Dünyanın en büyük iki buz kütlesinde alarm zilleri çalıyor. Küresel ısınmanın yarattığı yıkıcı etki, Scientific Data dergisinde yayımlanan son araştırmayla bir kez daha gözler önüne serildi. 27 farklı uydu görevinden gelen verilerle hazırlanan rapor, buz tabakalarındaki erimenin sanılandan çok daha farklı ve korkutucu bir boyuta ulaştığını ortaya koydu. Deniz seviyesindeki milimetrelik artışların bile kıyı şeritlerinde nasıl büyük bir felakete kapı araladığı rakamlarla aktarıldı.

Yüzeyde Erimiyor, Okyanusa Boşalıyor

Buz Tabakası Kütle Dengesi Karşılaştırma Çalışması (IMBIE) ekibi tarafından derlenen 47 yıllık veriler, ezber bozan bir gerçeği gün yüzüne çıkardı.

Toplam buz kaybının yüzde 84'ünün yüzeydeki erimeden ziyade, hızlanan buzulların okyanusa devasa kütleler boşaltmasından kaynaklandığı kaydedildi. Araştırmayı yöneten Northumbria Üniversitesi'nden Dr. Inès Otosaka, "1970'lere kadar geri giderek buz tabakalarının yarım asırda nasıl değiştiğini artık görebiliyoruz. Kaybedilen buzun beşte dördünden fazlası, yüzeyde erimek yerine daha hızlı akan buzullarla okyanusa taşındı" ifadelerini kullandı. Grönland'da günde 50 metre geri çekilen Jakobshavn Buzulu bu acı tablonun en net örneği olarak gösterildi.

S 8Fa58952C06410B36371E4E00B07A916824D2233

"Kıyamet Buzulu" Alarm Veriyor

Güney Kutbu'nda ise tablo giderek karanlık bir hal alıyor. 1980'lerde yılda 48 milyar ton olan buz kaybının, 2010'lu yıllara gelindiğinde 202 milyar tona fırlayarak dört kattan fazla arttığı vurgulandı.

ESA'nın verilerine göre, Antarktika'daki kaybın baş aktörü ise ısınan okyanus suları. Ilıman suların buz tabakasını alttan ve yanlardan aşındırmasıyla, özellikle 'Kıyamet Buzulu' olarak bilinen Thwaites ve komşusu Pine Island'da okyanusa akan buz miktarının rekor kırdığına dikkat çekildi. Grönland'da da durum farksız; 1980'lerde 60 milyar ton olan yıllık kayıp, 2010'larda 264 milyar tona ulaştı.

Faturayı Milyonlarca İnsan Ödeyecek

2020-2023 yılları arasında Doğu Antarktika'ya yağan rekor kar ve Grönland'daki ılıman yazların yarattığı yavaşlamanın geçici bir hava olayı olduğu, erimenin 2023'ten itibaren yeniden hız kazandığı belirtildi.

1979 ile 2023 yılları arasında deniz seviyesi toplam 31,4 milimetre yükselirken, bunun 18,1 milimetresinin sadece Grönland kaynaklı olduğu aktarıldı. IMBIE kurucusu Prof. Andrew Shepherd, 3 santimetrelik artışın masum görünse de aslında felaketin habercisi olduğunu belirterek, bu durumun 6 ila 9 milyon kişiyi daha kıyı taşkınları ve erozyon riskiyle karşı karşıya bıraktığını kaydetti. Kaliforniya Üniversitesi'nden Eric Rignot ise "Kutup bölgelerini eritiyoruz, deniz seviyesi dünya genelinde yükseliyor ve bu, kıyı bölgelerinin kırılganlığını artıracak" diyerek yaklaşan tehlikeye karşı uyarılarda bulundu.

Kaynak: Haber Merkezi