Bugüne kadar çoğunlukla “iyi” adamlardan söz ettik, bu köşede...
Örnek alınası şahsiyetlerden, yolumuzu aydınlatan Allah (cc) dostlarından, çağımızın yıldızlarından, dünyamızın öncülerinden…
Ama şunu da kabul etmemiz gerekir ki “kötü” adamlar da var!
Arkadaşının başarısını kıskanan, bir yerlere gelmek için kendisi de çalışıp çabalamak yerine mesai arkadaşının ayağını kaydırmak isteyen, paçasından aşağı çeken, komşusunun kazancını hazmedemeyen, hatta kardeşinin ilerlemesine ket koymak isteyenler var!
Var, gerçekten de böyle “kötü” insanlar var!
İyi ile kötü, doğru ile yanlış, güzel ile çirkin, kısacası hak ve bâtıl dünya durdukça mücadelesini sürdürecek!
***
Çevirelim sayfayı lütfen!
Bugün sizlere “kötülerin en kötülerinden” bahsetmek istiyorum…
Kuşkusuz, Hazreti Adem’den beri her devrin kötü adamları vardır.
Peygamberimiz'in asrı, yani Asr-ı Saadet’in de kötü adamları vardı. Onlar, İslam’a karşı çok mücadele ettiler.
Kimisinin gözleri sonradan açıldı, iman etti.
Kimisi kötülükte çok ileri gitmedi.
İçlerinden öyleleri var ki, hayatı boyunca körü körüne muhalefet etti, zulmetti, entrika çevirdi, tehdit etti, cinayet bile işledi. Ama iman etmeden körkütük öldü, gitti. Haklarında ayetler nazil oldu, İlahi öğütler geldi.
İyi adamları örnek almak, tamam! Ya kötü adamların hayatı?
Bu kitap, Asr-ı Saadet’ten en azılı 11 kötü adamın hayatını içeriyor. Hakkında inen ayetlerle ortaya konulan kaideler, nasihatler, ibretlerle, kendi aralarında olan ilişkileriyle beraber.
İyi adamları tanımak yetmez!
Geçmişte kötü adamların hayatından da ibret alacağımız ve çağımızdaki benzerlerine karşı nasıl davranacağımız konusunda bize yardım edecek, önümüzü aydınlatacak, geleceğimize ışık tutacak örnekler var…
***
Yarım asırdan bu yana ve hâlen koşturan, üreten, o devlet senin bu şehir benim konferanslar veren Ekrem Şama ağabey, yine çok değerli bir kitapla hemen yanı başımızda…
Başucu bir eser olma niteliği taşıyor, “İNSANLAR GÖRDÜ ZALİMLER KÖRDÜ, Asr-ı Saadet’te Azılı İslam Düşmanları” isimli eser…
11 azılı İslam düşmanının neler yaptığını, hangi kötülüklere imza attığını öğrenmek istiyor, bunlardan ibretler dersler almak istiyorsanız bu eseri mutlaka edinmelisiniz…
Hararetle tavsiye ediyorum.
***
(İsteme adresi, Yenidevir Yayınları, Muammer Aksoy Cad. Dere Sok. No: 38/A (Milsan Tesisleri) Küçükçekmece-İstanbul. yenidevirkitap.com, Tel: 0212 697 10 00)
EĞİTİMDE SÖZLEŞMELİ İSTİHDAM BİTMELİ, AİLELER BİRLEŞMELİ
* “Bir öğretmen düşünün ki diğer tüm çalışanlar mesai bitiminde evine, ailesine giderken o, aile hasreti kokan soğuk bir dört duvar içine doğru yürümektedir. Diğer tüm ebeveynler çocuklarıyla hafta sonu planları yaparken o, eş ve çocuk hasretiyle kahrolmaktadır. Herkes aklıyla, bedeniyle kendisini işine verip coşkuyla çalışırken o, bedeniyle sınıfta, aklıyla uzak düşmüş yuvasındadır. İşte o, sözleşmeli öğretmendir ve tasavvurun ötesinde acı bir Türkiye gerçeğidir.”
