Hayatın gerçekleridir bunlar. Yaşanması gereken.
Biz bir sınavdayız, bunun karşılığı olacak elbet. Çilesiz ecir olmaz. Ecir de çilesiz olmaz.
Düşünceyi merkeze almak ve kendini düşünceye adamak bir fedakârlık gerektirir. Fedakâr olmak erdemlilerin işi.
Bir savrulma dönemi yaşanıyor. Bu, basit olgular üzerine kuruludur.
İnsanlar düşünce merkezli değildirler. Psikolojileri baskındır.
Türkiye de demokrasiden söz edilemez. Demokrasi bilinçli olanların düşünenlerin işi.
Türkiye de medeniyet vurgusu bir anlam ifade etmiyor.
Abede emperyalizmi özümsenmiştir.
Irak ta İslâm medeniyeti topraklarının bombalanması ve insanın öldürülmesi hiçbir anlam ifade etmiyor.
Değerlerin yitmesi, kavramların karışması ve kaymasının bir anlamı yoktur.
Bu ülkenin esnafı ölüm döşeğinde. İsyan halinde. Ama ölüm fermanını kendi yazıyor.
Bu ülkenin insanı söz veriyor, sözünde durmuyor.
Bu ülkenin insanı "inşallah", "tamam", "evet" diyor gülücükler sunuyor sonra da ipini kendi çekiyor.
Bir millet böylesine bir tutumu nasıl sergiliyor.
En uçların bir araya gelip aynı düzlemde buluştuğu bir zamanı ve durumu nasıl açıklayacağız
Öcü üretme mantığı insanları nasıl da sürüklüyor.
İnsanlar psikolojiyle yönlendiriliyorlar.
Bir millet başka nasıl afsunlanır böyle.
Hem söz verip hem de sözünden dönmek nasıl olur
Hayata yeni bir sayfa açmak buna denir.
Düşünce merkezli bir gençlikle ile gelecek kurmak.
Çok okuyan, çok düşünen, çok bilen bir kuşak.
Evet bu millet 5 yıllık bir geleceğini teslim etti. Bekleyip göreceğiz.
Biz işimize bakacağız.
Medeniyetimizi, kültürümüzü daha iyi kavramaya ve anlatmaya bakacağız.
Eserler ortaya koyacağız
Biz bir tohum ekiyoruz, karşılığını almak için zaman gerekir. Tohumlarımızı ekip duruyoruz.
Biz öfke ekmiyoruz, sevgi besliyoruz. Sevgiyle bakıyoruz.
Biz düşmanlıkları körüklemiyoruz. Biz başkalarını öne çıkarıp kendi geleneğimizi ve düşüncemizi küçük görmüyoruz.
Kalbimde zerre umutsuzluk yok. Ben bana düşeni yapıyorsam, yaptıysam ve yapacaksam bir sorun yok.
Ben kendimden sorumluyum.
Yazılarım, kalemim, düşüncemle bir yoldayım ve koşuyorum. Zorlukları tercih ediyorum. Büyük davanın ve düşüncenin bir eriyim.
Paranın, makamın kulu değilim. Gelecek kaygım yok. Son soluğuma kadar, gücüm yettiğince çalışmalarımı sürdüreceğim. Ne siyasayı, ne edebiyatı, ne düşünceyi, ne gazetemi, ne partimi bırakma niyetindeyim. Ben, eğer bensem ve ben eğer bu davanın bir savunucusuysam yolumu sürdüreceğim.
Zor ve çileli bir yolu seçtim
Biliyorum ki Allah ecrini verecektir.
Rızık mı, son gücümle çalışıyorum, Allah karşılığını verecek.
Her bireyi düşündürtmeye ve birlikte yolculuk yapmaya devam edeceğim.
Bundan böyle yazılarım düşünce ağırlıklı olacak. Sineklerle uğraşmanın zamanı değil. Medeniyet kurmanın zamanı. Büyük medeniyetimizi ihya etmenin zamanı.