Kıbrıs…

Tarih boyunca milletimiz açısından çok büyük önemi olan bir stratejik bir ada…

Bu adanın Osmanlılar tarafından nasıl fethedildiğinin istikbalimizin teminatı gençlerimiz tarafından bilinmesi elzem!

Gençlerimizin tarihimizi çok iyi öğrenmeleri şart.

Zira, mazisini bilmeyenler atide destan yazamazlar.

Cihan Sultanı Kanuni Sultan Süleyman zamanında Devlet-i Ali Osman hudutları çok genişledi.

Ancak Doğu Akdeniz’de Kıbrıs Adası, stratejik konumu dolayısıyla Doğu Akdeniz’den geçen ticari ve askeri deniz ulaşım için büyük bir risk oluşturmakta idi.

Osmanlı Devleti, 1570 yılına gelinceye kadar özellikle Doğu Akdeniz kıyılarında ve bu bölgede seyreden ticari ve askeri gemi konvoylarının hareketlerinde, istenilen güvenliğini sağlamada zaman zaman sıkıntılar yaşadı.

Osmanlı’nın tam emniyeti açısından Ada’nın fethedilmesi jeopolitik ve stratejik bir mecburiyet haline gelmişti.

Whatsapp Image 2026 09 08 At 22.34.22 (1)

BU SEBEPLE ORMANLI SULTANI 2. SELİM, KIBRIS’IN FETHİ İÇİN HAREKETE GEÇTİ

Kanuni Sultan Süleyman’ın vefatından sonra 1566 yılında tahta çıkan 2. Selim’in saltanatında, Sadrazam Sokullu Mehmet Paşa güçlü, kabiliyetli ve akıllı bir idareci idi.

1570 yılında, Osmanlı Devleti’nin hudutları doğuda İran’a ve Basra Körfezine; kuzeyde Kırım Hanlığı ile Don ve Volga nehirlerine; batıda Adriyatik’e ve Orta Avrupa’ya; güneyde Mısır’dan Fas’a kadar uzanan, Kuzey Afrika topraklarını içine alan sınırlara dayanıyordu.

Doğu Akdeniz, Karadeniz, Kızıldeniz, Türk toprakları ortasında birer göl durumundaydı.

Türk donanması, bu denizlere egemen olmakla birlikte varlığını Batı Akdeniz’de Cebelitarık’a, Hint Denizi’nde Sumatra Adası’na kadar hükümranlığını sürdürüyordu.

Whatsapp Image 2026 09 08 At 22.34.21

OSMANLI DONANMASI HAREKETE GEÇTİ

Doğu Akdeniz’in ortasında süngü gibi duran Kıbrıs’ın fethedilmesi için 1570 Mart ayında Türk donanması hazırlandı.

Donanma, hazırlık sırasına göre, 1570 senesi Mart ve Mayıs ayları arasında üç filo halinde Ege ve Akdeniz’e doğru sefere çıktı.

Birinci filo: Murat Reis komutasında ve 25 kadırgadan müteşekkildi. Vazifesi Rodos’ta üslenerek düşmanın Kıbrıs’a yapabileceği yardımları önlemek ve Türk kıyılarına karşı muhtemel düşman saldırılarına engel olmak; özellikle düşman deniz kuvvetleri hakkında bilgi toplamaktı. Bu filo, 1570 Mart ortalarında İstanbul’dan Akdeniz’e hareket etti.

İkinci Filo: Vezir Piyale Paşa komutasında, 65 kadırga ve 30 kalyondan kurulmuştu. Vazifesi rastladığı yerde düşmana taarruz etmek; eğer düşman filosu, Girit’te bulunuyorsa bu filoyu önce abluka ve sonra taarruzla yok etmekti. Bu filo da 17 Nisan 1570’te İstanbul’dan ayrılmış ve Girit Adası’na doğru yol almıştı.

5 Haziran 1570’te Rodos Adası’nda, Türk donanmasına kısmına katıldı.

Üçüncü Filo: Kaptan-ı Derya Müezzinzade Ali Paşa komutasında idi. Kuvveti; 80 kadırga, 10 mavna, 150"den fazla karamürsel ve diğer çeşitli gemilerden oluşuyordu. Vazifesi Kıbrıs Seferi’ne ayrılmış olan kara ordusunu Kıbrıs Adası’na ulaştırmaktı.

