Ev ailenin kalbidir, çocukların gözlerindeki mutluluk

evin duvarlarına bulaşır ve her zerrede ailenin haleti ruhiyesini

görebilirsiniz. Ailenin huzuru evi donuk bir duvar olmaktan kurtarmış ve

canlılık katmıştır. Eşinden ayrılan bir bey, karım ve çocuklarım evden

ayrılalı beri ev gözüme kuru bir beton yığını olarak görünüyor. Meğer her şey

onlar varken anlamlıymış diye ifade etmişti. Hayalimizdeki ev ise büyük anne

büyük babanın da yer aldığı genişçe bir yelpazeye açılıyor. Evimizin baş

köşesinde büyük baba ve büyük anne vardır. Büyük anne geçmişi bir kitap gibi

sürekli tekrar eder ve nasihatleri ile aile içindeki ağırlığını korur.

Büyükannenin nasihatleri ile alay eden torunlar dışarıya çıktıklarında benzer

şeyleri birebir yaşar ve babaannem haklıymış demekten kendilerini alamazlar.

Çünkü büyük anne tecrübeleri ile konuşmaktadır.

Evin en nadide köşesinde ise baba vardır. Çocuklar her

akşam babayı kapı çalışından tanır ve hep beraber kapıya doğru koşarlar. Baba

elindeki çantasını yere koyar ve çocukları ile birlikte odaya geçer. Baba

geldiğinde herkesin neşesi yerine gelmiştir, ailenin fertleri kendileri güvende

hissederler. Baba onları koruyan ve kollayan biri, yani evin erkeğidir. Baba

gelinceye kadar yemekleri yetiştirmeye çalışan anneyi bir telaş sarar ve hemen

sofra kurulur. Anne aileyi bir araya toplar ve yemekler hazırdır. Masanın baş

tarafında dede ve nine vardır. Önce onların tabağı alınır ve onlara hürmet edilir.

Çocuklar, büyüklere hürmeti sofrada öğrenirler. Sonra yemeğe besleme ile başlar

ve besmelenin önemini kavrarlar. Sofra sadece aile fertlerinin karınlarını

doyurdukları bir ortam değildir, aynı zamanda çocukların temel eğitimine katkı

sağlayan bir kültürdür.

Sofrada sohbetler yapılır, gün içinde yaşananlar

paylaşılır ve sofrada geçirilen vakitler çocuklar için en kıymetli vakitlerdir.

Yemekten sonra baba dua eder, çocuklar duaya katılır ve Allah a şükrederler.

Sofra toplanır, baba odasına geçer ve gündelik işlerinin programını çizer.

Çocuklar etrafına toplanır ve babayla konuşmaya devam ederler. Büyük anne ve

büyük baba ise namazı torunları ile birlikte kılar ve onlara namaz sürelerini

ezberletirler. Baba günlük programını hazırladıktan sonra çocukları ile sohbet

eder onlara okulda ya da dışarıda neler yaptıklarını sorar, eşine yardımcı olur

ve sofrada devam eden sohbet çaylar eşliğinde yeniden başlar. Çayın ardından

çocuklar ödevlerini yaparlar, ailenin fertleri yatsı namazını birlikte kılar ve

erken saatte yatarlar. Evde televizyon yoktur, internet ise sadece ihtiyaç

dahilinde kullanılmaktadır. Anne babanın çocuklarına ayıracak vakitleri vardır.

Çünkü hayalimizdeki evde vakti çalacak hırsızlara fırsat verilmemiştir.