Doğu Anadolu'da yer alan illerimizden memleketim Erzincan'a da uğradım. Altın madeni faciasının yaşandığı, 9 vatandaşımızın hayatını kaybettiği İliç'e de. Bazı notlarımı sizlerle paylaşmak istiyorum;
* Devlet, bakanlıklar elbette, faciaya sebep olan 10 milyon metreküp toprağı kaldırıp toprak altında kalan 9 çalışanı bulmak için olağanüstü bir çabanın içinde oldu. Uzun bir süre sonra da olsa 9 vatandaşımız siyanürlü toprağın altından çıkarılıp defnedildi.
* Ancak olayın bir başka yürek yaralayan yanı da var; bölgede acılı ailelerle de konuşma imkânım oldu. Bazı acılı aileler, “Cenazemizi bize bile göstermediler!” yakınmasında bulundular.
* Tamam; tedbirsizlik, ihmal, yeterli önlem alınmadığı için İliç altın madeninde bir facia yaşandı. 9 maden çalışanı bu faciada hayatını kaybetti. Uzun bir süre altın madeni faciasında hayatını kaybeden bu vatandaşlarımızın naaşlarına ulaşılamadı. Uzun çalışmalar sonunda ölenlerin naaşlarına ulaşıldı. Ancak hayatını kaybedenlerden bazılarının naaşı neden ailelerine gösterilmedi? Hatırladığım kadarıyla bu yönde yetkililerden bir açıklama da gelmedi.
* Altın madeni faciasının yaşandığı Erzincan İliç'in bazı köylerine de uğrama fırsatım oldu. Ceviz ağaçlarının yaprakları neredeyse simsiyah bir görüntüde idi. Köylüler “anormal bir durum” olarak nitelediler, bu görüntüyü.
* İliç altın madeninde son durum şudur; maden an itibarı ile kapalı. Çok sayıda işçi çıkarıldı. Madenin belli bir süre sonra farklı bir şirket sahipliği ile yeniden faaliyete geçeceği konuşuluyor.
İLİÇ, SARKACIN TAM DA ORTASINDA!
* Sivas/Divriği’den Mehmet Aydın... Mehmet Aydın, emekli ve çevreye duyarlı bir isim. Zaman zaman telefonla arayıp çevreye, tabiata, yaşadığı bölgeye ilişkin farklı hassasiyetlerini anlatıyor.
Bu kez dile getirdiği husus, Erzincan/İliç’te meydana gelen altın madeni faciası… Malum, Divriği Sivas’ın ilçesi ama İliç’e de çok yakın bir mesafede.
* Şunları anlattı Mehmet Aydın; “Erzincan/İliç’teki bu altın madeni faaliyete geçtikten sonra, bizim bu bölgede, Divriği’de serçeler uçmamaya başladı. Serçeler yok oldu bölgeden. Sürüyle serçe kalmadı. Keklikler yok oldu. Eskiden elma, armut ve diğer meyve ağaçlarımızda meyveler salkım saçak olurdu. İliç altın madeni faaliyete başladıktan sonra artık meyve ağaçlarımız da meyve vermemeye başladı. Meyve ağaçlarımız kurudu!”
* Erzincan İliç’teki altın madeninde siyanür kullanılması ve yaşanan son büyük facia sadece İliç ve çevresini mi etkileyecek?
* Doğu Anadolu ziyaretlerim sırasında Mehmet Aydın’ı teyid eden çok sayıda konuşmalara tanıklık ettim. Erzincan İliç’teki altın madeninde siyanür kullanılması ve yaşanan son büyük facia sadece İliç ve çevresini değil, büyük ölçekte bölgeleri etkileyecek?
* Erzincan/İliç… Bir yanda facia yaşanan altın madeninde işçi çıkarmaları devam ediyor. Çok sayıda kişi ekmeğini buradan kazandığı için aileler an itibarı ile zor durumda. Ancak öte yandan da altın madeni bölge için sayısız riskler ve tehlikeler barındırmakta. İliç, bu sarkacın tam da ortasında…
SORU ŞUDUR; BU TATLI KÂR BIRAKILIR MI?
OreWin adlı bağımsız madencilik denetim şirketi…
Bir rapor hazırlamış. Rapor, Şubat 2022 tarihli. Ne diyor bu rapor? Bakalım;
* “İliç altın madenini işleten Anagold Maden Şirketi, 2022 yılının başından 2043 yılının sonuna kadar (toplam 21 yılda) madenden çıkartacağı yaklaşık 4,3 milyon ons altının satışından 7 milyar 154 milyon dolar gelir elde edecek.”
