Apartmanın dış ana kapısını açtım ki bir de ne göreyim!
Sapasağlam kaldırımlar sökülmüş, ortalık toz duman, kaldırım taşı kırma
makinesi kulakları sağır edecek bir şekilde çalışıyor. Lahavle çekerek adımımı
dışarıya attım ki bir araba tozu dumana katarak haldır huldur geliyor. Araç ne
kadar yavaş gidiyor olsa da sökülmüş kaldırımların sokağa taşmış toprağından
kalkan toz sebebiyle, arkasında bir toz bulutu oluşturuyor. Kaldırım taşlarını
sökmekte olan işçilerin tozdan sadece gözleri ışıldıyor. Çalışan işçilerin
yanlarına yaklaştım; kardeşim bu sapasağlam kaldırımları niçin söküyorsunuz,
sizden kaldırım isteyen mi oldu, hem bu iş Ocak ayında yapılır mı, şimdi
havalar güneşli yarın bir yağmur yağsa ortalık çamur deryası olur, bu ne biçim
iş böyle dedim. İşçiler, her iş yerinde çalışan işçi psikolojisi ve
davranışında olduğu gibi, işçi psikolojisiyle; biz bilmiyoruz bize bu
kaldırımlar sökülecek yerine yenisi yapılacak dendi, biz de sökmeye çalışıyoruz
dediler. Biz sorumlu değiliz biz burada emir kuluyuz, işçiyiz yani dedi,
içlerinden biri. Ben de, öyle kardeşim size bir şey demiyorum zaten, bu işi bu
şekilde yapmanızı yani sapasağlam kaldırımları sökmenizi isteyenlere söylüyorum
dedim. Daha aradan bir hafta geçmemişti ki söylediklerim aynen meydana geldi
Kaldırım söküp yapma çalışmaları aşırı gürültülü bir
şekilde devam ediyor. Gece bardaktan boşanırcasına yağmur yağdı. Sabah sokağa
çıktığımda manzara tahmin ettiğim gibiydi. Gece boyunca yağan şiddetli yağmur
ortalığı çamur deryasına çevirmiş. Sokak ve caddelerin kaldırımları söküldüğü
için bütün sokak ve caddeler çamur deryası... İnsanlar yolun ortasından
gidiyor, araçlar korna çalıyor, bazı araçlar çamur sıçratıyor, bazı araçlar
yayalara çarpmamak için ani fren yapıyor yaya ile sürücü arasında ağız dalaşı
oluyor, kimi sürücü ve yaya küfürleşiyor kavgaya kadar gidiyor işin ucu Peki,
bütün bu yaşananlara; bu insanları germeye, perişan etmeye, yolda yürüyemez
hale getirmeye kim sebep oluyor Kim olacak kaldırım mühendisi yalaka belediye
başkanları!
Kardeşim artık yeter! Millet olarak bıktık usandık,
yıldık artık kaldırım sökülüp yapılmasından! Her seçim döneminde ne bu! Sağlam
kaldırımları söküp yapmak millete hizmet mi yani! Belediye başkanlarının parti
başkanlarına yalakalık yapmak için milleti canından bezdirmesi hangi hizmet
yasasında yazıyor! Milletin parasını milletin gözünü boyamak için çamura
yatırmak hangi anayasanın hangi maddesinde var! Bu yapılanlar hangi insanlığa
sığar! Yolu bozuk yerlere kaldırım yapmakla milleti kandırdığınızı mı sanıyorsunuz!
Sokağın asfaltı yok ama o sokağın kaldırımları sökülüp yapılıyor! Önce bir
yolları yapın! İstanbul da birçok ilçenin birçok mahallesinde doğru düzgün yol
yok! Doğru düzgün sokak yok! Sokakların yarısı asfalt değil ama aynı sokaklara
dönüp dönüp kaldırımlar yapılıyor! Kardeşim halka hizmet yapacaksanız ilk önce
halkın yollarını yapın! Yol yok ama kaldırım var! Bu bir komedidir; trajediden
doğan komedi! Asfaltı olmayan sokağın kaldırımı sökülüp yapılıyor! Bu hangi
mantıkla açıklanabilir! Halkı geri zekâlı mı sanıyorsunuz! Eğer halkı geri
zekâlı sanıyorsanız yanılıyorsunuz! Halk kaldırım belediyeciliğini yutmuyor
artık!
