Önümde MHP’nin yayın organı Türkgün gazetesinin iki ayrı manşeti, bir de ABD’nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack’ın açıklamalarını konu alan haber duruyor.
Üç ayrı gelişme ve insanın aklına takılan onlarca soru!
29 Haziran 2025 tarihli Türkgün gazetesinde MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, Devlet Bahçeli’nin talimatları doğrultusunda “Terörsüz Türkiye” kapsamında 9 bölgede, 81 ili kapsayan toplantılar düzenleneceğini açıklıyor.
Üstelik hangi illerin hangi bölge toplantısına katılacağı belirlenmiş, afişler hazırlanmış, programlar ilan edilmiş.
Aradan yaklaşık 16 ay geçiyor.
2 Kasım 2026 tarihli aynı gazetenin manşetinde bu defa Devlet Bahçeli’nin 100 il ve 1000 ilçe projesi karşımıza çıkıyor.
Acaba bütün bunlar birbirinden bağımsız gelişmeler mi, yoksa bizim henüz tamamını göremediğimiz daha kapsamlı bir idari düzenlemenin parçaları mı?
Sayın Bahçeli!
Önce “Terörsüz Türkiye” diyerek 9 bölgede toplantılar düzenliyorsunuz. Ardından Türkiye’nin idari yapısını değiştirecek 100 il ve 1000 ilçe projesini gündeme getiriyorsunuz.
Acaba bu iki çalışma arasında bir bağlantı var mı?
Yoksa yalnızca tesadüf mü?

Daha da önemlisi, 100 il ve 1000 ilçe oluşturulduktan sonra birileri çıkıp, “Bu kadar ili ve ilçeyi Ankara’dan yönetmek artık zorlaştı, bölgesel yönetim sistemine geçmeliyiz” derse ne olacak?
Acaba asıl hedef, önce il ve ilçe sayısını artırıp ardından Türkiye’nin yönetim sistemini yeniden tartışmaya açmak mı?
Elbette dokuz bölgede siyasi toplantı düzenlemek, Türkiye’yi dokuz idari bölgeye ayırmak demek değildir. Ancak bu gelişmelerin uzun vadeli sonuçları hakkında açıklama istemek de hakkımızdır.
peki, tom barrack’ın açıklamaları?
Şimdi gelelim insanın zihnindeki soruları daha da artıran başka bir gelişmeye.
ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack’ın Mart 2026’da yaptığı açıklamalar!
Barrack, Türkiye’deki çözüm sürecini değerlendirirken Türkiye, Suriye, Irak ve İran’da yaşayan Kürtlerin bir araya gelmesinden ve kendi geleceklerini belirlemelerine imkân tanınmasından söz ediyor.
Üstelik Cumhurbaşkanı Erdoğan, MİT Başkanı İbrahim Kalın ve Abdullah Öcalan’la yürütülen diyalog çabalarını takdir ettiğini de belirtiyor.
Bu sözler kamuoyuna yansımışken insan sormadan edemiyor:
Acaba ABD Büyükelçisi’nin dört ülkedeki Kürtlerle ilgili dile getirdiği bölgesel yaklaşım ile Türkiye’deki “Terörsüz Türkiye” süreci arasında nasıl bir ilişki var?
Sayın Bahçeli’nin 100 il ve 1000 ilçe projesi bu süreçten tamamen bağımsız mı, yoksa aynı dönemde gündeme gelen daha geniş siyasi tartışmalarla bağlantılı mı?
Acaba Washington’un bölgeye ilişkin beklentileri nelerdir?
Türkiye’nin üniter devlet yapısı konusunda Ankara ile Washington arasında hangi görüşmeler yapılmaktadır?
Ve Sayın Bahçeli’nin gündeme getirdiği idari düzenlemelerle ilgili kamuoyuna açıklanmayan başka bir çalışma bulunmakta mıdır?
Acaba Sayın Bahçeli bütün bu siyasi gelişmelerin içinde neden özellikle şimdi 100 il ve 1000 ilçe projesini öne çıkarıyor?
millet geçim derdindeyken bu projenin önceliği ne?
Türkiye’nin bugün en büyük sorunu gerçekten il ve ilçe sayısının azlığı mı?
Emekli geçinemiyor, asgari ücretli ay sonunu getiremiyor, çiftçi üretim maliyetleri altında eziliyor, gençlerimiz yurt dışında gelecek arıyor.
Siz ise 100 il, 1000 ilçe diyorsunuz!

Yahu, önce mevcut 81 ilin sorunlarını çözseniz olmaz mı?
Acaba yeni iller kurulunca işsizlik mi azalacak? Yeni ilçeler oluşturulunca vatandaşın alım gücü mü artacak?
Yoksa yeni valilikler, kaymakamlıklar, kamu binaları, makam araçları ve bürokratik kadrolar mı ortaya çıkacak?
Bütün bunların maliyetini kim ödeyecek?
Sayın Bahçeli!
Siz yıllardır devletin bekasından, millî birlikten ve Türkiye’nin bölünmez bütünlüğünden söz ediyorsunuz.
Peki, Türkiye’nin idari haritasını değiştirmeyi öngören bu projenin uzun vadeli siyasi sonuçları nelerdir?
Yoksa merkezi yönetim ile yerel yönetimler arasındaki yetki paylaşımı da yeniden mi şekillendirilecek?
Bugün açıklanan 100 il ve 1000 ilçe projesinin arkasından yarın başka hangi düzenlemeler gelecek?
Çünkü ortada yalnızca bir il ve ilçe sayısı tartışması yok. “Terörsüz Türkiye” süreci, bölgesel diplomasi ve kamu yönetiminin yeniden düzenlenmesi tartışmaları aynı dönemde gündemimizde bulunuyor.
O hâlde sorularımızı daha açık soralım:
Acaba “Terörsüz Türkiye” süreciyle başlayan siyasi gelişmeler, Türkiye’nin idari yapısında daha kapsamlı bir değişikliğin önünü mü açıyor?
Acaba 9 bölgede yapılan toplantılarla 100 il ve 1000 ilçe projesi arasında açıklanmayan bir siyasi hedef mi bulunuyor?
Acaba bugün il ve ilçe sayısını artıranlar, yarın Ankara’dan yönetimin zorlaştığını söyleyerek bölgesel yönetim modelini mi gündeme getirecek?
Ve acaba ABD Büyükelçisi Tom Barrack’ın dört ülkedeki Kürtlere ilişkin açıklamalarıyla Türkiye’deki siyasi gelişmeler arasında kamuoyunun bilmesi gereken bir bağlantı var mı?
Sayın Bahçeli!
Önümüzde partinizin gazetesinde yayımlanan iki manşet ve ABD Büyükelçisi’nin bölgesel sürece ilişkin açıklamaları var.
Birinde “Terörsüz Türkiye” için 9 bölge, diğerinde güçlü Türkiye için 100 il ve 1000 ilçe!
Acaba bütün bunların sonunda nasıl bir Türkiye haritasıyla karşılaşacağız?
Ve en önemlisi:
Dün 9 bölge, bugün 100 il ve 1000 ilçe… Sayın Bahçeli, yarın milletin karşısına hangi projeyle çıkacaksınız?