BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM;
Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah’a (C.C.) hamd ederim. Salât ve selâm, Peygamberimize, âline ve sahabelerine olsun.
24 Haziran 2018 Pazar günü yani yarın ülkemizde önemli bir seçim yapılacaktır. Bu seçimde seçmen hakkını elde etmiş vatandaşlarımız, kullanacakları oylarla hem hükümeti hem de TBMM üyelerini, yani milletvekillerini seçecektir. Seçmenlerin tercih edeceği Cumhurbaşkanı hem devlet başkanı, hem de tek kişilik hükümet olarak seçilmiş olacaktır. Bu seçim için altı aday yarışmaktadır. Bunlar 1. Temel Karamollaoğlu, 2. Muharrem İnce, 3. Meral Akşener, 4. Recep Tayyip Erdoğan, 5. Selahhattin Demirtaş, 6. Doğu Perinçek’tir. TBMM seçimleri için ise sekiz parti seçime girmektedir. Bu seçimlere AK Parti ve MHP Cumhur İttifakı, Saadet, CHP, İyi Parti Millet İttifakı adı altında gitmektedir. Burada her parti kendi amblemiyle, kendi aday listeleri ile seçime gitmektedirler. Her partiye verilen oy, o partiye yazılacaktır. Yani Saadet Partisi’ne verilen oylar, Saadet’e yazılacaktır. Bunun dışında üretilen her türlü algı, yalandır ve aldatmadır.
İNSAN VE SEÇİM
İnsan Allah tarafından eşrefi mahlûkat olarak yaratılmıştır. Bu özelliğinden dolayı imtihan edilmektedir. Bu imtihan; “Biz, insanların hangisinin daha güzel amel edeceğini deneyelim diye yeryüzündeki her şeyi dünyanın kendine mahsus bir ziynet yaptık” esası gereği yapılmaktadır. İnsanın bu imtihanı kazanması; hak-batıl mücadelesi şeklinde yapılan bu imtihanda tercihini haktan yana yapması ve Adil Bir Düzen’in kurulması ve yürütülmesi için çalışması gerekir. İçinde yaşadığımız ülke, bize şehitlerin emanetidir. Türkiye çok önemli bir ülkedir. Geçmiş bin yıllık tarihimizde milletimiz, hakkı üstün tutan bir medeniyetin temsilcileri olarak, insanlığa en hayırlı hizmetleri yapmışlardır. Bugün ise Türkiye’de, Irkçı Emperyalizmim ve Hıristiyan batının birlikte inşa ettiği “faizci kapitalist nizam” hâkimdir. Bu nizam fakiri daha fakir, zengini daha da zengin yapan bir düzendir. Ak Parti 16 yıllık iktidarında kusursuz olarak bu düzeni yürütmüştür. Bunu herkesin bilmesi ve görmesi gerekir. Bu düzen ile milletimiz hiçbir zaman saadet bulamaz.
