Birkaç gün önce, bir gencimiz çocuğuna okul kıyafeti alamadığı nedeniyle intihar etmiş...   “Bana ne?” deyip, geçebilir miyiz? Sorumluyuz. Çünkü insanız hem de Müslüman’ız... Muhtaç gizlenecek, zengin arayacak, yardımcı olacak.

Savaşlar, çatışmalar, bölünmeler, göçler, hayat pahalılığı, işsizlikler, boşanmalar... Her alanda büyük sorunlarla yüz yüzeyiz. Aslında hayatın hiçbir alanı birbirinden bağımsız değil. Ahlak, hukuk, siyaset, iktisatla ilgili sorunlar... Ve doğal olarak arayışlar, tartışmalar... Çözüm/ilaç/çıkış/çare arayışları içinde debelenip, çekişiyorken, nerdeyse on beş yüzyıllık “ilahi mesaj” bize/herkese/tüm zamanlara (dün, bugün, yarın, her zaman) tüm aydınlığı canlılığı ve eskimeyen yeniliğiyle hitapla: “Nereye gidiyorsunuz?” (Tekvir, 26). “Bu İslam benim yolum. Başka yollara ayrılmayın, sapmayın...” (En’am,153). Ve benzeri uyarılarını yaparak, “Bize hayat veren Kitabına ve Resulüne icabete” (Enfal, 24) çağırıyor ki, batıl dinlerin/düzenlerin/ideolojilerin/tağutların tuzağına/çıkmazlarına düşmeyelim, sapmayalım... Onları reddederek kendi dosdoğru yolunu/İslam’ı seçelim. Dünya ve ahiret mutluluğuna ulaşabilelim... Tüm din/hukuk/şeriatler beş önemli değerin(din, can, akıl, nesil, mal) korunmasını amaçlar: İslami hükümlerin amacı kulların dünya ve ahiret yararlarının sağlanması, fesadın zararın önlenmesi, yararların sağlanması, hakların verilmesi/korunması, adaletin ikamesidir. Tüm beşeri din/ideolojiler çözüm yerine sorun ürettiler. İslam sorunların nedenlerini ve çözümleri gösterir. İslam hayatın tüm yönlerini kapsayan, kuşatan bir din/düzendir ki, hiçbir şey hükümlerinin dışında değildir. O, ekmel nizamdır, nimettir. Biz bu makalemizde ekmel nizamın iktisadi/ekonomik/ticari yönüyle ilgili mikropları/zehirleri /sorunları/haramları ile çözümle çare/ilaçlarla ilgili hayati birçok ilke ve hükümleri içeren ayeti kerimelere, ilgili hadis-i şeriflere ve kelamı kibara yer vermek istiyoruz. Bu, vahiylerin ışığıyla “okuma” tahlil, teşhis, tedavi iddiası, ispatı demektir. Ticari/iktisadi/ ekonomik sorunlar/zehirler/mikroplar/ hastalıklar/haramlar  (faiz, her türlü haram kazanç, israf, yolsuzluk, rüşvet vb.)ile çözümler/tedbirler/ çareler/ilaçlardan (infak, zekât, sadaka, nafaka, isar) birkaçına değinmek istiyoruz.

Ekonomist değiliz. Ama faizin, rüşvetin, israfın, yolsuzluğun, her türlü haksız kazancın var olduğu bir toplumda ekonomi sağlıklı değildir. Yine infakın, zekâtın, sadakanın ve nafakanın, hatta isarın var olduğu bir toplum düzeni ne kadar sağlam ve sağlıklıdır. İşte bu temel iktisadi kavramlarla ilgili ayeti kerimelerde:

