ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü John Kirby, “Türk halkı neden ABD’nin darbe teşebbüsünün arkasında olduğuna yönelik bir hisse kapıldı?” sorusunu cevaplarken bakın ne diyor:

“Türk medyasının çoğu üyesi ‘bu düşünceyi durdurmak için’ bir şey yapmadı. 

Türk halkının ‘aklından geçenleri ve bu düşünceye nasıl kapıldıklarını’ bilmiyorum!

Komik bir durum!

ABD’nin bununla bir ilişkisi yok!”

Evet, ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Türk halkının adeta durduk yerde ABD’nin “darbe teşebbüsünün” arkasında olduğunu hayal ettiğini iddia ederek bunu “komik bir durum” olarak nitelendiriyor! 

Ama “daha komik” durumlar da var!

Bize göre ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü John Kirby’nin bu açıklaması ile içine düştüğü durum çok daha komik!

Türkiye’nin ABD’den bir talebi var!

Darbenin planlayıcısı olan Gülen’i ABD’den istiyor!

ABD bu haklı talep karşısında ne yapıyor?

“Kanıtınız var mı” diye soruyor!

Oysa ABD Türkiye’de neler olup bittiğini bal gibi biliyor!

FETÖ’nün nasıl bir yapılanma içinde olduğunu Amerikalılar bizden çok daha iyi biliyorlar!

Çünkü bu yapılanmanın arkasındaki “üst akıl sahipleri” bizzat kendileri!

Her şey ayan beyan ortada!

Ve her şey ayan beyan ortada iken ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü hala suçu başkalarının üzerine atarak kendilerini aklamaya kalkışıyor!

Türk medyasının çoğu üyesi “bu düşünceyi durdurmak” için bir şey yapmamışmış!

Türk medyasının çoğu üyesi “bu düşünceyi durdurmak” için niye bir şey yapsın?

ABD Gülen’i vermekte nazlanmasa, işte o zaman Türkiye’deki “medyanın çoğu üyesini suçlama” gibi bir hakları olabilir!

Ama ABD Gülen’i iade etmeye bir türlü yanaşmıyor!

Bin bir türlü bahane üretiyor!

ABD yönetimi Türk medyasını suçlamadan önce “aynanın” karşısına geçip kendi haline bir bakmalı!

Aynada gerçek suçluları ve bu suçlulara arka çıkanları hemen göreceklerinden eminiz!

Hal böyle iken kalkıp başkalarını suçlamaları gerçekten çok komik oluyor!

Üstelik bu tür komiklikler bizleri hiç güldürmüyor!