım mı olacaktır Uç vermeye başlayan gelişmeler böyle bir ihtimalin iğrap dışı olmadığı olasılığını güçlendirici nitelikte gözüküyor.