Sarı inek buzağı doğurur. Ahır, oturma odasının

altındadır. Yerden ısıtma sistemini atalarımız yıllar öncesinde bulmuşlar.

Hayvanların ahırda çıkardığı ısı alttan evi ısıtırdı.

Baba, akşam işten gelince on beş yaşındaki oğluna Oğlum,

buzağıyı getir de bir sevelim der.

Oğul, buzağıyı evin içine getirir, severler, oğul tekrar

kucağında merdivenlerden indirir ve ahıra anasının yanına bırakır. Bu olay her

gün tekrarlanır.

Oğul, on sekiz yaşına gelir, buzağı üç yaşında tosun

olur.

On sekiz yaşındaki oğul, yüz elli kiloluk tosunu

kucağında merdivenlerden çıkarmaya devam eder.

Ve o çocuk cihan pehlivanı olur.

Küçük işlere burun kıvırmayalım.

Bahar mevsiminde tabiatın rengarenk çiçeklerle yemyeşil

çayırlarla süslenmesi tek tek çiçeklerin ve çayırların birleşmesinden meydana

gelir.

Çeşmeler, ırmaklar, nehirler ve denizler damlaların

birleşmesinden meydana gelir.

Kundura kesimcisi bir dostum, aldığı ücretin bir kısmını

kiraya ve ev ihtiyaçlarına harcarken evin bir odasına üniversite öğrencisi

alır, onun bütün ihtiyaçlarını karşılar, namazına, insanlığını İslam la

korumasına dikkat eder ve onu mezun edip gönderirken Sen de bir öğrenciyi

kendi maaşınla okutacaksın der ve uğurlar.

Onlardan biri şu anda rektör yardımcısıdır.

Her dört yılda bir öğrenci yetiştirir ama şimdi onların

her birinin her dört yılda bir öğrenci bulması ve onların da bir öğrenci

bulmasıyla sayılar katlanarak yükselir.

Kundura kesimciliği yaparken yakın kunduracı komşularına

Eğer işbaşı yapmadan yarım saat önce işe gelirseniz hepinize Kur an okumasını

öğretirim der ve emekli oluncaya kadar her sabah erkenden gelenlere hem Kur an

okumasını hem de adam gibi adam nasıl olunur dersini onlara nazik davranarak

öğretir.

İşini iyi yapanları severim.

Kunduracılar onun kesimlerini çok beğenirler ve ona iş

yaptırırlar.

Kırk yıl önce Ud çalmaya karar verir.

İstanbul un en iyilerini tespit eder ve sabırla sonuna

kadar devam eder ve üstadı ona icazet verince yalnız kendine, değerli eşine ve

dostlarına çalmaya başlar

Dün, Karaman da beni buldu ve uzunca oturduk.

Sosyal Sigortalardan emekli olmuş.

Oturduğu evin yakınındaki camiye beş vakit cemaat olmuş.

İmam gelemezse namaz kıldırıveriyor.

Caminin altını müftülük, yaşlılar İçin Kur an kursu

yapmış.

Çok beğendiği Kur an-ı Kerim hocası yetişemediği yerde

bundan yardım isteyince hemen koşmuş ve Allah rızası için Kur an öğretmeye

başlamış.

Adı-sanı bilinmeyen bu isimsiz kahramanlara hayranım ben.

Asıl bu tür insanların duası alınmalı.

Hocam adresini ver duasını alalım demeyin vermem.

Neden vermediğimi 07.08.2014 Pazartesi günkü yazımda

açıklayacağım.