İslam cemaatinin başında HAK üzere sevk ve idare eden bir liderin, bir halifenin bazı şartları haiz olması gerekir.
BİR HALİFEDE BULUNMASI GEREKEN TEMEL ŞARTLAR
Peki, herkes halife veya lider olabilir mi? İslam fıkhında halife olacak kimsede aranan sarsılmaz şartlar belirlenmiştir:
1- Müslüman olması: İslami bir yönetimin başında ancak İslam'a inanan bir kimse bulunabilir.
2- Hür olması: Başkasına vesayet altında veya köle olan bir kimse ümmeti hür bir iradeyle yönetemez.
3- Erkek olması: Peygamber Efendimiz’in 'İşlerini bir kadına tevdi eden topluluk felah bulmaz' hadis-i şerifi mucibince genel sevk ve idare erkek lider tarafından yürütülür.
4- Akıl ve büluğ sahibi olması: İdarecinin akli melekelerinin tam ve ergin olması şarttır.
5- Güç ve dirayet sahibi olması: Devleti yönetme, kararlılık gösterme, askeri ve siyasi basirete sahip olma gücü bulunmalıdır.
6- Adil ve ilim sahibi olması: Kur'an ve Sünnet ölçülerini sevk edebilecek ilme ve adalet vasfına sahip olması gerekir.
HALİFENİN AZİL ŞARTLARI VE İTAATTE ÖLÇÜ: KUR'AN VE SÜNNET
İslam'da halife veya lider 'masum' (günahsız) değildir. İnsan olması hasebiyle şahsi hatalar yapabilir. Liderin şahsi ve telafi edilebilir hatalarında sabretmek, fitneye sebep olmamak ve cemaatten ayrılmamak esastır. Nitekim Peygamberimiz (s.a.v.), 'Kim liderinde hoşuna gitmeyen bir şey görürse sabretsin' buyurarak cemaat disiplinini öne çıkarmıştır.
Ancak itaat mutlak değildir. Halife ne zaman azledilir veya talebi boşa çıkar?
* Açıkça küfür ve irtidat sergilediğinde,
* İslam'ın temel esaslarını ve şeriatı açıkça çiğnediğinde,
* Akli melekelerini, hafızasını veya yönetme kabiliyetini tamamen yitirdiğinde (erzel-i ömür / alzaymır gibi durumlar).
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) ahir zamanda gelebilecek yöneticiler hakkında bizi uyarmıştır: “Sizin başınıza öyle yöneticiler gelecek ki, bazı işlerini iyi, bazı işlerini kötü göreceksiniz. Kim onların kötülüklerini reddederse yanlıştan beri olur.” Mutlak ölçü ise bellidir: Lider, Kur'an ve Sünnet'e uyduğu sürece itaat edilir; Allah'a isyan olan yerde mahluka itaat edilmez.
SONUÇ: HAKK’A RAM OLMAK VE SORUMLULUK BİLİNCİ
Bugün akademide, fıkıhta ve kelam alanında bile hilafet konusunun “başımız belaya girer” korkusuyla tefekkür edilmekten ve çalışılmaktan uzak tutulması büyük bir talihsizliktir. Oysa bu mesele ümmetin izzeti, birliği ve istikbalidir.
Müslümanlar olarak şahıslara, makamlara ve slogana değil; Hakk'ın ve Sünnet'in ölçüsüne tabi olmakla mükellefiz.
Hz. Ömer’in dillere destan adaleti, elbette hilafetin en güzel örneklerindendir.
Hz. Ömer'in hilafetinde
Tarihe altın harflerle yazılan temel prensipler şunlar idi.
1- Hükümde adaletin uygulanması.
2- Tebaaya merhametin esas alınması.
3- İşlerin ehline emanet edilip, liyakatin aranması.
4- Dalkavuklara ret cevabı verilip uzaklaştırılması.
5- Hakkı uygulamada şecaat ve kararlılığın tavizsiz uygulanması.
6- Zorluklar karşısında sabır ve sebat edilmesi.
7- Düşmana karşı cihat ve izzeti kuşanmak.
8- Sade ve mütevazı bir hayat sürmek.
Rabbimizden niyazımız; bizleri adalet üzere yaşayan, Hakk’a ram olan, dinine hizmet eden adil liderlerle şereflendirmesi ve huzuruna rızasına uygun bir şekilde vararak Darü's-Selam'a erenlerden eylemesidir.