Milliyet gazetesinin el değiştirdiği günlerdi
Şimdi Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı olan, Demirören
Grubu nun önde gelen ismi Yıldırım Demirören gazeteyi Aydın Doğan dan satın
aldı. Vatan gazetesini de yanına katarak
Tam da o günlerde ilginç bir diyalog yaşandı.
Yıldırım Demirören, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan la
sohbet ederken, Erdoğan ın şu cümlesi dikkatlerden kaçtı:
Yıldırım bey, Milliyet i satın alıyorsun ama alt kadroya
sahip çıkabilecek misin
***
Dün, Milliyet gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Derya
Sazak ın, İmralı Tutanakları baskısı nedeniyle gazeteyi terk ettiği haberleri
geldi.
İmralı Tutanakları nın Milliyet te yayınlanmasına ateş
püsküren Başbakan Erdoğan, isim vermeden gazeteye sert bir şekilde yüklenmişti.
Rivayet odur ki, Başbakan ın bu çıkışı üzerine
Milliyet in sahibi Yıldırım Demirören, Derya Sazak ı makamına çağırarak, Seni
bu haberleri yapasın diye mi getirdik demiş
Derya Sazak da gazeteyi terk etmiş
Oysa çok basit bir gazetecilik kuralı gereği, İmralı
Tutanakları hangi gazetenin eline geçse iyi bir haber
Kim yayınlamak istemez ki
Bu arada atlamadan; Başbakanlık eski Basın Danışmanı Akif
Beki nin bu yeni dönemde Milliyet-Vatan gazeteleri CEO su makamına geldiğini
ancak her nedense bu formülün de tutmadığını belirtelim
Şimdi asıl soru
Sahi İmralı Tutanakları nı basına, daha doğrusu
Milliyet e kim sızdırdı
Radikal Genel Yayın Yönetmeni Eyüp Can a göre,
Tutanakları, Milliyet muhabiri Namık Durukan a veren BDP nin çaycısı ya da
fotokopicisi
Çay ve çaycı deyip geçmeyin
Gazeteci-yazar Avni Özgürel, terörist başı Abdullah
Öcalan ı ilk kez Ankara daki İzmir Caddesi nde MİT e ait ofiste çaycı olarak
tanıdığını söylememiş miydi
Çayda raks başkadır
DİJİTAL KÜTÜPHANE!
Geçenlerde çok verimli ve geleceğe ışık tutan bir
toplantıya katıldım.
Çapa Anadolu Öğretmen Lisesi bünyesinde açılacak,
İstanbul un 3. Dijital Kütüphanesi nin tanıtım toplantısı.
Çapa AÖL Müdürü Murat Mücahit Yentur öteden beri, bu
tarihi ve köklü eğitim yuvasıyla ilgili önemli adımlar attı.
Dijital Kütüphane Projesi de bu adımlardan biri
Projeyi yürüten MEB Fatih İlçe Müdürlüğü.
Ayrıntı vermek gerekirse;
Bu okul öğrencileri ve bu okulun yakın çevresinde bulunan
toplam 5000 lise öğrencisi, fiziksel engelli 100 öğrenci hedef grup.
Fatih ilçesinde yaşayan gençler, öğrenciler (dezavantajlı
ve engelliler dâhil), üniversite öğrencileri, öğretmenler, ilgili veli,
yetişkin tüm okuryazar halk da bu imkândan yararlanabilecek.
Dijital kütüphane 9931 kitap, 200 den fazla yayınevi ve
28 konu başlığını içinde barındıran bir kütüphane olacak. Ansiklopediler, sözlükler, imla kılavuzu,
atlaslar, biyografiler, 100 temel eser, fen bilimleri, sosyal bilimler, tarih, coğrafya,
yerli ve yabancı klasik öykü ve romanlar yer alacak.
Kütüphanedeki tüm kitaplar güncel, telif hakkı ödenmiş ve
öğrencilerin her türlü sosyal-kültürel ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde geniş
bir yelpazeden oluşmakta.
Bir başka hedef de şu; dijital kütüphane sayesinde
gençlerin bilinçsiz internet kullanımının da önüne geçilmesi..
Fiziksel engelli bireyler geleneksel kütüphanelerden
faydalanma noktasında sıkıntı yaşamakta. Dijital kütüphane bu açığı da kapatacak
Nereden bakarsanız bakın faydalı bir girişim. Okul Müdürü
Murat Mücahit Yentür ile emeği geçen yetkilileri kutluyorum.
ÇEVRİMİÇİ OYUNLAR KİMİN KONTROLÜNDE
Merhaba, sizinle gençlerimizin karşı karşıya olduğu bir
sorun hakkında görüşmek istiyorum. Daha duyarlı bir gençlik yetiştirmemiz
gereken şu dönemde gençlerin tüm vakitlerini çevrimiçi oyunların başında
geçirmesinin biran evvel engellenmesi gerekiyor. Evinden uzakta olan üniversite
öğrencilerinin ders çalışmaktan daha çok saatler boyunca bilgisayar başında
kalmasını sağlayan çevrimiçi oyunlar.
Yaş sınırı var denilip hiçbir şekilde kontrol edilmeyen
18 yaş altı birçok çocuğun oynadığı çevrimiçi oyunlar. Gençlerimizin
bilinçlenip toplum sorunlarına daha duyarlı olması gerekirken vaktinin çoğunu
bilgisayar başında geçirdiği çevrimiçi oyunlar. Üretici firmasının yabancı devletlerden
olduğu, para karşılığı oynanan ve parayı kazandığı Türkiye ye vergi verip
vermediğinin bile belli olmadığı, müşterisine hiçbir şekilde fatura vermeyen
çevrimiçi oyunlar.
Görüldüğü üzere oyunların bize hiçbir getirisi olmadığı
gibi gençlerimiz üzerinde aşırı bir bağımlılık yapması son derece
zararımızadır. Devletin buna hiçbir şekilde müdahale etmemesi ise olayın daha
acı bir boyutudur. Lütfen bu konu üzerine bir araştırma yaparak olayın
boyutlarını daha detaylı olarak kamu ile paylaşırsanız, benim ve benim gibi
düşünen birçok babanın sorununa yardımcı olmuş olursunuz.
24 saat çocuklarımızın peşinde dolaşamayacağımız için,
her yerde internet kafeler olduğu için biz bunu engelleyemiyoruz. Malumunuz,
biz çocuklarımızı ne kadar korumak istesek de, bunu çocuklarımıza
söylediğimizde tepki ile karşılaşıyoruz. Eğer devlet buna bir çözüm bulursa ve
olay medyada yankılanırsa, çocuğumuza, Bak sadece ben değilmişim böyle
düşünen, demek ki ne kadar zararlıymış diyebiliriz. İlginiz için şimdiden
teşekkürler, kolay gelsin. (EMİN BEYAZAY)
NOT: Bugün 6 Mart
2013 Çarşamba. İktidar ve TBMM de grubu bulunan partiler, 2012 yılında yeni ve
sivil anayasa vaadini yerine getiremedi. Sınıfta kaldı. Umutlar bu yıla sarktı.
Dubakalin olacak Takipçisiyiz