O şehitler, Allah’ın kendilerine bağışladığı nimetlerle sonsuz bir mutluluk duyarlar. Arkalarından gelecek olup, henüz kendilerine katılmamış olan mücahit kardeşleri adına da, “Onlara hiçbir korku yok, onlar asla üzülmeyecekler” müjdesiyle sevinirler. (Al-i İmran-170)
Şehit İsmail, Yahya Sinvar için sevinmiştir… Muhtemelen şehit Yahya, Halil El Hayya adına sevinmekte… Aşkın izzetiyle dost olanı beklemekte...
Aşk ne demek? Âşık kime denir?
Aşk, inanmaktır. Yaratılışa, hayata, imtihana ve hakka dönüşe inanmaktır. Her şartta inanmaktır. Tüm zorluklara, sıkıntılara, sorunlara rağmen yola yürekten inanan canlara “âşık” denir. Mesela Hz. Adem’den itibaren tüm peygamberler aşıktır. Hz. Muhammed Mustafa âşıkların piridir. Ebubekir âşıktır. Ömer âşıktır. Osman âşıktır. Ali âşıktır. Hasan, Hüseyin âşıktır. Hasan Basri Hazretleri âşıktır. Tarık bin Ziyad âşıktır. Muhammed Alparslan âşıktır. İmam Gazali âşıktır. Selahaddin Eyyubi âşıktır. Fatih Sultan âşıktır. Tamam da nereden anlayabiliyoruz bu adamların âşık olup olamadıklarını? Farklı farklı zamanlarda, farklı farklı bölgelerde yaşayan bu insanların ortak noktası nedir? Tabi ki izzetli yaşantıları ve şanlı ölümlerinden…
İzzet ne demektir?
Bu çağda Müslümanların pek kullanmadığı asil bir haslet… Kişilerde; feraset, cesaret, kabiliyet ve hareket gibi özelliklerin bir araya gelmesiyle ortaya çıkan muazzam bir kuvvet… Feraset; her şartta olduranın, öldürenin ve kendine döndürenin Allah olduğunu ve imtihanı bilmeyi sağlar. Cesaret; kavi bir imanın tezahürü ile tüm olmazları oldurmaya cüret etme sanatıdır. Kabiliyet; ferasetin ve cesaretin aktif kullanılmasıyla ortaya çıkan idrak edebilme halidir. Hareket ise Müslüman idealler uğruna, kâinatın şahdamarını kesebilecek enerjiye sahip olmaya denir. Bunlarının tamamının birleşimi izzetli bir duruşu meydana getirir.
Muhammed Emin Yıldırım hocama sormuştum. Müslümanlar bu çağda neyi kaybetti? Neyi kaybettik? İzzeti kaybettik demişti. Anlamamıştım. 7 Ekim 2023 yılından önce, gerçekleşmişti bu diyalog… 2000’lere yakın doğduğumuz için izzetli büyük Müslümanlarla tanıklığımız, tanışıklığımız çok kısıtlıydı… Ancak Aksa Tufanı ile gerçek izzet ve gerçek Müslümanlarla yakından tanışmak fırsatı bulduk.
Gazze halkını ve komutanlarını görene kadar tam anlamıyla Müslüman olduğumuzu zannediyorduk. 7 Ekim’den bu yana izzetsiz olduğumuza zaten emin olduk. Hatta Gazze dışında yaşayan Müslümanların, Müslümanlığı şüpheli konuma geldi… Onlar inandığı Allah alışveriş merkezleri kurmayı bilmiyor mu? Maslahat bilmiyor mu? (Sümme hâşâ.) Onlar Müslümansa, biz neyiz? Biz Müslümansak, onlar ney?
Hâsılı
Allah’a iman eden kullar, âşık olurlar. Ölümden korkmadıkları gibi, ölümsüz bir hayat yaşamaktan da korkmazlar. Korkmayan Müslümanlar, küffarın önünde eğilmezler. İzzetli bir şekilde yaşar. İzzetli bir şekilde ölürler. Şeyh Ahmet Yasin gibi… Abdulaziz Rantisi gibi… İsmail Heniyye gibi… Yahya Sinvar gibi… Ve belki de yakında Halil El Hayye gibi…
İzzet, aşktan geçer. Âşık olmayan izzeti ne bilesi?