ÇARE BELLİDİR
İnsanların saadet bulması için ilaç Milli Görüş-Saadet Partisi’dir. Sadet Partisi’ni ve kadrolarını iktidara getirmeden faizci kapitalist nizam uygulamalarından kurtulmak mümkün olmaz. Millet olarak; Saadet Partisi Lideri Temel Karamollaoğlu’nu dinledikçe bu gerçeği daha net görmeye başladık. Saadet Partisi’ni tek çare kılan şeyler ise şunlardır. 1. Doğru bir teşhiste bulunması, 2. Teklif ettiği doğru tedavi ile de millete güven tekli etmesi, 3. Anlattıklarını kucaklayıcı ve ilgi çekici bir üslup ile sunması, 4. Meseleleri dirayetle ve samimiyetle ifade etmesi, 5. Doğru bir zihniyeti temsil etmesi. İşte bu özellikleriyle Saadet Partisi milletimizin yeniden umudu haline gelmiştir. Çünkü adil bir alternatifi ne bir şekilde ortaya koymuştur. Önümüzdeki bu seçimde milletimiz tercihini bu gerçeği de görmüş olarak yapacaktır. Seçmek önemlidir ve bir insanlık görevidir. İnsan için seçim mükellef olduğu andan ölünceye kadar her gün devam eden bir olaydır. İnsan şahsını, insanlığı ve toplumu ilgilendiren her alanda, seçmek durumundadır. İnsan seçtiğinin yanında ve tarafındadır. 24 Haziran seçimlerinde millet olarak biz neyi seçeceğiz? Huzuru, barışı, kardeşliği mi yoksa kin, nefret ve düşmanlığı mı, hürriyeti mi, yoksa tahakküm ve baskıyı mı, adaleti, hakkı üstün tutan zihniyeti mi, yoksa zulmü, kuvveti üstün tutan zihniyeti mi, refahı mı yoksa menfaat ve sömürüyü mü, izzeti mi yoksa zillet ve köleliği mi seçeceğiz? Millet olarak buna karar vereceğiz. Elbette ki Saadet Partisi’ni seçeceğiz, seçmeliyiz. Çünkü bu milleti temel görüşü Milli Görüş’tür.
ZİHNİYET SEÇİMİ
Yol ikidir, üç değildir. Birinci yol; “Adil Düzen” yoldur. Bu yolu Saadet Partisi temsil etmektedir. İkinci yol; “faizci kapitalist düzen” yoludur. Bu yolu Ak Parti ve diğerleri temsil etmektedir. Her bir yolun arakasında bir zihniyet ve itikat vardır. “Adil Düzen” yolunun dayandığı zihniyet Milli Görüş’tür. “Faizci Kapitalist Düzen” yolunun dayandığı zihniyet batı medeniyetinin temel görüşü materyalizmdir. Biz seçimimizi yaparken bunları dikkate almazsak doğru bir seçim yapamayız. Eğer biz; huzuru ve barışı, hürriyeti, adaleti, maddi ve manevi kalkınmayı, refahı, izzet sahibi olmayı istiyorsak, o zaman, Temel Karamollaoğlu’nu ve Saadet Partisi’ni seçmemiz gerekir. Şayet biz; kin, nefret ve düşmanlığa, tahakküm ve baskıya, zulme, menfaat ve sömürüye, nefse esarete, köleliğe razı isek, o zaman da Recep Tayyip Erdoğan’ı, AK Parti ve diğerlerini yeniden işbaşına getirmenin seçimini yapmış olacağız. Ve bu güne kadar olduğu gibi bundan sonra da aç ve işsiz kalmaya, borca esir olmaya, manevi değerlerimizden, milli kimliğimizden uzaklaştırılmaya, ırkçı emperyalistlerin, haçlı müttefiklerinin ve işbirlikçilerinin sofrasında yumuşak lokma olmaya devam etmiş olacağız. Allah bizi bu hale düşmekten korusun.
Biz lehimize olanı mı, aleyhimize olanı mı seçeceğiz. Her şey açık ve bellidir, kurtuluşun yolu da, yok oluşun ve helakin yolu da bellidir. İnsanlar Allah’ın yarattığı kullar olarak kendilerine verilen cüzi iradeleri sebebi ile fiillerinin işleyeni ve talibidirler, Allah da yaratıcısıdır. Onlar neyi ister ve kimi seçerlerse karşılaşacakları sonuç ona göre olur. Kim Allah’tan saadeti isterse onu bulur. Kim de belayı isterse onu bulur. “Kim izzet ve şeref istiyor idiyse, bilsin ki, izzet ve şerefin hepsi Allah’ındır. O’na ancak güzel sözler yükselir. Onları da Allah’a salih ve faydalı ameller ulaştırır. Kötülüklerle tuzak kuranlara gelince, onlar için çetin bir azap vardır ve onların tuzağı bozulur.” Selam hidayete tabi olanlar…