* “Bugün, sözleşmeli öğretmenlerimizle birlikte, adalete ve hakkaniyete, insan haklarına ve çalışma ahlakına aykırı bir uygulamaya son verilmesi talebimizi haykırıyoruz. Geleceğin nesillerini yetiştirmenin övüncünü yaşamak isteyen kamu görevlisini ailesinden ayrı, çocuklarına hasret bırakan sözleşmeli öğretmenlik uygulamasının mağduriyetlerine ‘dur’ diyoruz. Bilinmelidir ki kamu hizmetlerinde kalite, süreklilik, kapsayıcılık ve güvenlik kadar, kamu görevlilerinin istihdam şekli, çalışma şartları, mali, sosyal ve özlük hakları da önemlidir.”
* “Kamu görevlilerinin ‘genellik, adillik, eşitlik’ ilkelerine uygun hükümlerle muhatap olması, ‘saygın iş’ anlayışının bir gereğidir. Anayasanın, ‘Asli ve sürekli nitelikteki kamu hizmetlerinin kamu görevlileri eliyle yürütülmesi’ gerektiğine ilişkin hükmü ortadayken ve aynı unvanda kadrolu statüde istihdam olmasına rağmen eğitim-öğretim hizmetinde sözleşmeli öğretmen çalıştırılmasını kabul etmemiz mümkün değildir.”
* “Sözleşmeli öğretmen istihdamı, gerek sözleşmeli eğitimciler gerek istihdamı gerçekleştiren kurumlar gerekse farklı statüdeki personelden aynı kamu hizmetini alan öğrenci ve ebeveynler açısından ciddi sorun oluşturmaktadır. Sözleşmeli öğretmenlik, kabul edilmiş hatanın tekrarı, geçmiş sıkıntıları unutmanın, aynı kısır döngüyü yeniden kurup birçok değeri heba etmenin adıdır.”
* “Aynı sınıfta aynı dersi anlatan, aynı okulda aynı isim ve vasıfla görev yapan öğretmenler arasında ayrımcılık olmaz, olmamalıdır.”
* “Bugün sözleşmeli öğretmenlik dayatmasında neden ısrar ediliyor? Kimse bunun cevabını kamuoyuna ve eğitimcilere veremiyor ama bu sorun can yakmaya, mağdur etmeye devam ediyor.” (Ali Kaya, Eğitim-Bir-Sen/ İzmir)
SEVİNDİREN HABER
“Yerli otomobilin tanıtımı ne zaman yapılacak?” sorusuna Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan şu cevabı verdi:
“27 Aralık Cuma günü Gebze’de düşünüyoruz. Hayırlısı bakalım.”
Bugün 23 Aralık 2019. Demek ki 4 gün sonra, miladi yıl sona ermeden yerli otomobil görücüye çıkacak.
Düşünebiliyor musunuz; Türkiye’nin birçok bölgesinde binlerce ailenin ekmek yiyeceği fabrikalar kurulacak, bu fabrikalarda yerli ve milli olan otomobiller üretilecek, bu otomobiller başka ülkelere de ihraç edilecek…
Rüya gibi…
TÜRKİSTAN’IM!
Türkistan’ım kan ağlıyor
Feryatlar yürek yakıyor
Mezalim dağlar aşıyor
Türkistan’ım Türkistan’ım
*
Türkistan’ım ağlar gözüm
Çaresizim yanar özüm
Tüm insanlığa sözüm
Türkistan’ım Türkistan’ım
*
Kızıl Çin soykırım yapıyor
Türkistan’a mezar kazıyor
Sözde Müslümanlar bakıyor
Türkistan’ım Türkistan’ım
*
Kadın çocuk denilmiyor
Yaşlı hasta fark etmiyor
Bir millet yok ediliyor
Türkistan’ım Türkistan’ım
*
Vahşi Çinli etmez vicdan
Onlar kan içiyorlar, kan
Olamazlar asla insan
Türkistan’ım Türkistan’ım
*
Elbet bir gün geleceğiz
Katil Çin’i ezeceğiz
Gözyaşını sileceğiz
Türkistan’ım Türkistan’ım
*
Uyan Müslüman’ım uyan
Cihad sevdasıyla sen yan
Haydi, Çin Seddi’ne dayan
Türkistan’ım Türkistan’ım.
(Hayati Otyakmaz/Şair-Yazar)