Bismillâhirrahmânirrahîm!
- Vefatının 25. Yıl dönümü anısına!.. Uyan insanlık, bir Adnan Demirtürk geçti bu dünyadan!-
MİLLÎ Gençlik Vakfı’nın efsane genel başkanı muhterem Adnan Demirtürk’ün vefatının üzerinden tam çeyrek asır geçti. O, tefekkürü zengin, çok okuyan, hazırcevap ve derinlikli bir insandı. Gençlerle iletişimi yüksek, insan canlısı, güler yüzlü, muhabbet ehli, devamlı gelişmeye açık bir başkandı. Tanıdığı birine tâ uzaktan kollarını açarak kucaklayışını unutmam mümkün değil!
Trabzon’un Vakfıkebir ilçesinde yetişti. Babası çocukken öldüğü için, daha çok annesi Yeter Hanım’ın elinde büyüdü. Ortaokul ve ticaret lisesinde öğrenciyken derslerine giren 5-6 öğretmeniyle görüştüm. Hepsi, Adnan Demirtürk’ün daha öğrenciyken diğer öğrencilerden farklılığını, çalışkanlılığını, ufkunun açıklığını, liderlik özelliğinin olduğunu anlattılar.
Ortaokul yıllarından itibaren “çok kitap okur”du. Bunda ailesinden bazı yakın akrabalarının rolü büyüktü. Okuma aşkı vefat ettiği 34 yaşına kadar hiç bitmedi. Nereye gitse, yanından kitap eksik olmazdı. Bir dizi program için gittiği Samsun’dan dönerken bir trafik kazası sonucu vefat ettiğinde çantasında hacimli iki kitap vardı: 1. Esma’ül Hüsnâ Şerhi, 2. İlhan Bardakçı’nın Şahbaba adlı eseri.
Siyasal bilgiler fakültesinin Vakfıkebirli ilk öğrencisi olarak Ankara’da üniversiteye başladı. Gençlik hareketlerine öncülük etti. Açığını yakalamak için Erbakan Hoca’nın bir programına katıldı. Fakat konuşmasından o kadar etkilendi ki, “Erbakan Hoca konuşurken, bir ayağımı diğerinin üzerine geçiremedim” der.
VAZİFE ADAMIYDI
“GENÇ”, “hazine” ve “gelecek” demekti. Adnan Demirtürk gençlik yetiştirmenin anlamını çok iyi kavramıştı. Okulunu bitirdikten sonra pek çok cazip teklifler aldı. Fakat “O görevleri yaparken davamı anlatmaya fırsat bulamam” diyerek, Vakfıkebir’de “Selâm Muhasebe Bürosu” açtı. Hem geçimini sağladı; hem de gençlere “ağabeylik” yaptı.
Erbakan’ı tanıdıktan sonra onun yolunu izledi. Görev istemedi; ama Millî Görüş çalışmalarında kendisine verilen her görevden sonra, “derhal”, “hemen”, “baş üstüne”, “emredersiniz” diyerek işe girişti. Sanki geç tanıdığı bir davadaki zaman kaybını telâfi etmek ister gibiydi. Vakfıkebir MGV ve RP ilçe başkanlıkları; Trabzon ve Genel Merkez’de RP Seçim Karargâh Başkanlıkları gibi görevlerinden sonra, 6 Eylül 1997’de toplanan Genel Kurul’da Millî Gençlik Vakfı Genel Başkanlığı’na seçildi.
Planlı ve disiplinli çalışırdı. Nevzat Lâleli Başkanımız 17 yıllık genel başkanlık görevinden sonra, bayrağı Adnan Demirtürk’e devretti. Adnan Başkan MGV’yi yeniden yapılandırdı. Görev tanımlarını yaptı. Yetki ve sorumlulukları sistematize etti. Kararlılık ve samimiyet gösterdi. Kadrolarını kucakladı; bağrına bastı. 24. Yıl Çalışma Dönemi’ni “kader birliği”, “gönül seferberliği”, “ağız tadıyla çalışmak” olarak açıkladı. Teşkilâtlara derinlik kazandırdı.
Döneminde 28 Şubat’ın baskısı yüksekti. Sivil kuruluşlar çalışmalarını durdurmuştu. Adnan Başkan aylık toplantılarını Başkent Öğretmenevi, Ankara Stad Otel, Altındağ Yunus Emre Kültür Merkezi gibi nezih ve görünür ortamlarda yapıyordu. “Biz görevimizin başındayız” dercesine!.
MÜTEVAZI BAŞKAN
MGV, 1975’ten beri Türkiye’de “maneviyatçı gençliğin adresi”dir. Adnan Demirtürk darbe zihniyetinin her yeri kasıp kavurduğu bir süreçten kadrolarını en az zayiatla geçirmeyi başardı. Bu fakire de, onun 20 aylık genel başkanlık döneminde “bölge başkanı” sıfatıyla çalışmak nasip oldu.
Mütevazı başkandı. 6 Ocak 1999’da MGV Trabzon Şube Başkanımız bir trafik kazası sonucu vefat etti. Muammer Hocam Adnan başkanın kayın biraderiydi. Defin sırasında, “Bu vefatın devamı gelecek” dediğini naklettiler. Bu olaydan 4 gün sonra başkanın Aydın’da bir dizi etkinliği vardı. Genel Başkan gelmeden Aydın’a ulaştım. İzmir MGV’den kardeşlerimiz başkanı Aydın’a getirdiler. Kadrolarla buluşma, iftar yemeği, Gençlik Şöleni programlarını icra ettik.
Başkan’a Talha Özcan Eyüboğlu eşlik ediyordu. Aydın’dan yolcu otobüsüyle Ankara’ya gönderdik. Aydın-Denizli arasındaki 125 km’lik mesafeyi başkanla aynı koltukta gittik. Gündemimiz sorunlarımız ve Muammer Topçu idi. Adnan Başkan Muammer Topçu’nun dava adamlığını, samimiyetini, gayretini anlattı. Halkın içindeydi; yolcu otobüsüyle seyahat edebilecek kadar mütevazı bir genel başkandı.
Döneminde 5 katlı Genel Merkez binası kazandırdı. 55 ili ziyaret etti. Sonuncusu Samsun oldu. Buradaki toplantıda, “Arkadaşlar, gelirken Havza civarındaki kayalıkları gördünüz! Bilmiyoruz, orada kadrolarımızdan kimler ölecek?” diyerek öleceği yeri tarif etmişti. Ömrünü davaya adanmış olarak tamamladı. Vefatlarının 25. yılında Allah’ın rahmetinin Adnan Demirtürk, Talha Özcan Eyüboğlu, Ahmet Zahit Turan başkanlarımın üzerlerinde olmasını diliyorum.