Konya’dan notlara devam…
Konya’ya damgasını vuran bir eğitim kurumundan söz etmek istiyorum; Gençlik Eğitim Kurumları…
Yönetim Kurulu Üyesi Fatih Şen ve yöneticilerden Emre Yaldız’la sohbet etme imkanı buldum...
Ana sınıfından başlayarak üniversiteye kadar tüm eğitim kademelerinde hizmet veren Konya’nın yüz akı bir kurum…
Benim dikkatimi çeken, “parayı ve maddiyatı” arka planda tutmaları…
“Yerli milli ve yerli değerlerimizi, öz benliğimizi, ahlak ve maneviyatı” önceleyen bir kurum…
Fatih bey, kurumun “değerleri”ni şöyle aktardı;
* Bilgiyi yapılandırarak hayata aktarabilmek.
* Adını aldığı “Gençlik”le geleceğe yön verebilmek.
* Bilimsel gelişmeleri ve teknolojik yenilikleri yakından takip etmek.
* Yaşadığı dünyayı miras değil emanet olarak algılayan çevre bilincine sahip olmak.
* Paydaşlarının memnuniyetini önemsemek.
* Milli ve manevi değerlere bağlı kalarak, gelişime ve değişime açık olmak.
Peki ya “İlkeleri”? Konya Gençlik Eğitim Kurumları neleri dikkate alıyor, eğitim sürecinde?
* Samimiyet, ahlaki yön, karakter eğitimi ve başarı odaklılık, kalite anlayışından taviz vermeyen, değişik kültürler içinde kültürel değerlerini koruyabilen, mesleğini her ortamda başarıyla temsil edebilen, okuyan, okuduklarını anlayan ve sorgulayan nesiller yetiştirmek…
Fatih bey, Gençlik Eğitim Kurumları’nın “misyonu”nu da tek cümleyle özetledi; “Kurumumuz anasınıfından 12. sınıfa kadar bir bütünlük içinde bireysel farklılıklar gözeten, eğitimi ile yüksek ahlaki ve akademik standartlara sahip yenilikçi, sürekli araştırıp yaparak öğrenen, tarihsel köklerine bağlı, toplumunun kültürüyle diğer toplumların kültürleri arasındaki bilince sahip, en az bir yabancı dil bilen vatandaşlar yetiştirmek.”
***
Son bir not daha; Gençlik Eğitim Kurumları, ana sınıfından üniversiteye kadar hizmet veriyor dedim ya hani! Müjdesini vereyim, “üniversite” de yolda…
Fatih Şen’in anlattıklarından benim anladığım, Gençlik Eğitim Kurumları’nın üniversitesi de, çok yakın bir gelecekte eğitim faaliyetine başlayacak. Daha ne olsun! Hadi hayırlısı…
KONYA’DAN KISA NOTLAR…
* Ahmet Yalçın... Konya’da etkili yayınlar yapan 42 Kanal TV’nin Yönetim Kurulu Başkanı, işadamı. Muhammed Turan Hoca, her hafta kanalda canlı program yapıyor. Ahmet Bey, “Akşam Muhammed Turan Hocayla çorba içeceğiz, bekleriz…” deyince gittik. Ahmet Yalçın, dobra bir adam. Lafı kıyısından köşesinden değil, ortasından konuşuyor. Hoş bir sohbet oldu.
* Abdullah Aydemir… Mevlana Caddesi’nin en bilinen yerinde, Mevlana Müzesi’ne çok yakın bir konumda bulunan Osmanlı Gümüş’ün sahibi. Asıl mesleği mobilyacılık ama 1985’ten bu yana burada. Hac’dan yeni gelmiş… İstanbul’da bulunduğu yıllarda Timurtaş hocanın vaazından sonra tamamen değişmiş, “Allah Timurtaş Hoca’dan ve Erbakan hocamızdan razı olsun” diyor. Heyecanlı ve tatlı dilli. Tanıştığından bu yana abonesi ve de meftunu olduğu Milli Gazete ile tanışma öyküsünü herkesin dinlemesi lazım... Ahmet Aka ile birlikte bilumum gümüş malzemeleri satıyor…
* 15 Temmuz hain ve işgalci darbe kalkışması birçok kişinin kimyasını bozdu… Bir Konyalı esnafın şu cümlesi bana çok ilginç geldi; “Ne olur, ne olmaz diye hiçbir derneğe, STK’ya üye olmak istemiyorum… Taşın nereden geleceği belli değil…” 15 Temmuz tam anlamıyla bir travmaydı, doğru. Ama bunu artık günlük yaşantımızı etkiler konumdan çıkarmamız lazım… Haksız mıyım?
