Tabiatta en fazla hangi renk vardır?

Bileceğinizi ümit ederim ama bulunduğunuz bölge de cevabınız da etkili olabilir.

Karadenizlinin baktığı her yer yeşil olduğundan, Konyalının gözünün gördüğü her yerin toprak olması nedeniyle cevabı ayrı olabilir ama dikkat ederseniz her yerde bulunan mavi renk dünyamızı her taraftan kuşatmıştır.

Havada mavi renk, dünyamızın dörtte üçünü meydana getiren denizler de mavi renk.

Öyle ise tabiatta en fazla olan renk, mavidir.

Rabbimiz her şeyi bizim için yarattığına göre yedi rengin milyonlarca tonları da bizim içindir.

Gözümüzün gıdasını verdiği gibi gönlümüzün de kasvetini giderir renkler.

Yeter ki biz bakarken farkında olalım.

Nefesi içimize çekerken nasıl farkında olmadan alıp verirken bazı yerlerde farkında olarak derin nefesler alarak içimizi ferahlatıyorsa, devamlı gördüğümüz renklerin de bazı anlarda farkında olarak gözlerimizden içimize çekelim.

Kehf Suresi’nde bahçeye girdiğimizde “Maşaallah” dememiz öğütlenir.

Rengârenk çiçek ve yaprakların her biri, kokuları ve renkleriyle aslında bizi hem keyiflendiriyorlar hem tedavi ediyorlar.

Hasta değilsen hastalığı önleyici tedbirler sunuyorlar.

Etraftan gelen sesler Rabbimizin tabiat sahnesinde serçelerin cikcikleri, köpeklerin havlamamaları, kedilerin miyavlamaları, koyunların melemeleri, sığırların böğürmesi, atların kişnemesi, horozların ötmesiyle sesli huzur ve tedavi sunulmaktadır.

Aynı tabiat içinde aynı renk ve seslerden huzursuzluk üretmek de mümkin.

“Kovun bu cırcır böceklerini, uzaklaştırın bu geveze serçeleri, başımı ağrıtıyorlar” diyenler de kendi hastalıklarına hastalık katabilirler.

Sevgili Peygamberimiz: “Ameller niyetlere göredir. Herkese ancak niyet ettiği vardır. Kimin hicreti Allah’a ve Resulüne ise onun hicreti Allah’a ve Resulünedir. Kimin de hicreti eline geçireceği bir dünya veya nikâh yapacağı bir kadına ise onun hicreti, hicret ettiği şeyde son bulur” buyurmuş. (Buhari Sahih, birinci hadis.).

Bu hadis-i şerifin manası geneldir. İslam hukukunun birçok maddesi bu hadise dayanır.

Evlenmede, boşanmada, alış-veriş akitlerinde, cinayetlerde kişilerin sözlerinden ziyade kastettiklerine bakılacağını anlatırken sosyal, siyasal, aile için olaylarımızı da düzenleyen hadistir.

İç duygularımızla arzularımızın yönlendirmesini sağlar.

Biz, istek ve arzularımızın güzel, faydalı, olumlu olmasına bakalım.

Gördüğümüz, duyduğumuz, tuttuğumuz, tattığımız, kokladığımız her şeyin yaratanını hatırlayalım.

Ve bütün bunların bizim için yaratıldığını bilelim.

İsraf etmeden, bizden sonrakilerin de buralarda yaşayacağını hesap ederek dünyamızı onlara tertemiz bırakmaya gayret gösterelim.