* “Şirketin madencilik faaliyetleri gideri 3 milyar 464 milyon dolar olacak. Taşıma ve rafinaj maliyeti 19 milyon dolar, devlet hakkı (royalty) ödemeleri ise 353 milyon dolar. Şirket ayrıca 588 milyon dolarlık sermaye maliyeti öngörüyor.”
* “Böylece üretim dönemindeki toplam giderler 4 milyar 425 milyon dolar seviyesinde gerçekleşecek. Şirketin vergi öncesi kârı 2 milyar 729 milyon dolar olacak.”
* “174 milyon dolar tutarında Kurumlar Vergisi ödemesinden sonra, 2022-2043 yılları arasında Anagold Maden Şirketi’nin net kârı 2 milyar 555 milyon dolar olacak.”
***
Şimdi…
Soru şudur; bu tatlı kâr bırakılır mı?
* İliç altın madeninin yeniden açılması için farklı kulis faaliyetleri devam ediyor.
* Bazı kamu yöneticilerinin madenin yeniden faaliyete geçmesi için önemli isimlerle temasta oldukları haberleri geliyor.
* Bir yandan da işten çıkarmalar sürüyor.
* İkinci soru da şudur; facia yaşanan İliç altın madeni yeniden faaliyette bulunacaksa bu hangi şartlarda gerçekleşecek?
İşte bütün soru işaretleri tam da burada düğümleniyor!
KÖY OKULLARI AÇILIRSA İŞTE BUNLAR OLACAK!
Anadolu notlarıma, izlenimlerime devam edecek olursam…
Köy okulları yeniden açılırsa, köylere öğretmen/öğretmenler tayin edilirse;
* Binlerce köy yaz kış şenlenecek…
* Binlerce köyde imam ve öğretmen aynı anda hizmet verecek, eskiden olduğu gibi…
* Binlerce köyde artık yetişkinler rahat rahat işini yapabilecek, tarım yeniden canlanacak, çiftçiler bir ‘oh’ diyecek…
* Binlerce köy aynı zamanda birer üretim merkezi olacak…
* Binlerce köyde kuruyan çeşmeler yeniden akmaya başlayacak, kuruyan meyve ağaçları yeniden tomurcuklanacak, kuruyan göller dolacak, kuruyan çaylar, dereler yeniden canlanacak. Masal anlatmıyorum; bir köyde insan olmazsa dereler de kurumaya başlıyor…
* Binlerce köyde çiftçiler çalışırken yoldan geçenler, “Kolay gelsin ağam, bereketli olsun, uğurlar olsun...” selamını verecekler…
* Binlerce köyde tarlalarda çalışırken bir gölgelik altında hazırlanan sabah kahvaltısında içilen çayın rayihası ve kokusu taa uzaklardan yine ve yeniden hissedilecek. (Zira, sabah erkenden gidilen tarlalarda bereket de bir başka oluyordu…)
* Binlerce köyde olmasa bile birçoğunda su değirmenleri yeniden aktif olacak. Binlerce çiftçi, buğdayları öğünürken çıkan o ahenkli sesin altında uyuklarken tatlı düş ve rüyalara dalacak… (Bu ziyaretimizde gördük ki birçok su değirmeninin yerinde yeller esiyor. Yıkılmış, virane olmuş köylerdeki su değirmenleri…)
* Binlerce köyde yeniden havlama sesleri ile inek, kuzu, eşek ve horoz sesleri birbirini izleyecek… Ahırlardan taze ve gerçek ‘gezen’ tavuk yumurtası alınabilecek… Tarlalar sürülecek…
* Binlerce köyde köylüler Mart ayında karların erimesiyle birlikte nevruz ve çiğdem toplamaya çıkacaklar... Hemen akabinde Mayıs ayı gibi de mantar seansları…
* Binlerce köyde tandırlar yeniden alevlenecek, taze ekmek pişecek. Köyleri mis gibi taze ekmek kokusu kuşatacak…
* Binlerce köyde köy düğünleri yapılmaya başlayacak. 3 gün 3 gece düğünlerde ikramlar yapılacak, keşkekler pişecek…
* Binlerce köyde at kişnemeleri araba seslerine karışacak… Eski ile yeni, modern ile geleneksel et ve tırnak gibi olacak…
---
