BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM;
TÜRKİYE’NİN elden çıkmasıyla sonuçlanabilecek tehlikeli bir darbe girişimi yaşadık. Sömürgeci güçleri arkasına alarak Türkiye’yi parçalamak isteyen Fetö’cüler affedilmez suç işlediler. Darbeyi hazırlayanlar, teşvik edenler cezasız kalmamalı. Fakat darbeci zihniyetle ilgisi olmayanların da mağdur edilmeye başladığı haberleri hızla yayılıyor. Bu durum hayra alamet değil.
Türkiye 15 Temmuz’dan bu yana darbe ve Fetö’yü konuşuyor. Yüzde 95 de darbe gününü. Halbuki, olayın 50 senelik geçmişi var. Süreç dikkate alınmıyor. Darbeyi hazırlayan sebepler araştırmadan konu değerlendirilemez.
Süreci konuşmak itibarlı kişileri rahatsız mı ediyor, dersiniz? Sadece, kukla, piyon ve taşeron durumundaki Fetö’yü konuşmak yeterli mi? Ya ona hazırlık, planlama, azmettirme yoluyla destek olanlar! Fetö’ye her kapıyı açıp itibar kazandırarak palazlanmasını sağlayan siyasiler! Ellerindeki istihbarat ağına rağmen bu adamın bağlantılarını ortaya koyamayan sorumlular! Ortada bir ihmal ve tehlikeyi önemsememe durumu olduğu açık değil mi? Bunlar hiç konuşulmayacak mı?
Cumhurbaşkanı’nın bu grup hakkında değerlendirmesi vardı: “Tabanı ibadet, ortası ticaret, tavanı ihanet!” Darbe girişimi günü, fiilen darbenin içinde olanlar dışında; ihanet olarak görülen işin başındakilere pek dokunulmadığı, daha çok ibadet üzere olanların cezalandırıldığı izlenimi var.
Fetö’nün dersane, ev, okul, yurt, banka, gazete, dergi, yayıncılık gibi çok farklı alanda çalışması, halkın büyük çoğunluğunu doğrudan veya dolaylı olarak bu grupla irtibatlı hale getirdi. Bu adamın niyetini bilmeden dini söylemlerine aldanan masumların durumları dikkate alınmalı.
DARBENİN SİYASİ AYAĞI
ÖZELLİKLE darbenin dış bağlantıları ve siyasi ayağı pek konuşulmuyor. Olayın içinde Vatikan, ABD, İsrail, AB ülkeleri gibi sömürgeci güçler var. Yalnız Fetö “günah keçisi” haline getirilerek olayın diğer boyutları örtülmemeli. Araştırılırsa, Fetö’nün itibarlı güçlerle birlikte çalıştığı mı ortaya çıkacak yoksa? Ya da siyasilerden Fetö’ye dokunulmamasını isteyen sömürgeciler!
Son 50 sene içinde Fetö’yü himaye ederek onları toplumda itibarlı hale getiren siyasiler suçsuz mu? Onlara devlet kapılarını sonuna kadar açarak ne istemişlerse verenler! Bazılarının menfaatine dokunacağından mıdır bilmem; nedense yaşanan süreç örtülmek isteniyor. Meclis’te çok miktarda Fetö’cü milletvekili olduğu çok sık basına yansıyor.
Ahmet Davudoğlu başbakanken, “Gülen aile büyüğümüzdür, kendisini çok severiz, çocuklarla birlikte ziyaret ettik” sözleri basına yansıdı. Yine, 24. 11. 2016 günü bazı gazetelerde eski vekil İlhan İşbilen’in, “Davutoğlu, ailesiyle birlikte Pensilvanya’ya Fetö’yü ziyarete gitti” sözleri yer aldı.
Bu olay münferit değil. 15 Temmuz’dan bu yana yayın yapan gazeteleri tarayın! Pensilvanya’da Fetö ile birlikte çekilmiş bazı milletvekillerinin resimlerini göreceksiniz. Erbakan Hoca dışında, 1970’lerden sonra başbakanlık yapmış diğer siyasilerin Fetö’yle boy boy resimlerini de! İçlerinde Fetö’yü cumhurbaşkanı yapmayı düşünenler bile olmuş. Olayın çok yönlü olarak araştırılmasına ihtiyaç vardır.
DEVLETE ADALET YAKIŞIR
İHMALİ olanlar, baştan beri Fetö’cülere kol kanat gerenler, Abant Platformları’nda, Türkçe Olimpiyatları’nda onları itibarlı hale getirenler ortada iken; darbeyi vesile ederek, cezalandırmanın temiz, dürüst ve masum insanlara da ulaşmaya başlaması düşündürücüdür. Yoksa bu işte başka hesaplar mı vardır? Bu görüntü Türkiye’nin güvenliğini ve geleceğini tehdit etmektedir.
Davulcu üslubuyla Fetö mücadelesi sade vatandaşı tedirgin etmektedir. İslami hassasiyete sahip Müslümanlara şüpheyle bakılmaktadır. Halkın Müslüman öncülere karşı güveni azalmıştır. Cami cemaatinde ciddi azalma vardır. Menfaat hırsıyla verilen mücadele pek çok yeni problemi beraberinde getirmektedir.
Reşat Nuri Erol’un bir değerlendirmesi var: “Darbe büyük bir hezimete uğradı… Şeytan, karşısındakilere hayali Gülen orduları ile korkutuyor ve onlara karşı tedbir alacağız diye Donkişot’un yel değirmenleri ile savaştığı gibi savaşmaktadırlar.” (Milli Gazete, 22. 11. 2016)
İnsan değerlidir. İdamlık insana bile hakaret edilmez. Suç işleyenlerin cezalandırılması yargıya aittir Her ceza toplumun huzuru ve ceza alanın ıslahını amaçlar. Emniyet suçluların peşindedir. Suçluları bilen güvenlik birimleri bilgilenmelidir. Araştırmalar sürer. Toplum; yeni bulgular, yakalanan veya cezalandırılan suçluları konuşur. Yalnız Fetö’yü konuşup, içte ve dıştaki planlayıcı ve azmettiricileri karartmaya çalışanların gizlediği menfaat hesapları olabilir. Suçlunun birini “cambaza bak” diye gösterip, diğerlerini örtmeye çalışmak adalet değildir. Ülkenin içinde bulunduğu sıkıntıdan menfaat devşirmeye çalışmak vatanseverlik olamaz. Geçmişte bu insanlara sempatiyle bakanları, üslup yanlışlığıyla devlete düşman haline getiremeyiz. Islah edicilik esastır.