Mehmet Filiz...
Balıkesir/Dursunbey eski Belediye Başkanı. 1994-1999 yıllarında belediye başkanı idi.
Bu köşede belediye başkanlığı dönemine ait anılarını, hatıralarını yayınladık, hatırlayacaksınız.
Mehmet Filiz abimiz, Dursunbey'e yakın bir mahalde bulunan bağ evine davet etti.
Esasen, bu daveti epeydir yapıyordu, “Mutlaka bir çay içmeye bekliyorum!” şeklinde.
Davete icabet etmek sünnettir. “Davetliysen erinme -tembellik etme, çağrıldığında davete icabet et-, davetli değilsen yerinme -yani, davet gelmediyse gitmek için çabalama-” düsturu da yine bizim esaslarımızdan, malum!
Önce bu bağ evinde gördüklerimi anlatmak isterim;
* Mehmet Filiz’in bağ evi gerçek bir bağ evi. Orman içinde, ağaçların ve çiçeklerin süslediği bir mekândan bahsediyorum. Bahçeye girişte tertemiz bir hava karşılıyor sizi. Elbette samimi, içten bir ‘hoş geldiniz’ seremonisi…
* Evin, bahçenin tüm su ihtiyacı kuyu suyundan temin ediliyor.
* Bağ evi derken yanlış anlaşılmasın öyle villa falan değil, hatta konteyner bile değil! Bir kamyonetin arkasını bağ evi gibi dizayn etmiş, Mehmet Bey.
* Kütüphane de var bu şirin mi şirin küçük evde. Gerektiğinde dinlenmek için müştemilat da... Biraz şark köşesi gibi… Daha da ötesi bu mekânı ‘inziva’ noktası olarak inşa etmiş, Mehmet Filiz Başkan.
* “Yaz kış buraya hemen her gün gelirim!” diyor, Mehmet Filiz ve bir de ayrıntı veriyor; “Bağ evinin girişini Erbakan Hocam gelecek, misafirimiz olacak şeklinde dizayn ettim.”
* Kütük kurun… Büyük bir ağacın gövdesi oyulmuş ve doğal lavabo (kurun) yapılmış. Bir de doğal musluk koyulduktan sonra hadi bakalım abdeste...
* Kuyu suyu ama içimi de fena değil!
* Fıskiyeye bayıldım! Fıskiye çevresinde oturarak ettiğimiz sohbete bayıldım!
* Mangal ama ne mangal. Etlerin piştiği zemin bir mermer. Etlerin yanmamasını temin ediyormuş mermer! Yaşayarak tecrübe ettik.
* Kümes de işte hemen şurada? Kümesle ilgili bir hikâye de bambaşka ibretler barındırıyor… Başka bir yazıda anlatırım…
* Sulama yapmadan yetiştirilen domatesi ilk kez burada gördüm! Tıpkı susuz yetiştirilen karpuz ve kavun gibi... Nasıl anlatsam; tadı enfesti...
* Biz İstanbul'a doğru yola çıkmak için her hamle yaptığımızda, Dursunbey eski Belediye Başkanı Mehmet Filiz, "Biraz daha kalın, biraz daha kalın!" ısrarını sürdürdü. Akşam saat 17.00 gibi yola çıkmayı planlamışken Mehmet Filiz abimizin hoş sohbetinden ve bağ evinden ayrıldığımızda, akrep ve yelkovanlar, bayram günümüzün (Cuma) ilk dakikalarını gösteriyordu, neredeyse...
***
* Artık İstanbul’a dönüş vakti… Araçlara binerken Dursunbey eski Belediye Başkanı Mehmet Filiz'in şu cümleleri kulaklarımda yankılandı;
- “Bunu kabul etmiyoruz. Gelecek sefere çok daha kalabalık bir Millî Görüş sohbeti için yine burada bekliyorum...”
Güzel bir gece idi. Emeği geçenlere çok teşekkürler...
BALIKESİR’DEN FARKLI İZLENİMLER…
Millî Gazete ekibi olarak, -Ertuğrul Köse, Halil Çeribaş ve bu satırların yazarı- Balıkesir’deyiz…
Şunu da hemen burada zikretmek isterim; Balıkesir ziyaretimizde her an yanımızda olan Saadet Partisi Balıkesir İl Başkanı Abdulkadir Durmaz’a teşekkür ediyorum.
