İnternet icat oldu, araştırma bozuldu. Mehmet Akif Ersoy a bir yazarı sormuşlar, cevap olarak "O, kalemiyle değil, makasıyla yazı yazar" demiş. Yani kitaplardan veya gazetelerden keserek yazar.

Benim, Mehmet Ali Ağca ile ilgili vereceğim tarihlerin çoğunluğu arama motorlarından elde ettiğim rakamlardır.

Gazetelerin ve iddia makamının iddiasına göre Mehmet Ali Ağca 01 Şubat 1979 tarihinde Milliyet Gazetesi Başyazarı Abdi İpekçi yi öldürür. 25 Haziran 1979 da yakalanır ve hapsedilir. Yalnız kendisi mahkemede "Ben, Abdi İpekçi nin katili değilim. Ben sadece bir aktördüm" diye ifade verir.

23 Kasım 1979 da Maltepe askeri ceza evinden kaçırılır. Kimler kaçırdı sorusunu bugüne kadar kimse söylemedi. Herkes "Kaçıranlar belli" diyor ama isim vermiyor.

26 Kasım 1979 da Milliyet Gazetesi yakınındaki bir çöp kutusunda bulunan mektupta kendi el yazısıyla Papa yı vuracağını bildirdiği haberi yayınlanır.

28 Nisan 1980 de İpekçi davasından dolayı gıyabında ölüm cezasına çarptırılır.

13 Mayıs 1981 de Papa ikinci John Paul a kurşun sıkar, yaralar ama öldüremez. Ve orada yakalanır.

22 Mart 1986 da ömür boyu hapse mahkum edilir. On dokuz yıl hapis yattıktan sonra 13 Haziran 2000 de Türkiye ye iade edilir.

Türkiye de işlediği suçlardan da af edildikten sonra 12 Ocak 2006 günü Kartal H Tipi Cezaevinden serbest bırakılır.

Papanın vurulmasının hemen ardından Vatikan ın yöneticilerinden Ercole Orlandi nin kızı Emanuela Orlandi kaçırılır ve gazetelerin ifadesine göre KGB ajanları ile Bulgar ajanları kaçırır, Mehmet Ali Ağca ile takas yapabileceklerini söylerler.

1983 de 15 yaşında iken kaçırılan Emanuela Orlandi nin bugüne kadar izine rastlanamamıştır.

Havada uçan sineğin erkek mi, dişi mi olduğunu tesbit edecek teknolojiye sahip Batı, 23 yıldır Emanuela Orlandi nin izine rastlayamamıştır.

Bütün radarlarını Müslümanları görmeye ve öldürmeye ayarlı yaptıklarından kendi kayıplarını bulamıyorlar.

27/07/2000 tarihli Hürriyet gazetesi Mehmet Ali Ağca nın kardeşi Adnan Ağca nın ağzından Emanuela Orlandi nin babasına göre kızlarının yaşadığını, Malatya da evlendiğini, Müslüman olduğunu haber olarak geçer.

4 Mayıs 1998 de Papayı korumakla görevli muhafızların komutanı Alois Estermann, eşi Gladys ve koruma görevlilerinden Cedric Tornay apartman dairesinde öldürülmüş olarak bulunur.

İtalyan Espresso dergisi yazarı Pino Nicotri nin Vatikan Sırrı adlı kitabında, Tornay ın, komutanı Alois Estermann ı, Papa suikastı ile ilgili bağlantıyı ve kayıp kız Orlandi ye ne olduğunu bildiği için öldürdüğünü sonra intihar ettiğini öne sürer.

Bütün bunların doğruluk veya yanlışlığını söyleyemem. Kapı çalmanın adabından devlet yönetimine kadar her konuda bizi irşad eden Rabbimiz, gelen haberleri değerlendirme konusunda da bizi uyarır: "Ey iman edenler, eğer bir fasık size bir haberle gelirse onu araştırın ki, bilmeden bir topluma sataşırsınız da, sonra yaptığınıza pişman olursunuz." (Hucurat 6)

Güvenilen kaynaklarla araştırma imkanımız olmadığına göre bu konuda kesin bir karara varmak mümkün değil ama Mehmet Ali Ağca yı soruşturan İtalyan Polis Şefi Nicola Simone bir suikast sonucu yaralayanın bulunamaması, Milyonlarca Katoliğin papasını vurduranların tesbit edilememesi, kaçırılan kızın bulunamaması batının abarttığı kadar güçlü olmadığını ortaya koyar.

"Evinizde ne konuştuğunuzu duyarım" diye bize korku salmaya çalışan Amerika nın, her gün Irak ta askerlerini öldüren direnişçileri görememesi ve duyamaması da efelenmesi kadar güçlü olmadığının delilidir.

Avrupa, Osmanlıyı yıkmak için Jön Türkleri desteklemiş. Yine Avrupalıların bugünlerde iddia ettiklerine göre o destekledikleri Talat paşalar, milyonlarca Hıristiyan Ermeni yi katletmiş. Sonra da o destekledikleri üç paşayı Ermeni komitacılar öldürmüş.

Yine yetkili emekli generallerin hatıratlarına göre halkın dilinde, hatta Ecevit in dilinde Kontrgerilla olarak bilinen teşkilatın parası Amerika dan gelmiş. Yine iddia edildiği gibiyse Kontrgerilla eğitiminden geçmiş bu insanlar, deli fişek gibi namludan çıkmışlar, namluya sürenlere doğru dönmüşler, Amerika ve Avrupa da yaşayan milyonlarca Katoliğin liderini vurmuşlar.

Otuz bin insanımızın öldürülmesine sebep olan APO da batının bize dayattığı bugünkü laik eğitimin bir ürünüdür.

Atalarımız "Ebu Cehil kuyu eşer, kendi kuyusuna kendi düşer"

"Hileyle  iş gören mihnetle can verir"

"Rüzgar eken fırtına biçer"  demişler.

Rabbimiz de: "Kötü tuzak, sahibini yakalar"  buyurmuş. (Fatır 43)

Kimin nerede ne yaptığını araştırmakla vakit kaybetmeyelim.

Kimseler tuzak kurmadan, herkese Allah ın Kur an da bildirdiği doğruları, doğru ve güzel bir şekilde öğrenmeye ve tebliğ etmeye gayret gösterelim.