Dünya üzerinde başıboş dolaşan kurt bu defa gözüne İranı kestirmiş görünüyor.. Aslında kuzu sanıp saldırdıklarından ağır dersler alıyor olmasına rağmen huylu huyundan vazgeçmiyor.. Vietnamdan sonra Iraktaki macerasından da derin yaralar almış olsasına rağmen kan akıttıkça gözünü kan bürüyor ve saldıracak yeni hedef arıyor.
Diyelim ki ABD kuruluş yıllarından beri kanla içiçe gelişti ve büyüdü yani kanla beslendi, bu yüzden de sürekli olarak kana ihtiyaç duyuyor. Ya dünya üzerinde barışı sürekli kılmak, güçlülerin istediklerini yapmalarını, zayıfların ezilmesini engellemek adına kurulduğu ileri sürülen Birleşmiş Milletler(BM) ne yazık ki bu fonksiyonunu hemen hemen hiç yapamadı ya da yapmadı.. ABD ve siyonizmin maşası durumuna düştü. Zaten kuruluş biçimi, 5 daimi üyeye kararları veto hakkı verilmesi ve oy birliği ile çıkmayan kararların uygulanamıyor olması ta baştan beri BMyi bu 5 ülkenin çıkarlarını korumak üzere kurulmuş bir teşkilat durumuna getirmişti. Giderek iki kutuplu dünyada ABD ve yandaşları ile Sovyetler Birliği ve yandaşlarının çıkarlarına hizmet eder oldu. Bu yapı ise zayıf ülkeleri ya ABDnin ya da Sovyetler Birliğinin eteğine yapışmaya mecbur bıraktı. Sovyetler Birliğinin dağılmasının ardından dünya tek kutuplu hale gelince BM doğrudan doğruya ABDnin hizmetine girdi. ABDbir ülkeye saldırmayı ve işgal etmeyi kafaya koymuşsa BMbu saldırı ve işgalin zeminini hazırlamak görevini yerine getirmeye başladı. Afganistanda, Irakta böyle oldu. Sanki şimdi de İranda aynı senaryonun yeniden yaşanacağı görülüyor.
Bu arada ABD destekçisi medyanın saldırı ve işgallerdeki rolünü unutmamak gerekiyor.
Iraka saldırı öncesi ABDnin iddialarını ve BMsilah denetcilerinin rolünü hatırlayacak olursak şimdi aynı oyun İran için tekrarlanıyor. İşgal öncesi Irak yönetimi ısrarla ellerinde kimyasal ve nükleer silah bulunmadığını ısrarla açıklamış, hatta BM denetçilerine istedikleri her yerde nükleer ve biyolojik silah aramalarına rağmen bulunamamış olmasına karşılık BMden ABDnin istediği karar çıkmış ve Irakın işgaline yeşil ışık yakılmıştı. Şimdi İranda nükleer silah yapma peşinde olmadıklarını ancak nükleer araştırmalardan vazgeçmeyeceklerini açıkladı diye hemen ABDve BMnin kara listesine alınıverdi. Sanki dünya üzerinde ilk nükleer silahı kullanan ve 100 binlerce insanın ölümüne yol açan ABD değilmiş gibi.
Kısacası demek istediğim o ki, ya BMdağıtılmalı ya da bu teşkilata karşı bir alternatif yapı oluşturulmalıdır. Bu alternatif yapı oluşturulmadığı sürece ABD dünyanın tek hakimi edasıyla canını sıkan ülkeyi işgale kalkışacaktır. Bunun gerekçesini de BM vasıtasıyla oluşturacaktır.
Iraktan sonra İranın başına da BM vasıyatasıyla çorap örülmeye çalışılırken geçtiğimiz günlerde ABDnin Ladinin bir numaralı adamı Zevahiriyi vuruyorum diye Pakistanda bir köyü bombalaması ve gelen haberlere göre 18 sivilin öldürülmesi olayı karşısında BMnin uykuya yatmış olması dikkat çekici değil midir
Irakta olmayan silahlar için gece gündüz toplantı yapan ve kararlar alan BM, şimdi dikkat edilirse bağımsız bir ülkede bir köye saldırılmış ve 18 sivilin ölmüş olmasını görmemiş ve duymamış olmayı tercih ediyor. Böyle bir teşkilat ile dünya üzerinde adaletin ve barışın tesisi mümkün olabilir mi