Biliyorsunuz Millî Gazete’nin ayırt edici özelliklerinden birisi de ‘okur ziyaretleri. Tıpkı Millî Gazete geceleri gibi…
İşte okur ziyaretleri kapsamında Balıkesir’de 1 tam gün geçirdik.
Gitmediğim illerden birisiydi, Balıkesir. Bu bakımdan da iyi geldi.
***
Mehmet Filiz abimizin bağ evinden biraz daha bahsetmek gerekirse;
* Azıcık ‘tabiat dersleri’ de aldık! İki bakır tel kablo ile yeraltında suyun konumunu test ederek tespit ettik! Önce Mehmet Filiz abimiz deneyimledi. Hemen arkasından da Ertuğrul Köse, Halil Çeribaş, hepimiz. Uygulama şöyle; iki bakır teli elinizde sıkmadan uzatarak tutuyorsunuz, teller yeraltı suyunun geldiği noktada adeta birleşiyor… Enteresandı...
* 13 Ocak 2015 tarihli Millî Gazete’de, bu köşede şöyle bir not yer aldı;
"Balıkesir Dursunbey’den Fahrettin Ersoy: “Tornacıyım. Emekliyim ama çalışmaya devam ediyorum. Oğlumun nikâh işlemleri için şu anda Bursa’dayım. Ama Millî Gazete’nin 43. kuruluş yıl dönümünü nerede olursak olalım tebrik etmek de boynumuzun borcu. Allah’a hamd ediyorum, böyle bir gazeteye sahip olduğumuz için. Millî Gazete’yi çıktığı günden bu yana takip ediyorum. Hatta ‘Yahudi Kongresi’ manşetiyle çıkan ilk sayısı arşivimde. Daha nice nice yıllara…”
Bu güzel ve anlamlı mesajı yollayan Fahrettin Ersoy abimiz de bu buluşmada, Mehmet Filiz’in bağ evinde yer alan isimlerdendi. Fahrettin Ersoy’un, Millî Gazete’nin çok büyük bir arşivine sahip olduğunu da buradaki sohbetten öğrenmiş olduk...
* Gün boyu Millî Gazete ekibini yalnız bırakmayan Saadet Partisi Balıkesir İl Başkanı Abdulkadir Durmaz ve kalabalık bir Millî Görüş erleri topluluğu bu unutulmaz geceye ve sohbete tanıklık etti; Mehmet Filiz, Fahrettin Ersoy, Rahmi Yaşar, Mahmut Yavuz, Murat Sali, Ertuğrul Köse, Halil Çeribaş ve Adnan Öksüz...

MİLLÎ GAZETE GECELERİNİN ESRARI!
Balıkesir’e sabah erken saatlerde gittiğimizde ilk Saadet Partisi Balıkesir İl Başkanı Abdulkadir Durmaz’ın misafiri olduk, çayını içtik.
Genç, çalışkan, gayretli bir Millî Görüşçü Abdulkadir Durmaz. ‘Sakin’ bir güç. Halledemeyeceği, altından kalkamayacağı bir iş yok gibi. Daha şimdiden 2029 seçimlerinin ayrıntılı planlamasını yapıyor.
Sohbet esnasında, yukarıda zikrettiğim ‘Millî Gazete geceleri’ ile ilgili çarpıcı bir anekdot aktardı. Bu anekdot aynı zamanda Erbakan Hocamız’la ilk tanışma faslını da anlatıyordu. Şöyle ki;
* Abdulkadir Durmaz daha 10 yaşlarında iken Millî Gençlik Vakfı (MGV) ile tanışır. Bu tanışma da esasen ilginçtir; bir aile istişaresinde babası, “Bunlardan bir kötülük gelmez!” diyerek Abdulkadir Durmaz’ı MGV’ye teslim etti.
* Abdulkadir Durmaz, Balıkesir’de düzenlenen Millî Gazete gecesine katılır. Balıkesir Millî Gazete gecesinin farklı bir konuğu vardır; Millî Görüş lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan. Abdulkadir Durmaz, Millî Gazete gecesinde Erbakan Hocamızın elini öper ve günden bu yana bu kutsal davada koşturmaya devam eder.
***
(BALIKESİR’DE SÜTÜN YOLCULUĞUNUN ADRESİ: ÖZIŞIK TESİSLERİ, GELECEK YAZIDA…)
---