Malın fitne/imtihan sebebi olduğu (Enfal, 28; Tegabun, 15), malın dünya hayatının süsü olduğu (Kehf,46), zenginliğin üstünlük nedeni olmadığı (En’am,52-53), malın/servetin zenginler arasında dolaşması gerektiği (Haşr,7), malı, parayı biriktirmenin sorumluluğu (Al-i İmran, 49; Tevbe, 34; Hümeze, 1-4), Karun’un mal sevgisinin hazin sonu (Kasas,76-84); Ankebut, 39), çalışana hakkının verilmesi gereği (Nahl,71), Cuma saatinde çalışmanın haramlığı (Cuma,9-10), borcun/sözleşmelerin yazılması gereği (Bakara, 282-283), borçlunun sözünde durması gerektiği (Bakara, 280) borçlunun borcunu bağışlaması (Bakara, 280) borçluya zekat verilmesi (Nisa,60), ölçü ve tartıyı doğru tutmayı (En’am,152; İsra, 35; Şuara, 181-182) doğru terazi kullanmayı (İsra, 35; Rahman, 7-9), ölçü ve tartıda adaletli olmayı (Hud,85) ölçü ve tartıyı eksik tutanları (Mutaffiifin,1-7) faizin haramlığı (Bakara,275-278;Al-i İmran,130), faize alışveriş demeyi (Bakara, 275) faiz yiyenleri (Bakara, 275-279; Nisa, 160-161), israftan sakınmayı (En’am, 141, Araf, 31), müminlerin israf etmeyeceğini (Furkan,67), Allah müsrifleri sevmediği (En’am,141, Araf, 31), Allah yolunda harcamayı, infak etmeyi (Bakara, 3, 195, 245; Enfal, 3; Rad, 22), harcamada ölçü (Furkan, 67; Muhammed, 35-38) kafirlerin, mallarını Allah yolundan çevirmek için harcadıkları (Enfal, 36), zekatın fakirin hakkı olduğu (Zariyat, 19; Mearic, 24-25), zekat vermeyenler (Nisa, 77; Tevbe, 5, 11, 67; Maun, 7), zekatın bereketi getireceği (Rum, 39) zikredilir.

Konuyla ilgili hadis-i şerifler: “Bizi aldatan bizden değildir.” “Nafaka temini için helalinden çalışmak farzdır, cihattır.” “Rızkın onda dokuzu ticarettedir.” “Dürüst tüccar peygamberler, sıddıklar ve şehitlerle beraberdir.” “Çalışana hakkını alnının teri korumadan veriniz”. “Rızkın hayırlısı yeteri kadar olanıdır.” “Her ümmetin bir fitnesi vardır. Benim ümmetiminki ise dünya malıdır.” “Dünya muhabbeti hataların başıdır.” “Bir zengine sadece zenginliğinden dolayı tazim (saygı) de bulunanın dininin üçte biri gider.” “Allah, Müslümanların zenginlerine malları hakkında fakirlere yeterli gelecek miktada (zekât hakkı) farz kıldı. Fakirler aç ve çıplak kalıyorlarsa mutlaka zenginlerin bu farzı yerine getirmediğinden dara düşmektedirler. Onlara kıyamette çok şiddetli muhasebe ve azap vardır.” İbni Mesud (r.a): “Zekât vermeyenin namazı da yoktur. Zekât vermeyen (doğru bir) Müslüman değildir, lanetlenmiştir.” “Allah, işini güzel yapanı sever.” “Faiz zinadan eşeddir”.”Ahir zamanda mümin, dinini/iffetini mal ile koruyacak.” “Haram maldan sadakada sevap yoktur.” “Borç, sadakadan efdaldir.””Haram yiyenin ne farzı, ne de nafilesi kabul olunmaz.” “Helal rızık aramak farzdan sonra farzdır.””Ey Said! Yiyeceğini helal yap ki, duan kabul olunsun.” “Lokman helal olsun ki,salih amel hasıl olabilsin.” “Bir kavim ölçüyü tartıyı eksik ederlerse, Allah onlara açlığı/geçim darlığı musallat eder.” “Bir kavimde kamu malını çalma zuhur ederse, kalplerine düşman korkusu atılır. Zina yayılırsa hastalıklar, ölümler çoğalır. Ölçü ve tartıda hile artarsa rızık ve bereket kesilir.Allah’ın hükümleri yerine kendi görüşleriyle hükmederlerse öldürmeler çoğalır.Ahdini bozarsa,düşmanlarını musallat kılar.” (Muvatta, 286)