Başkomutan Lala Mustafa Paşa, Kapıkulu birlikleri ve yakın eyalet askerleri, kuşatma ve çıkarma, araçları, top ve cephaneler, gemilere bindirilmişti.

16 Mayıs 1570’te Padişah 2. Selim’in de katıldığı büyük bir merasimle donanmamız İstanbul’dan uğurlandı.

Murat Reis Filosu, 3 Haziran 1570 tarihinde İstanköy’de; Riyale Paşa Filosu, 5 Haziran 1570 tarihinde Rodos Adası’nda donanmaya katıldılar. Bundan sonra topluca harekete geçen donanma, Finike Limanına gelerek burada toplanmış olan kara birlikleri bindirildikten ve teçhizat ve mühimmatları gemilere yüklendikten sonra 30 Haziran 1570’te Kıbrıs istikametinde harekete geçen donanmamız; 2 Temmuz 1570’te Kıbrıs'ın Limasol Limanı’na, 3 Temmuz 1570’te Tuzla Körfezi’ne vardı.

Alınan karar gereğince Fetih Ordusu; 23 Temmuz 1570 günü Larnaka’dan Lefkoşa’ya doğru yürüyüşe geçmiş; 27 Temmuz’da Lefkoşa önüne varmıştı.

500 kişilik bir süvari birliği de Lefkoşa - Magosa arasındaki irtibatı kesmek için vazifelendirilmişti.

KIBRIS; VENEDİKLİLERİN HAKİMİYETİNDE İDİ, FETHEDİLDİ!

Kıbrıs; Venediklilerin hakimiyetinde idi. Venedikliler, kuşatma öncesinde Lefkoşa çevresindeki su kuyularını zehirlemişler; bütün ağaçları ve ekin tarlalarını yakmışlardı. Türklerin bir an önce gelmesini isteyen yerli halkın yardımı ile yeni kuyular açılması suretiyle su ikmaline çare bulundu.

Büyük bir muhasara ve mücadele neticesinde Lefkoşa, 9 Eylül 1570 tarihinde fethedildi.

Lala Mustafa Paşa’nın ifadesiyle:

* “Lefkoşa Kalesi, 9 Ey­lül 1570 günü Allah’ın lütuf ve yardımıyla sabah namazından iki saat sonra fetholundu.”

Şehre giren Türk birlikleri, Venediklilerin son direnme yuvalarını da yok ettiler.

20.000 Venedikli ölü, 1.000 kadar Venedikli esir düşmüştü.

Lefkoşa Muharebelerinde çok sayıda askerimiz şehit düştü.

Lala Mustafa Paşa, Lefkoşa’nın fethedildiği gün Avlonya Sancak Beyi Muzaffer Paşa’yı Kıbrıs Beylerbeyliğine tayin etti.

15 Eylül 1570 günü büyük bir merasimle şehre giren Başkomutan Lala Mustafa Paşa, Ayasofya Kilisesinden tahvil edilen Selimiye Camiinde cuma namazını kıldı.

Girne ve Baf Kaleleri, Türk Başkomutanı’nın “teslim olun” teklifini kabul etti.

Lefkoşa, Girne ve Baf Kalelerinden sonra Magosa’nın da fethedilmesi için pek çok taarruz yapıldı.

Magosa Kalesi’ne; 1 Ağustos 1571 Çarşamba sabahı çok şiddetli Türk taarruzu başlatıldı.

Bu taarruzda ellerinde gürzleri olduğu halde komutanların da taarruza katıldıkları görülüyordu. Bu sahne bütün askerleri daha da şevke getirmişti. Bu hücumla Magosa da fethedildi.

Kaleye şanlı Türk Bayrağı çekildi.

Böylece 23 Temmuz 1570 tarihinde Lefkoşa’ya doğru fetih yürüyüşüyle başlayan zafer, 1 Ağustos 1571 tarihinde Magosa’nın da fethiyle Kıbrıs tamamen Osmanlı Devleti’nin hakimiyetine geçti…

Kaynak: Haber Merkezi