Şehirlere ruh veren insandır. Her insan kendi medeniyetinin ruhunu taşır. Her medeniyetin ruhu ise dindir. Müslüman, Hıristiyan, Budist, Yahudi milletlerin kendine özgü ruhları var. Müslümanların ruhu İslâm’dır.

Kudüs peygamberler şehri. Peygamberlerin ruhuyla yoğrulu. Her adımında, taşında, karesinde bu zengin ruh var. Peygamberler Allah’ın Elçisi. Allah’ın şeriatı hiç bir zaman değişmez. İnsanlığa sunulan bu zenginlik onu anlamalı kılar.

Kudüs bir İslâm şehri. Peygamberler şehri. İnsanlığın ve kavimlerin kendini bulduğu şehri.

Tarihin karanlık elleri zaman zaman bu şehre dadanıyor. O zengin ruhu karartıyor. Romalılar, Bizanslılar, haçlılar ve Yahudiler tarihin karanlık ruhlarıdırlar. Onlar peygamberlerin düşmanlarıdırlar. Peygamberlere, insanlara zulmeden, köleleştiren karanlık ruhlar. İnsanlığı aydınlığa çıkarmayan, karanlıklarında boğan karanlık ruhlar.

Kudüs Müslümanlar ile olunca özgür. Orada sadece Müslümanlar değil hemen bütün ırklar, diğer dinlere mensup olanlar orada özgürdürler. Varlık bilincinin o zaman farkına varırlar.

Son yüzyılda insanlığın üzerine bir karabasan çöktü. Orada sadece bir kavmin üstünlüğü, varlığı, zulmü, karabasanı var. Kendilerinin dışında kim varsa onlar insan dışı varlık olarak algılanıyorlar. İnsan, insan olma özelliğini yitirdi şu kavmin karabasanının ardından.

Zaman karanlığa akıyor bu kavim yüzünden.

Kudüs, İslâm milletinin ruh şehri. Bütün Peygamberlerde olduğu gibi Allah Elçisi Sevgilimiz Efendimizin manevi ruhunu taşır. O ruh asla yorulmaz ve eskimez. O ruh asla bıkkınlık içinde olmaz ve ilgisizlik tuzağına düşmez. O ruh, insanlığın hayrı, geleceği için diridir. O ruh insanlığa kurtuluş çağrısıdır. O ruh zulmün kapılarını kapatır, karanlıkları dağıtır. İnsanlığa kurtuluş ruhunu üfler. Geleceğe yolcular, yola çıkarır.

Kudüs, ince ruhlu bir İslâm şehri. Zamanın güzellikleri ondan yansır. Ondan gelecek ufku aydınlanır.

Karanlıklar, boğuculuklar, zulümler o ruhla barışık değil, ona aykırı, ondan uzak.

Zaman değil karanlık ruhlular zamanı ve dönemi kirletir karabasan olur. Zaman, aydınlığın çağrısını yineler. Zaman, karanlıkları boğan büyük güç, geleceğe umut.

Kudüs zalimlerden kurtarılmadıkça özgür olmaz. Zalimler çok güçlü görünebilirler, güce karşı güç varlık bilinci. İnsanlık adına.

İslâm milleti kendi ruhunun şehrine ve onun sembolü olan Mescid-i Aksa’ya sahip çıkmak zorunda. Bu şehir özgür kılınmadıkça insanlık rahat yüzü görmeyecek. O karanlık orada oldukça insanlık karanlıklardan kurtulmayacak.

Dünyanın da ruh merkezidir Kudüs. Ruhu ve kalbidir. Kalp naif ve incedir. Zulme dayanmaz, ruh damarları acı içinde çarpar çırpınır. Kudüs huzur bulmadıkça rahat yüzü olmaz insanlığın.

Kötülükler karanlık ruhlulardan dünyaya yayılır. Bir vebadır, bir kanserdir, bir bulaşıcıdır o karanlık ruh. Acıması, merhameti yoktur.

Kudüs dünyanın ruh merkezi. İnsanlığın merkezi. Tarihin merkezi.

Kudüs’ün soylu Müslüman direnişçileri insanlığın onuru, cesareti. Büyük sorumluluğun gönüllüleri. Onlarla ruh birliği yapılırsa büyük bir güç oluşur. Tarihe iz bırakılır. Tarihin karanlığını dağıtan gönül erleridirler onlar.

Güç birliği. Gönül birliği, ses birliği dünyayı ayağa kaldırır. Karanlıklara korku salar. Mazlumlara, insanlara, sevgi sunar, merhamet bağışlar. Birlikteliğin soylu adımına katkı sağlanır.

Dünya Müslümanları kim ve ne olursa olsun tek ruha sahiptirler. Bu kritik zamanlarda birlikte olmak insanlık adına önemli ve büyük bir sorumluluk.

El, gönül, akıl ve ruh birlikteliği ile büyük yolculuğa çıkanlara selam olsun.