Selanik’te bulunan 550 yıllık Hamzabey Camii zulümlerin en büyüğünü gördü, yıllarca avlusunda ahlaksız filmlerin gösterildiği asırlık camii, şimdi de müze ve sergi alanı haline getiriliyor. Ecdad yadigarı eserlerin Rumların elinde mağduriyeti sürerken, İstanbul’u ikinci Vatikan’a dönüştürecek Ruhban Okulu’nun yeniden açılacak olma ihtimali bile, milletimizin tüylerini ürpertiyor.

RUMLARIN ELİNDE TARUMAR OLDU

Hamza bey Camii’nin manevi kimliğine yapılan saldırıyı kelimelerle anlatmanın izahı yok. 1467 yılında Osmanlı askeri komutanı Hamza Bey’in kızı tarafından yaptırılan cami, Selanik’in bilinen en eski ibadethanelerinden. Selanik’in Rumlar tarafından işgal edilmesinin ardından yalnızlığa terk edilen, tarihi caminin içi ve çevresi bölümlere ayrılarak dükkan haline getirildi.

Hamza Bey Eski Hali

UZUN YILLAR AVALUSUNDA YETİŞKİN FİLMLERİ GÖSTERİLDİ

İlerleyen yıllarda caminin sütunlu iç avlusuna beton bir kütle eklenerek sinema salonu inşa edildi. Yıllarca Müslümanlara hizmet eden minarelerden ezan okunan kubbelerinin altında zikir çekilen camiinin avlusunda 1970’li 80’li yıllarda ahlaksız filmler dahi gösterildi. Geçtiğimiz günlerde Yunanistan Kültür Bakanlığı asırlık camiyi yeniden ihya etmek yerine müze ve sergi salonu olarak kullanacağını açıkladı.

BAŞINA GELEMEYEN EZEİYET KALMADI

Yunanistan Kültür Bakanı Lina Mendoni’nin Hamzabey Camii’nde yapılan restorasyonda sona doğru yaklaşıldığını eylül ayından caminin sanat galerisi olarak hizmet vereceğini açıkladı. Makedonya Modern Sanat Müzesi yönetimine devredilecek olan camide, 20. yüzyılın başındaki Selanik’e ait ilk kez yayınlanacak fotoğrafların yer alacağı özel bir sergiyle açılacak.

Rumların işgali altında yıllar içinde camii hüviyetinden koparılan Hamzabey Cami son olarak sanat galesine çevrilecek. İşin daha da acı tarafı bugün Selanik’te yaşayan Müslümanların ibadet edecek camileri yok.

Hamza Bey Sinema Salonu

MİMARİ OLARAKTA ÇOK ÖZEL BİR YAPI

Hamza Bey Camii, aynı zamanda Selanik’teki en eski Osmanlı eseri olma özelliğini taşıyor. Osmanlı mimarlık tarihinde T-planlı (Zaviyeli/Ters T) yapılardan, klasik Osmanlı cami mimarisine geçişin en özgün örneklerinden biri olan camiye zaman içerisinde eklemler yapıldı. 1467’de temeli atılan camii 1592’de artan Müslüman cemaat nedeniyle genişletildi.

Bu camiyi Balkanlar’daki diğer Osmanlı camilerinden ayıran en önemli özelliği iç avlusudur. İşgal atında önce Kızılhaç’a verilen camii daha sonra bölümlere ayrılarak ticari dükkanlara dönüştürülmüş ve mimari seçkinliği kasıtlı şekilde bozulmuştur.

Muhabir: Gökhan Göktürk