Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın ardından Beypazarı Belediye Başkanı Özer Kasap, Kalecik Belediye Başkanı Satılmış Karakoç, Güdül Belediye Başkanı Mehmet Doğanay, Polatlı Belediye Başkanı Mürsel Yıldızkaya ve Ayaş Belediye Başkanı İzzet Demircioğlu, Şereflikoçhisar Belediye Başkanı Mustafa Koçak ve Elmadağ Belediye Başkanı Adem Barış Aşkın da CHP'den istifa etti.

İPLER NASIL KOPTU?
Krizin perde arkasında, 9 Eylül törenleri ve sonrasında yaşanan gerilim yatıyor. CHP Sözcüsü Müslim Sarı'nın, Yavaş'ı açıkça hedef alarak YENİ Parti lideri Özgür Özel'e bilgi vermesini eleştirmesi bardağı taşıran son damla oldu. Sarı'nın, "Kimse CHP'den üstün değil" çıkışının ardından beklenen yanıt doğrudan Mansur Yavaş'tan geldi.
Siyasette bazı kararların öfkeyle alınmayacağına, uzun uzun düşünülüp vicdanla tartılacağına dikkat çeken Yavaş, siyasi yoluna bağımsız devam edeceğini aktardı. Kendi duruşunu şu çarpıcı sözlerle ifade etti:
"Üzerime düşen sorumluluğu dün de taşıdım, bugün de taşıyorum. Kendimi hiçbir zaman siyasi partilerin üzerinde görmedim. Böyle bir iddiayı hadsizlik sayarım."

ALTI İLÇEDE PEŞ PEŞE İSTİFA
Büyükşehir cephesindeki bu sarsıntının yankıları hızla ilçelere sıçradı. Beypazarı, Kalecik, Güdül ve Polatlı belediye başkanları CHP'den ayrıldıklarını kamuoyuna duyurdu.
"Mansur Yavaş Başkanımızla çıktığımız bu yolda..." diyerek safını belirleyen Beypazarı Belediye Başkanı Özer Kasap, görevine bağımsız olarak devam edeceğini kaydetti.

Benzer bir istifa dalgası Kalecik'te de yaşandı. Kalecik Belediye Başkanı Satılmış Karakoç, içinden geçilen sürece işaret ederek partisinden koptuğunu ve yoluna tek başına devam edeceğini vurguladı.
Bunların dışında son olarak Ayaş, Şereflikoçhisar ve Elmadağ ilçelerinin belediye başkanları da CHP'den istifa etti.

"SADAKAT, SİYASETİN NAMUSUDUR"
Yavaş'ın kamuoyuyla paylaştığı veda metni, aynı zamanda yeni dönemin yol haritası niteliğindeydi.
Demokratik bir iktidar değişikliğinin muhalefetin birbirini tüketmesiyle değil, ortak ilkelerde buluşmasıyla mümkün olacağı hatırlatıldı. Elde edilen makamları, seçmenin onay vermediği siyasi adreslere taşımayı hiçbir zaman doğru bulmadığını belirten Yavaş, tavrını şu cümleyle özetledi: "Seçmenin iradesine sadakat, siyasetin namusudur."
Bundan sonraki süreçte, hiçbir ayrım gözetmeksizin tüm Ankaralılara bağımsız bir başkan olarak hizmet edileceğinin altı çizildi.



