Evine gittiği kadınlara Yasin Süresi ve Tefsiri kitabı

hediye eden kadın, aslında çok büyük hizmet ediyor.

Her sabah evinden çıkıp tren istasyonuna gidip üç saat

ilerideki şehre kara trenden bilet alıp binen, kondüktörden başlayarak son

vagona kadar herkese İmanın altı şartıyla İslam ın beş şartını anlatan öğretmen

emeklisinin bir de dönüş treninde anlatarak günde altı saat ibadet mesaisi

yapması küçümsenecek bir cihat değildir.

Mahalle lokantalarının artıklarını gece geç vakitte

toplayıp mahallenin fakirlerine götüren adam aslında mahallenin kahramanıdır.

Hiç para ve zaman harcamadan yapabileceğiniz bir ibadet

şeklini tarif edeyim:

Evinizden çıkarken geride kalanlar Allaha ısmarladık

derken yüzlerine gülünüz. Besmeleyle evden çıktığınızda her nereye gidiyorsanız, karşılaştığınız her kim olursa

olsun ona selam veriniz.

Selam vermeden önce yüz hatlarınızı gülümsemeyle açınız.

Karşınızdaki kişi ister tanıdığınız olsun ister olmasın

siz yüz hatlarınızı ona açtığınız için o da açar ve göndereceğiniz selamın yolu

açılmış olur.

Şimdi selam veriniz.

Duyduğunuz ve gördüğünüz her olayın hayırlara vesile

olacağı inancını taşıdığınız gibi etrafınıza da hayırlı olacağını anlatınız.

Sevgili Peygamberimiz Tefeül vardır, teşeüm yoktur

buyurmuş.

Yani her olayı hayra yormak vardır, şom ağızlı olup

kötüye yormak yoktur.

Milli Nizam Partisi kapatıldığında şom ağızlı

kardeşlerimiz Buraya kadarmış deyip gemiyi terk ettiler.

Bunda da bir hayır vardır deyip yoluna devam edenler nice

hayırlarla karşılaştılar.

28 Şubat döneminde sakalını kazıtmadığı için görevine son

verilen ve aybaşında ekmek parası, ev kirası bulamayan Zülfikar, şimdi emekli,

kendi evinde oturur, arabasına da biner ve hayırlı hizmetlerde koşturur.

İslam âleminde hoşa gitmeyen olayları göz önüne alarak

binlerce hayırlı gelişmeleri kapatanlardan olmayın.

Hep tekrarladığım bir şey vardır, kendi köy veya

mahallenizi esas alın ve yıllar önceki hali mi daha iyi şimdiki hali mi daha

iyi ona bakın.

Benim köyümde elli yıl önce iki kişi namaz

kıldırabilirdi.

Şimdi en azında elli kişi köye geldiğinde namaz

kıldırabilecek durumdadır.

Hâkimi, mühendisi, imam-hatip mezunu.

Onun üzerinde ilahiyat mezunu var.

Yani iyileri görmeye ve sayılarını çoğaltmaya çalışalım

vesselam.