İki gün boyunca Uluslararası Erbakan Sempozyumu ndaydım.
Katılımcılarla ilgili, konuşmacılarla ilgili, salondaki
atmosferle ilgili çok şey yazabilirim.
Ama gazetemiz zaten bunları en güzel şekilde verdi.
Bana; Tek cümle ile sempozyumu özetle derseniz cevabım
şudur:
Evet, yüzde 50 oy alabilirsiniz. Evet, 7 defa başbakan
olabilirsiniz. Cumhurbaşkanı, devlet başkanı olabilirsiniz. Ama Erbakan olmak
başka bir şey
EN HOŞUMA GİDEN
Sempozyumda bütün konuşmalar güzeldi. Güldük. Ağladık.
Lakin benim en hoşuma giden `konuşanlar değil
`dinleyenler oldu.
Çünkü salonun yüzde 90 ı gençti.
Yüzleri pırıl pırıl, gözleri çakmak çakmaktı.
Gençliğe sahip olan gelecekten emin olur.
Endişeye mahal yok.
ERBAKAN IN MIKNATISI
Sempozyumda Birol Aydın anlattı:
Merhum Erbakan, bir gazeteciyle sohbet etmektedir. Konu
Milli Görüş te yaşanan bölünmeler, ayrılıklardır. Gazeteci, ayrılıkları savunur
tarzda konuşunca şöyle bir diyalog gelişir:
Erbakan: Sen zeki çocuksun, seni severim biliyorsun.
Gazeteci: Sağolun Hocam
Erbakan: Ama bakıyorum da Siyonizm in mıknatısı seni de
kendine çekmeye başlamış.
Gazeteci: Hocam bir şey sorabilir miyim
Erbakan: Tabii buyur
Gazeteci: Bu Siyonizm in mıknatısı nasıl bir mıknatıstır
ki; taa Amerika dan, İsrail den bizi çekiyor da, sizin mıknatıs bu kadar
yakından çekemiyor.
Erbakan: Bizim mıknatıs tahtaları çekmez!
TÜRKİYE DE İKTİDAR OLMANIN İKİ YOLU!
Sempozyumda BBP Genel Başkanı Mustafa Destici anlattı:
Merhum Muhsin Yazıcıoğlu vefatından bir süre önce bizi
toplamıştı. Dedi ki: `Türkiye de iktidar olmak için iki yol var. Birinci yol;
küresel güçlerle anlaşırsınız. Onların işbirlikçileriyle uzlaşırsınız. 6 ay
sonra bir bakmışsınız, Türkiye nin en popüler insanı olmuşsunuz. 1 yıl sonra da
iktidara gelmişsiniz. Bu kadar kolaydır. Bir de ikinci yol var. Lakin bu yol
zordur, meşakkatlidir. Uzun bir yoldur. Bazen 40 yıl yetmez. Bu yol çaba ister,
ter ister, çile ister. Her türlü baskıya, zorluğa dayanma gücü ister. Yolu
tırnaklarınızla kazırsınız. Ama yolunuzdan dönmez, hedefinizden sapmazsanız,
bir gün mutlaka iktidar olursunuz
Ben merhum Yazıcıoğlu ndan dinlediğim bu hatırayı, geçen
bir televizyon kanalında anlattım. Spiker dedi ki; `Türkiye de bunun örneği var
mı `Yani tırnaklarıyla kazıyarak iktidar olan birisi
`Var dedim.
`Kim dedi
Dedim ki; Necmettin Erbakan!
HALİL CİBRAN DAN
Birazdan Mısır a doğru yola çıkıyoruz.
Siz bu yazıyı okurken biz Kahire de olacağız.
Öyleyse Erbakan ın aziz hatırası için, yüzyılın başında
yaşamış Arap asıllı büyük şair
Halil Cibran la bitirelim:
Sıkmadığı üzümün şarabını içen millete yazık.
İşlemediği pamuğun kumaşını giyen millete yazık.
Bin parçaya bölünmüş, her parçası kendisini millet sanan
millete yazık.
Kılıçla kütük arasına sıkışmadan, başını kaldırmayan
millete yazık
Erbakan ın mücadelesini gerçekten anlamak umuduyla.