28 Temmuz 2014 günü, Ramazan Bayramı nın birinci günü.

Bayram, Müslümanların, Sevgili Peygamberimizin bir

hadisinde buyurduğu gibi, Ramazan ın son on günü cehennemden azatlık

günleridir müjdesine sevinme günüdür.

Allah ın affının olduğu inancıyla af ümidiyle Rabbin

kapısında sevinçle bekleme günleridir.

Filistin de, Siyonist çeteler tarafından akıtılan kan,

gözyaşı bizim bayram sevincimizi durduramaz.

Eceli gelen ölür genel kuralına göre şehit olan

kardeşlerimizin şehadeti de bizim bayramlarımızı engellemez.

Bedir harbinde Sevgili Peygamberimizin ashabından on dört

şehit verilmesine rağmen o sene bayram namazı kılınmış ve sevinci paylaşılmış.

Bedir harbi Ramazan ın 17 sinde olmuştu. Yani 13 gün

sonra bayram yapılmıştır.

Hazreti Hamza ile beraber 70 ashabın şehit edildiği Uhud

harbi, Şevval ayının yedisinde olmuştu. İki ay sonra Kurban Bayramı gelmiş ve

bayram yapılmıştı.

Biz, dünyanın her tarafında haksızlığa uğrayanların

yanında gücümüzle orantılı olarak yerimizi alacağız, üzerimize düşeni

yapacağız, ondan sonrasını Allah a havale edeceğiz.

Ağlamakla, zalimlere sövmekle, ölü dirilmiyor, yaralar

sarılmıyor.

Pazartesi günü, şafak atmadan uyanacağız.

Banyomuzu yapacağız.

Dişlerimizi fırçalayacağız.

En güzel kokularımızı süreceğiz.

Gülyağı gibi tabii olanlarını kullanmaya dikkat edeceğiz.

Elbiselerimizin en yenisi, en temizi ve en güzelini

giyineceğiz.

Sabah namazından önce ağzımızı tatlı bir şeyle

tatlandıracağız.

Tatlı çiğneyen ağızdan tatlı kelimeler çıkarmaya çalışacağız.

Güneş bir adam boyu yükseldiğinde, millet olarak kıyama

kalkacağız ve dokuz tekbirle iki rekât bayram namazı kılacağız.

Cumhurbaşkanından sade vatandaşına kadar;

Generalinden erine kadar;

Rektöründen öğrencisine kadar;

Patronundan işçisine kadar;

Sanatçısından çiftçisine kadar herkes, sınıf farkını

kaldırarak yan yana gelecek, omuz omuza verecek birlik ve beraberliğini bütün

dünyaya gösterecek.

Birlik ve beraberliğin ancak bir olan Allah ın emirleri

etrafında gerçekleşebileceğini yedi iklim cihana ilan edeceğiz.

Kin, nefret, küsmek, dargınlık kaldırılacak.

Ortalığa din, sevgi, saygı, tebessüm, iyimserlik... hakim

olacak.

Cennet kokulu anaların duaları alınacak.

Babaların elleri öpülecek.

Dedelerin ve ninelerin hayır duası alınacak.

Telefonlarla uzaklar yakın yapılacak.

Üç günlüğüne, hırsızlık, soygun, adam öldürme, yaralama,

tecavüz, zimmet, sabotaj, terör duracak.

Evler tertemiz olacak.

Sokaklar yağ döksen yalanır hale gelecek.

Çocukların gönülleri hoş edilecek, en sevdikleri şeyler

verilecek.

Bayramlar, dedeler günüdür. Nineler günüdür.  Babalar, anneler, çocuklar, damatlar,

gelinler günüdür.

Ayıran değil kavuşturan gündür.

İzinli askerlerin, memurların, işçilerin, gurbette garip

olanların sevdiklerine kavuştuğu gündür.

Yokluğun ve yoksulluğun üç günlüğüne yok olduğu gündür bu

bayram günleri.

Büyüklerinize saygılarınızı, küçüklerinize sevgilerinizi

sunun.

Gelmeyene gidin. Gülmeyene gülün.

Konuşmayanla konuşun.

Parti, vakıf, dernek, görüş farklılığı olan insanların

bayramlarını tebrik edin.

Mahalleniz, köyünüz veya şehrinizdeki ilim adamlarını

ziyaret ediniz.

Hastaların duasını alınız.

Öğretmenlerinizi unutmayınız.

Kimsesizlerin kimsesi olunuz.