‘SosYO-EKONOMİK Tufan’ ülkemizi ve dünyayı sarmış durumda…

çare ve çözüm önerilerimiz bu yazılarda; uygulanmayı bekliyor…

Önceki yazılarla birlikte okunmasını da tavsiye ederek devam…

***

8- Müdahale Sorunu VE ÇÖZÜM

Başlangıçta insanlığı dinler yönetiyordu.

Peygamberler Allah’tan aldıkları vahiylerle insanlığın günlük ihtiyaçlarını çözüyordu.

Peygamberden öğrendiklerini kendi çıkarları için uygulayan hanedanlar daha sonra yönetimi ele geçirdiler ve asırlarca hükümran oldular.

Siyaset dünyayı saltanat şeklinde yönetmeye başladı.

Din ile siyaset arasında uzun süren çatışmalardan sonra barış oluştu.

Siyaset adamları din adamlarına saygı gösteriyor, din adamları da siyaset adamlarına itaat ediyordu. Roma, Bizans ve İslâmiyet’in saltanat dönemindeki uygulamalarla bu durum günümüze kadar böyle uygulanagelmiştir.

Son zamanlarda sömürü sermayesi yönetimi tamamen ele geçirmek istemektedir. 500 yıldır bunun savaşı yapılmaktadır. Sivil yönetimi sermaye oluşturmakta, orduyu da o teşkilatlandırmaktadır. Kendisini dinlemeyen hükümete karşı orduyu kullanmakta, kendisinin istediğini yapmayan ordulara karşı ise sivil yönetimi kullanmaktadır.

Müdahale meselesini bir örnekle daha iyi anlamaya çalışalım.

AK Parti’deki bazı milletvekilleri ile birlikte CHP ve Ordu Irak Tezkeresi’ne (1 Mart 2003) izin vermedi; bunun sonucunda CHP Genel Başkanı Deniz Baykal tasfiye edildi, bundan dolayı Millî Görüşçü AK Parti milletvekilleri tasfiye edildi, bunun için Ergenekon ve Balyoz davaları oluşturuldu. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer de onlara hizmet ettiği halde, tezkerenin geçmesine mâni olduğu için artık adı sanı duyulmamakta ve sesi çıkmamakta.

Tekel sömürü sermayesi öyle tezgâh kurmuştur ki, kendisini dinlemeyen hükümetleri ordularla karşı karşıya getirip iktidardan uzaklaştırmakta, kendisini dinlemeyen orduları da hükümetlerine tasfiye ettirmektedir.

Bu sermaye-siyaset dengesi üzerinden sermaye sömürüsüne devam etmekte.

Bu sorunun çözümsüzlüğü, ekonomik ve sosyal sorunların çözülmesini önlemekte.

***

bu soruna şu çözümleri önermekte

1) Sivil yönetim askeri yönetimden ayrılmalı, birbirlerine karışmamalıdır. Devlet yönetiminde sivil-asker dengesi müdahalelere gerek olmayacak şekilde oluşmalıdır.

2) Askeri birliklerin faaliyet sahaları ayrılmalıdır. Türkiye’de 12 ordu olmalı (detaylar diğer çalışmalarımızda yazılı) ve 12 bölgenin korunmasına hizmet etmelidir. Bir ordunun askerleri kendi bölgesi dışındaki halklardan oluşmalıdır.

3) Askeri bütçe ayrı olmalıdır. Genel bütçe gelirlerinin beşte biri askere ait olmalı; mesela gümrükler askere ait olmalı, bedeller askere ait olmalı, bir de bazı kamu hizmetleri bedel karşılığı askere verilmelidir.

4) İsteyenler asker olmalı, isteyenler bedel vermelidir. Bedelin miktarını tayin orduya ait olmalıdır. Seçme ve seçilme haklarına sadece askerlik yapanlar ve bunların kadın eşleri, bekarların ise yakınları sahip olmalıdır.

***

“İnnellahe gafurun rahiymun / Allah’ın gafur ve rahim olduğunu bilin.” (Maide 34)

247’nci yazımızdan itibaren bu ayeti değerlendirirken, önce “O halde ne yapmalıyız?” dedik. Sonra “Bu yeni düzen nasıl gelecektir?” sorusuna cevap verdik. En sonunda ve SONUÇ olarak “ACİLEN SEKİZ ANA SORUNA ÇARE BULMALIYIZ” dedik ve çözüm önerilerimizi yazdık. Allah’ın gafur ve rahim olması demek, sekiz sorunun Allah’ın rahmet sıfatı ile çözülmesi demektir. (Devamı var)