Bismillahirrahmanirrahim;
Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim, hesap gününün sahibi,
dünya ve ahiret saadetimiz için İslam ı bir nizam olarak gönderen, Allah
(C.C.) a hamd, muallimimiz, liderimiz, Peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa
(S.A.V.) ya, âline ve ashabına salât ve selam ederiz.
Erbakan hocamızı anlamaya çalışıyoruz. Vefatının ikinci
yılında 26 Şubat günü akşamı ESAM ın düzenlediği Hocamız Erbakan konulu
sempozyum Konya da yapıldı. 27 Şubat günü İstanbul da mezarı başında, günün
akşamında Fatih camisinde düzenlenen programlar icra edildi. 28 Şubat akşamı
Ankara da, her hafta birlikte Cuma namazını eda ettiğimiz Hamidiye Camii nde
Kur an tilaveti yapıldı, dua ve niyazlarda bulunuldu. AGD öncülüğünde bütün
Türkiye de camilerde programlar yapıldı, dualar edildi. 2 3 Mart tarihleri
arasında Ankara da SAADET PARTİSİ tarafından tertip edilen Uluslararası
Erbakan Sempozyum u icra edildi. Yaklaşık kırk ülkeden seksene yakın hareket,
ilim ve fikir önderlerinin katılımı ile yapılan bu sempozyumda, hocamızı
yeniden tanımaya ve anlamaya çalıştık. Bildiklerimizi tazeledik,
bilmediklerimizi öğrendik. Bu sempozyumda öğrendiğimiz en önemli şey, Erbakan
hocamızın İslam dünyasında Türkiye den daha iyi anlaşıldığı ve takdir edildiği
gerçeğidir.
Bu etkinliklerde fazla konuşulmayan ve ancak her yerde
kendini hissettiren en önemli ERBAKAN özelliği olarak göze çarpan şey; içerde
ve dışarıda bütün Müslüman toplulukları teşkilatlandırmış olması gerçeğidir.
Erbakan hocamız Türkiye de inanan insanları bir araya getirmek, hakkın hâkim
batılın zail olması için çalışan şuurlu bir topluluk olmaları maksadıyla Milli
Görüşçü kuruluşları kurmuş ve kurdurmuştur. Böylelikle bütün toplum kesimlerini
örgütlemiş, bu kesimlerin şuurlanmasını
ve davaları için cihat eden kimselerden olmasını sağlamıştır. Erbakan hocamız
Avrupa da, Amerika da, Uzakdoğu ve Asya da yaşayan Türkiye kökenli Müslüman
toplulukları teşkilatlandırmak için İGMG yi kurmuştur. MTB yi inşa ederek bütün
dünya Müslümanlarını şuurlu bir teşkilat yapısına kavuşturabilmenin başarısını
göstermiştir. Erbakan hocamıza göre teşkilatlı olmak Müslümanların en önemli
gücüdür. Müslümanların teşkilatlı olmaları gerçekte İslam ın bir emridir. O bu
gerçeği anlatırken hep şu ayet-i kerimeyi okurdu; Hep birlikte Allah ın ipine
(Kur an a, İslâm a) sımsıkı yapışın; aranızda hiçbir şart altında tefrika
yapmayın. (Ali İmran: 103) Son nefesini verinceye kadar, imandan sonra yerine
getirilmesi gereken ilk farzın ümmete dâhil olmak olduğunu anlatmıştır. Ona
göre ümmete dâhil olmak Milli Görüşçü kuruluşlara üye olmaktı, teşkilatlarda
verilen görevi canla başla yerine getirmekti.
Erbakan hocamız TEŞKİLAT mefhumuna iki anlam yüklüyordu.
1- TEŞKİLAT: Bir gayeyi gerçekleştirmek ve bir programı yürütmek için
hiyerarşik bir düzen içinde bir araya gelerek faaliyet gösteren vasıflı ve
yeterli sayıda insandan oluşan yapıya denir. 2- TEŞKİLAT: Aynı kavramlara aynı
manaları yükleyip aynı tanımlarla düşünerek aynı eylemleri ortaya koyabilen
insanlar topluluğudur. Bu iki anlam ile Müslümanların fikir ve eylem birliğine
sahip tek bir ümmet olmaları zaruretini ortaya koymuştur.
Erbakan hocamız bütün bu teşkilatları Türkiye de Adil Bir
Nizam ın, dünyada ise Yeni Bir Saadet Dünyası nın kurulması için kurmuş ve
kurdurmuştur.