Kaç kere şahit oldum; bu kaldırımları niye söküp söküp
yapıyorsunuz, sizden kaldırım isteyen mi var, yeter artık, bıktık usandık
belediyenin kaldırım söküp yapmasından diyenlere! Halk tepki gösteriyor ama
belediye başkanları halkı umursamıyor! Ben kaldırımların sökülüp yapılmasını
artık sadece oy almak için yapılan bir iş olarak görmüyorum. Eğer oy almak için
kaldırım sökülüp yapılsa hiç değilse bu iş kış ortasında yani Ocak ayında
yapılmazdı, daha makul bir zamanda yapılırdı. Belediyelerin kaldırım söküp
yapmasını kara para aklama olarak görüyorum. Belediyeler karanlık işlerden elde
ettikleri kara paraları kaldırım yapıyor görünerek aklıyorlar. Bu iş başka bir
mantıkla açıklanamaz. Çünkü halkın sadece kaldırımlar yapıldığı için oy
verdiğini düşünmek halkı koyun yerine koymaktır ki bu da halka hakarettir. Oysa
halkımız artık eski halk değil! Sadece kaldırım için oy verecek kadar saf değil
halk! Aslında halkın saf olmadığını siyasiler de biliyor, eğer halkın sadece
kaldırım için oy vereceğini düşünseler halka para ya da yardım ayağına gıda
çuvalları dağıtmazlardı. Geçmiş seçim dönemlerinde haberlerde hep yer almıştı;
bilmem nereye bilmem kaç çuval gıda, bilmem nereye bilmem ne kadar beyaz eşya
Eee hani kaldırım yapıyordunuz! Ne oldu Kaldırım söküp yapmak işin görünen
tarafı esasında kara para aklanıyor! Belediye başkanları karanlık işlerden elde
ettikleri kara paraları kaldırım yapıyorum ayağına aklıyorlar!
Bir ülkenin şehirlerinin altyapıları tamamlanmamışsa o
ülke geri kalmış bir ülkedir. Türkiye de bütün altyapıları tamamlanmış bir tane
bile şehir yok. Bütün şehirlerin altyapısı yarım. Hani en azından göze ilaç
olsun diye örnek gösterecek, altyapısı tamamen tamamlanmış, bir şehrimiz yok.
Türkiye de kaldırımları aynı yükseklik ve genişlikte olan hangi şehir var
Hiçbir şehir yok! Kaldırımlar sapasağlamken sökülüp tekrar yapılıyor; yapılsa
ne yazar kaldırımların kimi yerleri yüksek, kimi yerleri alçak, kimi yerleri
alabildiğine genişken, kimi yerlerinden sadece bir insan bile yürüyemiyor. Bu
kaldırım söküp yapmak sıradan, pespaye bir kurnazlıktır. Kaldırım söküp
yapmanın cılkı çıktı. Her seçim döneminde kaldırımların sökülüp yapılmasından
millet bıktı! Yeter artık!
Kaldırım mühendisi deyimini biliyorsunuzdur. İşsiz güçsüz
başıboş yani sorumluluk duygusu taşımadan asalak bir şekilde caddelerde
gezenlere kaldırım mühendisi denir. İşsiz güçsüzden kasıt yapabileceği iş
olduğu halde yapmayıp işten kaytaran ya da yapabileceği iş olduğu halde gidip
çalışmayan, ekmek elden su gölden asalak bir şekilde yaşayan, serserilik yapan
demektir. Bunların yaptığı işe de kaldırım mühendisliği denmektedir. Kaldırım
mühendisliğinin eş anlamlısı züppeliktir. Sonradan görme zenginlerin serseri
çocukları tam anlamıyla kaldırım mühendisleridir. Tam anlamıyla züppedirler.
Züppelerde herhangi bir insani sorumluluk duygusu bulunmaz. Her seçim döneminde
oy için kaldırım söküp yaparlar!
Türkiye ileri demokrasiymiş hahhahhaaa