Rabbimiz, "Sen yine de öğüt ver. Çünkü öğüt müminlere fayda verir" buyuruyor.
Dört başı mamur bir hayat yaşamak, ancak vahye dayalı prensipler üzere mümkündür. Mümin kendisini dünya ve ahiret saadetine ulaştıracak Rabbani müjdeleri dört gözle beklemeli ve hiçbir zaman ümitsizliğe kapılmamalıdır. Dört bir tarafımızı çevreleyen olumsuzluklar, azmini kırmamalıdır.
İnsanoğlu, hatasız olmaz. Dört başı mamur bir hayatın hayalini kurmasına hiçbir şey mani olmamalıdır. Hayatını şu dört sac ayağı üzerine kuran mümin, dört dörtlük bir yaşam tarzı inşa eder:
Firaset, basiret, dirayet ve hidayet...
Mümin, kadere teslim, gayrete aşıktır. Dört melek dört mevsim dua etse; kaderde ne varsa kişi onu yaşar.
Önemli olan şu dört günlük dünyada imtihanı kazanmak için çabalamaktır.
İman, kuru temenni ve süslü sözler söylemek değildir; kâmil iman; kalp ile tasdik, dil ile ikrar ve gereğince amel etmektir.
"Kim ki dört şeyi yapmadan dört şeyi iddia ederse onun iddiası yalandır;
1- Allah'ın haram kıldığı şeyleri terk etmediği halde Allah'ı sevdiğini iddia eden kimse bu iddiasında yalancıdır.
2- Fakirleri ve miskinleri sevmediği halde Rasulüllah'ı sevdiğini iddia eden kimse bu iddiasında yalancıdır.
3- Sadaka vermediği halde cenneti sevdiğini iddia eden kişi, bu iddiasında yalancıdır.
4- Günahlara son vermediği halde cehennemden korktuğunu iddia eden kişi, bu iddiasında yalancıdır. (HATEMİ ESAM)
Maddi ve manevi kirlerden arınmayı ertelememek lazım, çünkü ecel gelince ertelemez.
Dört şeyi dört şey ile yıkayınız:
Yüzlerinizi, pişmanlık gözyaşları ile,
Dillerinizi, yaratanınızı zikir ile,
Günahlarınızı, tövbe ile,
Kalplerimizi de haşyetullah ile yıkayınız.
Sen yaratana tevekkül et, inandığın Allah'a güven ve tam inan ki; onun vadi, haktır. O, asla vadinden dönmez.
RABBÂNÎ DÖRT VA'D:
1- Şükrederseniz size mutlaka artırırım.
2- Beni zikrediniz ki, ben de sizi zikredeyim.
3- Bana dua ediniz, duanızı kabul edeyim.
4- Onlar istiğfar ettiği halde ALLAH onlara azap edecek değil.
Bir diğer ifadeyle;
Hayatında şu dört şeyi terk etme;
1- Şükrü terk etme, yoksa nimetin ziyadesinden mahrum olursun:
"Şükrederseniz size artırırım"
2- Allah'ı zikretmeyi terk etme, yoksa Allah’ın seni zikretmesinden mahrum olursun;
"Beni zikredin ki ben de sizi zikredeyim"

3- Duayı terk etme, yoksa kabulünden mahrum olursun;
"Bana dua edin, duanızı kabul edeyim"
4- İstiğfarı terk etme, yoksa kurtuluştan mahrum olursun;
"Onlar istiğfar ettiği sürece Allah onlara azab edecek değil"
Arz ve semavatın kapıları onun elindedir. Allah katındaki maddi ve manevi nimetler ancak O’na itaat ile elde edilir.
DÖRT ŞEY RIZKA MÂNİDİR:
1- Sabah uykusu,
2- Namazı hakkıyla kılmamak,
3- Tembellik,
4- İhanet etmek,
(İBN KAYYIM EL CEVZIYYE)
Allah’ım!.. Bizi şükreden, zikreden, istiğfar eden ve ihlaslı bir şekilde dua edenlerden kıl.
Rasûlullah Efendimiz şöyle buyurdu:
"Dört şey şakiliktendir;
kötü komşu, kötü hanım, kötü binit, dar ev. Ve şu dört şey mutluluktandır; saliha kadın, geniş ev, düzgün komşu ve konforlu binit."
Aslında insanın dört bir yanı düşmanlarla çevrilidir. Nefs-i emmare, şeytan, insan şeytanları ve dünya ziyneti.
Bu dünya fani, ahiret ise bakidir. Bu dünyayı madden ve manen yaşanmaz hale getiren şu dört akımdan dört nala kaçmak lazım;
Siyonizm, kapitalizm, faşizm ve münafıklık...
Kur'an, Sünnet, icma ve kıyas dörtgeninde sınırları aşmadan, Haktan şaşmadan sürdürülen bir hayatın mükafatı; dört tarafı kare şeklinde birbirine eşit Kevser havzında Rasulüllah’ın ikramına, cennete ve cemalullaha nail olmaktır.
Evet sonuç itibarıyla şu dört günlük dünyada harami olarak yaşayıp dört köşe olacağım diye ahiretin dört köşesini harap etmeye değmez.