* Yapıbims’in patronu, adaşım Adnan Yeşilyurt genç bir işadamı. Tırnakları ile kazıya kazıya belli bir noktaya gelenlerden. Bunu fiili olarak da gördük; çayını içmeye gittiğimizde kum dağlarının üzerinde bulduk kendisini, işçileri ile birlikte çalışıyordu… Hadi kolay gele…
* Avrupa İslam Toplumu Milli Görüş Kuruluşu olan Hennes Genel Müdürü Cengiz Dağdeviren bir hayli dertli. Cengiz Bey, 20 yıl İsveç’te kaldı... Suudilerin son olarak icat ettikleri “ayak bastıparası”na tepkili. Biliyorsunuz, Suudi Arabistan hükümeti, birden fazla Umre ziyaretinde bulunan Müslümanlardan ziyaretleri için 540 Dolar ek para istemeye karar verdi. Neresinden bakarsanız bakın ağır bir karar. Cengiz Bey, uzun uzun anlattı; Hennes, yakın zamanda Diyanet İşleri Başkanlığı
başta olmak üzere devlet kurumları ile bir dizi temas gerçekleştirecek.
* Tam Konya’dan ayrılacaktım ki, biri kulağıma eğilerek, “Konya’nın büyük bir ilçesinin temizlik işleri ihalesini, bir HDP milletvekilinin şirketi aldı. Haberin var mı?” demez mi! Doğru mu gerçekten? Bunu bana söyleyene ilk tepkim, “Yok daha neler!” oldu.
* Ve Yasir Aydoğdu... Eskişehir Anadolu Üniversitesi İlahiyat Fakültesine devam ediyor. Konya ziyaretlerimizde Recep Turan’la beraber hep yanımızdaydı. 4 gün boyunca direksiyon salladı. Teşekkür ediyorum…
BİZDE NE ZAMAN UYGULANACAK, PEKİ?
* BİZDEKİ alışveriş merkezlerinde (AVM) çalışanların zor durumlarını, bayram ve tatil günleri dahil mesai yaptıklarını anlatan bir okur mektubuna yer vermiştim…
Almanya’dan Safiye Gül, bu ülkedeki uygulamayı anlattı. Okuyalım mı;
“Esselamüaleyküm!
Köşenizde bir AVM çalışanı kardeşimizin haklı tatil talebiyle ilgili bilgilendirme yapmak istiyorum (Almanya da yaşayan biri olarak.)
* Tüm market ve alışveriş yerleri sabah 08:00’de açılır. Akşam 20:00’de kapanır. Kanunla belirlenmiş bu saatlerin bir saniye (bakın dakika bile demiyorum) öncesinde buralara giremezsiniz.
* Bunun haricinde bazı AVM’ler yine devlet tarafından sabah 09:00 veya 10:00 ile akşam saat 21:00’a kadar izinlidir.
* Tüm dini veya milli tatillerde, resmi olarak belirlenmiş günler içinde bazen 2,5 güne kadar, benzin istasyonu, hastane ve nöbetçi eczaneler bir de ufak turistik esnaf lokantaları hariç her yer kapalıdır. Bankalar dâhil. Her yıl çıkarılan takvimlerde bunlar belirlidir ve vatandaşlar ona göre tedbirini alır.
* Hafta içi kapalı saatlerde daireler kendi bünyesinde iş tamamlama mesaisi yaparlar. Yine salı ve perşembe günleri uzun mesai olur. Vatandaşa saat 08:00-18:00 arası aralıksız hizmet verilir.
* Her ayın ilk pazar günü bazı AVM’lerin içindeki bazı büyük mağazalar önceden belirterek ilan ve duyurularla açık olurlar. Ve bunların bir kısmı da sadece ürünlerini gösterime sunar, satış yapmaz. Pazar günleri tüm yıl hiçbir alışveriş yerini AVM’ yi bırakın en ufak esnaf bile açık olmaz. Selam ve dua ile...
***
Safiye Gül’e teşekkürler, bu bilgiler için…
İnsanın şunu diyesi geliyor; peki, ya bizde!
BUNLARI BİLİYOR MUSUNUZ?
* Osmanlı’nın Filistin arşivlerinin yeniden açılması projesini anlatan Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar (YTB) Başkanı Doç. Dr. Kudret Bülbül’ün, İsrail-Filistin meselesinde Filistin halkının elinin bu çalışma ile güçleneceğini ifade ettiğini, “Filistin’in, Kudüs’ün tapusunu adeta yeniden veriyoruz. Filistin halkının uluslararası mahkemelerde verdiği mücadele bu sayede belgelere dayanmış olacak” dediğini, biliyor musunuz?