01/03/2003 tarihinde Amerikan ordusunun bizim ülkeden geçerek Iraklı Müslümanları öldürsün ve sonra da bu ülkede bekçilik yapsın anlamına gelen 1 Mart Tezkeresi nin Meclis ten geçmesi için Amerika dan 200 milyon dolar para alındığı o günlerde gazetelerde yazılıp çizilmişti.

Hatta parayı aldığı iddia edilen bazı isimler internet sitelerinde dolaşıp durmuştu.

İnsanın inanası gelmiyor ama aynı adamların hep Müslüman karşıtı yerlerde durması da tesadüf değil herhalde.

1915 yılında bir tehcir olayı olmuş. Durup dururken olmadı herhalde. Altı yüz yıl Osmanlının himayesinde yaşayan bu insanlar Rus ordularını görünce altı yüz yıllık iyiliği unutup silaha sarılmaları ve kendine ekmek veren Müslümanları öldürmeleri tehciri oluşturmuş.

İki taraftan da ölenler olmuş. Doksan yıl sonra aydınlarımız ağıt yakmaya başlamışlar.

Aynı meydanda binlerce Müslüman Türk ile Hıristiyan Ermeni cenazesi üst üste dururken bazı aydınlarımızın yalnız Ermeni cenazesine ağıt yakmak için bir araya gelmesine anlam vermek zor.

Doksan yıl öncesine ağıt toplantıları yakan bu aydınlarımız gözlerinin önünde Irak ta soykırım yapan Amerikalıya ses çıkartmıyor.

Öldürülen babasının cenazesinde televizyondaki dramatik sahnelere bakıp da ağlayan kadın gibi ağıt yakıyorlar.

Bir tarafta Ermeni cenazesine ağıt yakılırken aynı hafta ve aynı günde bir Türk kızının Yunanlı biriyle evlenmesi, bir Türk kızının da bir Ermeni ile evlenmesi, televizyonda aynı gün Yunanlıyla evlenen Türk kızının dizi filminin oynaması, Hatay da dinlerarası diyalog yapılırken, Filistin de 23 Müslümanın öldürülmesi, 98 Müslümanın yaralanması, Irak ta aynı gün Müslümanların öldürülmesi, hükümetin AB ye girebilmek için Kıbrıs ı Rumlara hediye etme aşamasında olması da tesadüf mü acaba

İran ın kisrası Nuşirevan, av sırasında köylüden tuzu parayla aldığını yazan Şeyh Sadi Şirazi, bunun gerekçesi olarak; "padişah bir yumurtayı parasız alırsa ordusundakiler köylünün tavuğuna şiş geçirir" der.

Başbakan, bin dört yüz yıldır Müslüman öldürme seferleri düzenleyen ve dün, bugün ve yarın da Müslüman öldürmeye çalışanları sevdirmeye çalışırsa onların merkezlerinin açılışını elleriyle yaparsa aydınlarımız da tabii olarak Müslüman cenazesine değil Ermeni cenazesine ağıt yakacaktır.

Doğuda lisesini ve üniversitesini bitiren dağa çıkıyor. Dinden uzak hayat yaşayanlarımız Ermeni gelin olarak gidiyor. Bir taraftan da toprak gitmesi için çalışma yapanlar var.

Hepsinin ortak özelliği var o da dine yan bakmaları.

Hükümet de onlara uyuyor ve çocuk yaştakilere Kur an öğretmeyi yasakladığı gibi kanunsuz Kur an kursu açmayı cezalandırarak iki kişinin bir birinden Kur an öğrenmesini engelleyerek bütün bu fesat yuvalarına sinek üretiveriyor.

Değerli hocalarımızdan birinin gayretleriyle köprü altından kurtulan bir Roman delikanlısı, işsiz güçsüz olduğunu söyleyince o değerli hocamız onu yanına alır ve şoförlük teklif eder.

Hoca efendi, konferansları için İstanbul dışına çıktığında onun şoförlüğünü yapmaya başlar. Birkaç ay devam edince hocanın konuştuklarını dinleye dinleye ezberler.

Neredeyse hocayı tanımayan toplantılarda hocanın yerine konuşacak hale gelir.

Konferans için gittikleri il ve ilçelerde bu Roman delikanlısı, hocasından izin alarak bir ara kaybolur. Sonradan öğrenildiğine göre doğru Emniyet amirliğine veya Emniyet Müdürlüğü ne gidermiş, Amir veya Müdür beyi bulur ona kendisini tanıtır, suç kaydına bakmasını istermiş.

Müdür bey, onun suç dosyasının kabarık olduğunu söylediğinde "İyi dikkat edersen o suçlar, iki yıl öncesine ait, iki yıldır bir tek suçum yok. Çünkü ben İslâm ı öğrenmeye ve yaşamaya başladım" der.

 Bugün bir polis karakoluna gidiniz ve yetkiliden sorunuz aylar içinden en az hangi ayda olay azalır. Günler içinden hangisinde olaylar en aza iner.

Ben sordum. Cevap, aylar içinden Ramazan ayı, günler içinden Cuma günü en az polisiye olayın gerçekleştiği ay ve günlerdir.

En fazla suç işlenen günler ise Cumartesi ve Pazar günleri imiş. Batıya en uygun işler yaptığımız günler.

Ekim ayının beşi Ramazan ayının birinci günü. O güne kadar bir insanımızı oruca hazırlayalım. Geçen sene tutmadığını bildiğimiz birini veya gücümüz yettiğince bir kaçını ikna edip oruç tutmasını sağlayalım. O oruç tuttuğu müddetçe onun sevabından hiç eksiltilmeden size de aynı sevap verileceğini Kur an ayeti (Nisa 85) ve efendimizin sünneti bildirmektedir.

Haydi, tenkit yerine teklif getirelim ve işimizi yapalım.