İçki, Kumar, Şans oyunları ve Şarkılar

Yüce Rabbimiz; “Ben cinleri ve insanları yalnız bana kulluk etsinler diye yarattım.” buyuruyor. (Zâriyat/56)

“O halde insan olduğumuza göre yalnız Allah’a kulluk etmemiz gerekmez mi?”

“Evet gerekir.”

“Peki, bütün insanlar mı?”

“Bütün insanlar.”

“Kulluk nedir ve nasıl edilir?”

“Kulluk, Yüce Allah’ın emir ve yasaklarına uymak ve eksiksiz yerine getirmektir.”

“Emir ve yasakların ne olduğunu nereden biliriz?”

“Tabii ki Kur’an’ı Kerim ve Peygamber Efendimizin sünnetinden. Zaten Fatiha suresini her okuduğumuz da Rabbimize şu sözü verip duruyoruz. “Yalnız Sana kulluk eder ve yalnız Senden yardım dileriz.” (Fatiha/4)

Kur’an’ı Kerim ve Resulullah’ın hadislerinde ifade edilen ve bizim de kul ve ümmet olarak sakınmamız gereken yasaklardan bir kısmı: içki, kumar, şans oyunları ve bir takım eğlencelerdir. Rabbimiz; “Ey iman edenler, içki, kumar, putlar ve kısmet çekilen zarlar, hep şeytan işi, murdar bir şeydir. Onun için siz ondan kaçının ki yakayı kurtarasınız. Şeytan içki ve kumarla sadece aranıza düşmanlık ve kin sokmak ve sizi Allah’ı anmaktan ve namaz kılmaktan alıkoymak ister. Artık vazgeçiyorsunuz değil mi?” buyuruyor. (Maide/90,91)

İçki,içildiği zaman insanı sarhoş eden içeceklerdir. Peygamber efendimiz:“Her sarhoşluk veren haramdır…”buyurmuştur. (Müslim) Elbette ki çoğu sarhoş eden şeyin azıda haramdır.

Kumar, Kiminin kaybedip hüsran olduğu, kiminin kazandığını zannedip ancak iflah olamadığı bağımlılıklardır. Şans oyunları yani milli piyango, toto, loto vs. de aynı kapıya çıkar. Kazanılan veya kaybedilenin büyük veya küçük olması haram olmasını değiştirmez. Kumar oynamayı alışkanlık haline getiren kişinin adalet sıfatı kalkar yani fasık olur. Onun İslam mahkemesinde şahadeti kabul edilmez. Bu oyunlardan bedelsiz oynananlar her ne kadar mubah sayılsa da zaman israfına neden olduğu ve israfında haram olması sebebiyle oynanmaması daha iyidir.

Tavlada kumardır. Peygamber Efendimiz; “Kim tavla oynarsa Allah’a ve Resulüne karşı gelmiştir.” Buyuruyor. (Ahmed, Ebu Davut ve Malik) Bir başka hadis-i şerifte: “Kim nerdeşir (tavla) oynarsa, elini domuz etine ve kanına batırmış gibi olur.” buyrulmuştur. (Ebu Davut, Müslim) Tavla alışkanlığını devam ettirenler için de dört mezhebe göre fasık olduğu beyan edilmiştir.

Satranç: Hz. Ali ra: “Satranç da kumar türündendir.” buyurmuştur. Yine Hz. Ali ra’ın satranç oynayanların yanından geçerken: “Şu önlerinde eğildiğiniz putlarda ne oluyor?” dediği rivayet edilmiştir. Üç mezhebe göre haram kabul edilen satranç Şâfiler’e göre mekruhtur. Mekruh: Yapılması hoş olmayan, beğenilmeyen ve istenmeyen şeyler, harama yakın işlerdir. Peygamber Efendimiz; “Allah’ı zikretme türünden olmayan her şey bir boş iştir, bir oyundur.” buyuruyor. (Cabir bin Abdullah) Yine: “Ne ben oyundanım ne de oyun bendendir.” buyurmuştur Peygamber Efendimiz. (Enes b. Malik, Muaviye b. Ebu Sufyan).

Şarkı ve çalgı aletleri:Peygamber Efendimiz; “Şarkı kalpte münafıklığı yeşertir.” buyuruyor. (İbni Mes’ud). Yine: “Ümmetimden şarabı, domuzu, ipeği ve çalgıları helal kabul eden kimseler olacaktır”. (Buhari). ve “Ümmetimden bazı kimseler şarabı başka isimler vererek içeceklerdir. Onların tepelerinde çalgılar çalınacak, şarkıcı kadınlar şarkı söyleyecektir. Allah onları yerin dibine geçirecek. Onlardan domuzlar ve maymunlar kılacaktır.” buyuruyor. (İbni Mace). Bu günahları işleyenler, dört mezhebe göre de fasıktır.

Düğün ve başka toplantılarda güzelliği anlatan, ahlaksızlığa ve şarap içmeye teşvik gibi bir takım haram işlere karşı arzu uyandıran şarkılar, türküler çalmak ve söylemek haramdır. Bunlar eşliğinde dans vs oyun oynamak ta haramdır. Ancak, ‘mubah şarkı’ ve ‘tef’ çalmak caizdir. Hz. Aişe’den rivayet edilen bir hadis-i şerifte: “Nikâhı ilan ediniz ve nikâh için tef çalınız.” buyrulmuştur. (İbni Mace) Mubah, yapılmasında mahsur görülmeyen fiillerdir.

Şarkı genel bir kavramdır. Türkü ise bizim kültürümüzün bir ürünüdür. Şarkı için yukarıda değindiğimiz kıstaslar, türkü için de geçerli olsa gerektir.Ancak, fazileti ve cihadı teşvik eden marşların ve ezgilerin söylenmesinde ve dinlenmesinde mahsur yoktur.

Şüphe yok ki günümüzde bahsettiğimiz haramlardan ve şüpheli şeylerden uzak durmak hem bir erdemlilik hem de güzel ahlaktan bir örnektir. Haramlardan kesinlikle uzak durmalı, şüpheli şeylerden ise kaçınmalıyız. Hadis-i şerifte açıkça belirtildiği gibi, “Mü’minler şüphelerin sınırında durur, ileriye gitmezler.” Şüpheleri terk eden kimse dininin de ırzının da lehine günahtan kurtulmuş olur.