MİLKO LAR
Erbakan hocamızın kurduğu ve kurdurduğu teşkilatların,
bir göz atacak olursak, bütün Türkiye yi kuşattığını görürüz. Erbakan hocamız
Milli Görüş Hareketi ni başlattığı yıllarda bir araştırma, fikri zemin
oluşturma kuruluşu olarak 1969 yılında ESAM ı kurdurmuştur. Bunun ardından 26
Ocak 1970 te Milli Nizam Partisi ni (MNP) kurmuştur. MNP İslami siyaset yaptığı
gerekçesiyle kapatılmasından sonra arkadaşlarına 11 Ekim 1972 yılında Milli
Selamet Partisi ni (MSP) kurdurmuştur. Erbakan hocamız medya desteği olmadan
başlatılan mücadelenin yürümesinin zor olduğunu bildiğinden 12 Ocak 1973
tarihinde Milli Gazete yi kurdurmuştur. Milli Gazete, kurulduğu günden bu güne
Milli Görüş davasının tek gür sesi olma özelliğini korumuş ve korumaya devam
etmektedir. 1975 yılında gençlik teşkilatı olarak MGV, öğretmenler teşkilatı
olarak MEFDER kurulmuştur. Birçok teşkilat kurulmuş, kapatılmış, yerine
yenileri kurulmuştur. Bugün Erbakan hocamızın kurduğu ve kurdurduğu ve varlık
sebepleri Milli Görüş davasına hizmet etmek olan kuruluşlar şunlardır. SAADET
PARTİSİ, IGMG (İslam Toplumu Milli Görüş Teşkilatı), ESAM (Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar
Merkezi), AGD (Anadolu Gençlik Derneği), ÖĞ-DER (Şuurlu Öğretmenler Derneği),
CANSUYU, İYFO (Uluslararası Gençlik Forumu Derneği), DİN-BİR-DER (Din
Görevlileri Birliği Derneği), TEK-DER (Teknik Elemanlar Derneği), HU-DER,
SAĞLIK-DER, YİM-DER (Yönetici, İktisatçı ve Mali Müşavirler Derneği), ESDER
(Esnaf Derneği), Mahalli İdareler Derneği, İSİLAY (İslami İlimler Araştırma ve
Yayma Vakfı), Tüm İşçi Emeklileri Derneği, MÜSİAD (Müstakil Sanayici ve
İşadamları Derneği), ASKON (Anadolu Aslanları Derneği), BTH (Belediye Teknik
Hizmetler Derneği), EHAD (Evrensel Hafızlar Derneği), HÜ-DER (Hükümlüler
Derneği), Anadolu Engelliler Birliği Derneği, MEDYADER, MÜSİDER (Müzik ve Sinema Derneği), ÖZDER
(Özel Eğitim Derneği), İKEV, MEMUR-SEN ve bağlı sendikaları.
Mevcut şartlar içerisinde, zorunlu olarak bu teşkilatlar
mutemet sayılan, güvenilir bulunan insanlara kurdurulmuş teşkilatlardır. Eğer
bu teşkilatlardan bazıları bugün bu gayenin dışında başka şeylere hizmet
ediyorlarsa, bu mutemet sayılan insanların saf değiştirmiş olmalarındandır.
Emaneti maksadının dışında kullanmanın bedelinin ağır, hesabının da çetin
olacağını kimse unutmamalıdır.
Yukarıda da beyan edildiği gibi bu kuruluşların tek
gayesi hakkın hâkim batılın zail olması, yaşanılan din ancak İslam oluncaya
kadar cihat etmektir. Erbakan hocamız özel televizyonlara yayın hürriyeti
verildiği günden itibaren bu alanda da davanın sesi olabilecek bir televizyonun
kurulması konusunda üzerine düşeni yapmıştır. Önce Kanal 7 kurulmuştur. Olan
olmuş, Kanal 7 Milli Görüş davası bakımından verimsiz hale gelince TV5 in
kurulması sağlanmıştır. TV5 çizgisini korumakta ve Milli Görüş davasının sesi
olmanın şuuru içerisinde yoluna devam etmektedir.
NİÇİN TEŞKİLAT
Erbakan hocamız insan hayatını bir hak batıl mücadelesi
olarak görmüştür. Hayat iman ve cihattır. Bu mücadelenin iki tarafı vardır. Bir
yanda nefis terbiyesini esas alan Müslümanlar, diğer tarafta nefislerini ilah
edinen İslam karşıtları vardır. Bugün
hak Milli Görüş, batılı ise ırkçı emperyalizm, haçlı ittifakı ve onların
işbirlikçileri tarafından temsil edilmektedir.
1988 yılından itibaren hocamızın yanında bir
teşkilatlanma asistanı olarak bulunmayı Allah bana nasip etti. Bunun için hamd
ediyor şükrediyorum. MİLKO ların çelikleştirilmesi ile ilgili olarak şahsımdan
istenen çalışma notunu birlikte müzakere ederken bu notun giriş kısmına özetle
şunları yazdırmıştır. Bilindiği gibi hâlihazır durumunun; gayri adil,
zulümler, harpler ve çatışmalar yüzünden üzüntü verici, dayanılmaz bir şekilde
olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Daha da ızdırap verici olanı gün geçtikçe
gelir dağılımının bozulması, açlığın ve fakirliğin artması ve milyarlarca insanın
acılar içerisinde kıvranması, azalacağına artmaktadır. Bu durum ve gidişatın sebebi emperyalizmdir.
