TÜPRAŞtan sonra  Erdemirin satışı gündemde. Aslında Erdemir ve Seydişehir Alüminyum olayı son birkaç yıldır gündemde ve biz de Millî Gazete olarak konunun yakından takipçisiyiz. Özellikle Ekonomi Muhabirimiz Sadeddin İnan Seydişehir Alüminyum ve Erdemirin yazılması ve topluma duyurulması gereken nesi varsa haberleriyle aktarmaya çalıştı. Bu aktarış içinde zaman zaman insana, "Bu da olur mu " diye sorduran olaylarla da karşılaştık. Seydişehir Alüminyum tesislerinin satılması ile tartışmalar da sona erdi. Devir-teslim töreni öncesi yaşanan gerginliğin arkasında Seydişehir unutulmaya terkedildi. Sanıyorum bu unutulmaya terkedilişte alıcıların yerli olşunun önemli rolü oldu.

Bu arada son teklifin bugün verileceği Erdemirin satışından söz edildiğinde İsdemirin de bu satışa dahil olduğunu, İskenderun limanının da Erdemir ile birlikte satılacağını, bunun ise doğru olmadığını, bazı tesislerin satışı konusunda daha hassas davranılması gerektiğini hep vurgulamaya çalıştık.

Bu arada, Erdemir işcisinin bağlı bulunduğu sendika, Ereğli Belediyesi ve halkın büyük bir bölümü bu satışın yapılmaması için yoğun bir çabanın içindeler. Özellikle Başbakan Erdoğan ile AKP iktidarının neyi sattığını bilmediği bile ileri sürüldü. Bize göre ise AKPlilerin neyi sattığını bilmediğini düşünmek yanlış. Tüm yaptıklarını bilerek ve isteyerek yapıyorlar. IMFnin isteklerini yerine getirilmesi şart olarak telakki eden bir yönetim tarzının sonucu ortaya çıkan bir durum söz konusu. Gerçekten söz gelimi Erdemiri satarken neyi, ya da neleri sattığını bilmeyen bir iktidar söz konusu olsa bunca yayından sonra işin farkına varması gerekmez mi

Gerçekten Tayyip Erdoğan Erdemir le birlikte neyi sattığını bilmiyorsa son olarak bir kez daha hatırlatmakta yarar vardır. İşte Ereğli Belediye Başkanı Halil Posbıyıkın ağzından Erdemir ile birlikte nelerin satıldığı:

"Erdemir derken, ne liman kalıyor ne maden! Duyuyor musunuz

Karadenizin en büyük limanı da, İsdemirden ötürü İskerderun Limanı da demir-çelik tesislerinin yanında gidiyor.

Koskaca Sivas Divriği madenleri de  Erdemirin.. Türkiyenin demir cevherinin yüzde 50si burada. Erdemiri satarken, Türkiyenin demir cevherini de eşantiyor diye veriyorsunuz."

Kısacası devletin sahibi olduğu demir çelik tesisleri limanlarıyla birlikte satılacak.. İktidar ise "Ne var bunda Aslanlar gibi satarız" mantığıyla hareket ediyor. Devletin elinde ne varsa satmakla övünüyor... Mirasyedi bir evladın babadan kalan mallarını satıp yemesinin övünülecek bir yanı olabilir mi Marifet, var olan varlıklara, çalışıp çabalayarak yenilerini mi eklemektir, yoksa devralınanları satmak mı Bugün işbaşındaki iktidar satmakla övünüyor ve sanıyorum ülkemizin talihsizliği de burada ortaya çıkıyor.

Burada  karşımıza IMF programları çıkıyor. IMFTürkiyeye verdiği üç-beş dolar karşılığı devletin tüm varlıklarını yabancı sermayeye açan programı Türkiyeye dikte ettirmiş, iş bu noktaya geldikten sonra bir kaç yabancı işadamı ne bulursa satın almaya başlamıştır. Bazen ticari gayelerle alışlar yapılırken bazen de ideolojik bazı düşüncelerle ihalelelere girilmektedir. Star Grubuna ait radyoların satışında olduğu gibi.

Bu işin sonunun iyi olmadığı görülüyor. Sadece bize göre böyle değil. Artık ülkemizde toplumun önemli bir kesimi AKPden ümidini kesmiş, desteğini azaltmaya başlamıştır. Bunu Anadoluya çıkıp halkın içine giren AKPliler de bizim kadar görebilirler. Çünkü, son seçimlerde AKP yeoy vermiş olan pek çok insan bugün verdiği oydan dolayı pişmanlık duymaktadır. Bütün mesele millete altenatif sunabilmektedir. Ancak, yine tiyatro oyunu sahneler gibi sahte kahramanlar meydana sürülecek olur ve millet de bu sahte kahramanları gerçek sanırsa işte o zaman geleceğe karşı daha da kötümser olunabilir.