Çankaya ya kendi beğenileri doğrultusunda birini çıkarmayı hedefleyen çevrelerin açtığı makul tezgah tamam gibi!
Hiç tezgahın makulu mu olurmuş diye hemen celallenmeyin!
AKP linin makulu oluyorsa tezgahın da makulu olur elbette!
Çankaya ya kendilerine yakın gelecek bir ismin çıkması için bir süredir alttan alttan çalışanlar önce istedikleri ismi allayıp pullamaya başladılar!
Kendilerine sevimli gelenleri "Makul AKP li" diye "baş tacı" edip, öteki adayları da şimdiden "tu kaka" ilan ederek mesafe almaya çalıştıkları açık!
Evet, belli bir kesim açıkça Abdüllatif Şener in üzerine oynamaya başladı bile!
Şener için "Düşünebiliriz" diye açık destek veren CHP yönetimi bu şekilde AKP kurmaylarını da köşeye sıkıştırmaya çalışıyor.
CHP ile birlikte medyanın önemli bir kısmı da Şener e arka çıkıp, omuz vermeye başladılar.
Bu destek elbette sebepsiz değil!
Abdüllatif Şener in açıklamaları onları böyle davranmaya adeta itiyor. Çünkü, Şener açıklamaları ile onları kendisine destek vermeye adeta mecbur bırakıyor.
Şener in eşinin örtülü olmasının kendisine rağmen gerçekleşmiş bir olay olduğunu açıklaması, ardından partisinin il ve ilçe kongrelerine gidip orada partisinin tabanı ile sürekli görüştüğünü ve kimseden kendisine "Şu türban meselesini çöz" diye istekte bulunulmadığını, bu çevrelere özenle duyurması kendisini aranan adam haline getirmiş bulunuyor.
Şener her ne kadar kendisinin Cumhurbaşkanı olmak gibi bir niyeti olmadığını, bu tür açıklamaları sırf ilkeli bir politika izlemek için yaptığını söylese de, Çankaya ile ilgili bir dizi hesapları olduğu açık!
Evet, Şener belli kesimlerin gözünde makul AKP li!
Çünkü onların istediği şeyleri söylüyor.
Öteki AKP liler ise gayrimakul AKP liler!
Dönen makul tezgahları(!) fark etmemek için insanın kör olması lazım herhalde!
Şener yaptığı açıklamalar ile belli çevrelerin tüm beğenisini topluyor.
Belli çevreler Şener e daha şimdiden arka çıkıp, omuz vererek Cumhurbaşkanlığı seçimi konusunda AKP yönetimini köşeye sıkıştırmaya çalışıyor.
Al gülüm ver gülüm bir şeyler kotarılıyor.
Ama daha vakit çok erken!
O günlere kadar köprünün altından çok su akar!
Kim öle kim kala derler!
Bakalım bu makul tezgahlar(!) tutacak mı