Ufak bir zümre, kurdukları zulüm dünyası içinde yürüttükleri faizci kapitalist
nizam ve uluslararası küresel kuruluşların ifsad edici davranışları vasıtasıyla
insanlığı bir felakete sürüklemektedirler. Bu böyle gidemez. Hâlihazır zulüm
dünyası yerine Hakkı üstün tutan, herkese hakkını veren bir saadet dünyasının
biran evvel kurulması şarttır. Bu saadet
dünyası bütün tarih boyunca olduğu gibi bugünde ancak Milli Görüş le
kurulabilir Bu gerçek Milli Görüş sahiplerinin önemini ne kadar arttırıyorsa,
Milli Görüş sahiplerine de bütün insanlığın kurtuluşu için aynı derecede ağır
sorumluluk yüklemektedir. Çünkü insanlık ancak onların çalışmalarıyla
kurtulacaktır. Milli Görüşçülerin görevi; bugünkü emperyalizmin zulüm dünyası
yerine bir saadet dünyasının kurulabilmesi için: 1- ŞUURLANMA, 2- ÇELİKLEŞME,
3- ÜRETİM görevlerini canla başla ifa etmektir.
Bu mücadele bir insanın ve toplulukların tek başına
birbirinden kopuk olarak yapabilecekleri bir mücadele değildir. Bu mücadele
BÜNYANÜNMERSUS halinde inananların ittifakıyla yapılacak bir mücadeledir.
Hocamız bunu bildiği için teşkilatlanmaya büyük önem vermiştir. Bunun için
Milli Görüş mücadelesini beş koldan yürütmeyi esas almıştır. 1-Siyasi alanda:
Sadet Partisi, Kadın Kolları, Gençlik Kolları, 2-Milko atılımı, 3-Basın: Milli
Gazete, 4-Televizyon: TV5, 5-Gençlik: AGD: Üniversite, Orta Öğretim, Çalışan
Gençlik. Beş koldan yürütülen bu mücadele, ırkçı emperyalizm ve işbirlikçilerinin
yaptığı ifsad ve zulmü engellemek, hak merkezli yeni bir saadet dünyasını
kurarak başta aziz milletimizin bütün fertleri olmak üzere bütün insanlığın
dünya ve ahiret saadeti için yapılmaktadır.
Erbakan hocamız şuurlu olmayı, yaratılış gayesi
istikametinde niçin çalıştığımızın farkında olarak çalışmak ve cihat etmek
olarak görmektedir. Çelikleşmek ise görevin mükemmel olarak yapılmasını
sağlayacak çalışma düzenine sahip olmaktır. Bu görev beş bölümden oluşmaktadır:
1-Var olmak: Bütün görevlerin sorumlularının tespiti ve görevlinin vazifesinin
ne olduğunu bilmesi: İl, ilçe, belde köy ve mahalle, sandık teşkilatları ile
kurum temsilcilikleri kademelerinde teşkilatların kurulması ve yönetim
kurullarının tam kadro ile çalışır duruma getirilmesi ve muhatap kitle arasında
boşluk kalmayacak şekilde vazife taksimatının yapılması, 2-Eğitimli olmak:
Tespit edilen kadroların eğitilmesi ve eğitim merkezlerinin kurulması,
3-Programların uygulanması: Çalışma programına uygun olarak görevlerin
heyecanla özümsenerek canla başla yapılması, plan ve programların noksansız
uygulanması, bu meyanda çalışmaların bel kemiğini teşkil eden Haftalık
Toplantı ların aksatılmadan yapılması ve çeşitli teşkilat kademelerinin
haftalık ve aylık toplantılarının muntazaman ve tam mevcutla yapmaları,
4-Takip: Çalışmaların standart formüllerle ciddi olarak adım adım takip
edilmesi, raporların eksiksiz alınması ve bir üst kademenin haftalık
toplantılarında bu raporların incelenip değerlendirilmesi, 5-İntaç: Hedeflerin
zamanında ve noksansız olarak gerçekleştirilmesidir.
Erbakan hocamıza göre üretim; davanın anlatılması için
yapılması gereken çalışmalardır. Bu çalışmalara kökte çalışmalar adını
vermiştir. MİLKO kuruluşlarının temel gayesi, hedef kitlelerinin
şuurlandırılması ve çözümü Milli Görüş te görür hale gelmelerini temin
etmektir. Bunun için kökte yapılan çalışmalar bu bakımdan önemlidir. Her
kuruluşun 6 hammadde ile 5 üretim yapması zorunludur. Erbakan hocamız bu
çalışmalardan söz ederken Hudeybiye Anlaşması ndan sonra Müslümanların ufak
guruplar halinde yürüttükleri tebliğ çalışmalarını örnek gösterirdi. Vesselam.