Daimi okurlarımız bilecektir, zaman zaman bu köşeden yurtdışında yaşayan vatandaşlarımızın dile getirilmesini istediği hususları kaleme almaya çalışıyoruz.

Bunun önemli olduğunu düşünüyoruz, zira yurtdışında yaşayan vatandaşlarımız Türkiye için gerçekten büyük önem arz ediyor. Her şeyden evvel, gereken önem verildiğinde tesirli bir diaspora imkanı sunması bakımından meseleye yaklaşmak gerekiyor.

Bugünkü yazımızın içeriği de benzeri bir nitelik arz ediyor.
Konuyu gündemimize getiren, uzun yıllar önce işçi olarak gittiği Almanya’da halen yaşayan ve Avrupa’da yaşayan vatandaşlarımızın sorunlarıyla ilgilendiğine yakından şahitlik ettiğimiz Şaban Turhal bey oldu.
Aynı zamanda Saadet Partisi Yurtdışında Yaşayan Vatandaşlarımıza Yönelik Politikalar Kurulu üyesi olan Şaban bey, yaz tatilini Türkiye’de geçirmek isteyen milyonlarca vatandaşımızın önemli bir sorununu gündeme getiriyor.

Bizlere ilettiği mesajı aynen buraya not edelim.

“İnanın her tarafımızı sarmış problemlerle boğuşmaktan artık vatandaşlarımız nefes alamaz hale geldi. Her yıl izin mevsimi geldiğinde de bu dertler doruk noktasına çıkar. Bir Allah’ın kulu da demez ki; ‘Yahu bu adamlar 11 ay vatan hasretiyle yanıp tutuşuyor. Bari geldikleri öz vatanlarında 1 ay rahat etsinler; onlara belli bir hizmeti de; bedelini az tutarak sunalım...’ Ama yok işte... Gurbetçiyiz ya... Euro kazanıyoruz ya... Hele izin sezonlarında bize en fazla yakın olması gereken Türk Hava Yolları’nı anlamak mümkün değil… Yahu arkadaş Berlin’den (orada izin sezonu bitti) kalkan uçak 190 Euro; Münih’ten kalkan uçak 490 Euro... Eskiden hiç olmazsa ‘Gastarbeiter’ tarifesi vardı ve işçi olduğunu kanıtlayan herkese THY indirimli bilet imkanı veriyordu. Şimdi ise keyfi ve can yakan fiyatlarla neyin peşindeler, Allah aşkına...”

Şaban beyin sitem yüklü gibi görülen ancak iyi niyetle kaleme aldığı bu mesajı, eminim THY yetkililerince anlayışla karşılanacak ve gereği yapılacaktır. Zira bu ve benzeri mesajları “dert söyletir” kabilinden değerlendirmek gerekiyor.

Hele ki, ekonomik açıdan ciddi bir darboğazdan geçen Türkiye’nin yaz sezonunda turizm gelirlerinden büyük beklentiler içerisinde olduğu bir dönemde bu mesaj çok daha büyük anlam içermektedir. Bu noktada hükümetinde taşın altına elini koyması ve THY üzerinden çözüme katkı sunması gerekmektedir.

“Yıllardan bu yana Avrupa’da yaşayan vatandaşlarımızın bu ülkeye milyarlarca dolar katkısı olmuştur ve olmaya da devam etmektedir... Her Allah’ın günü turist gelsin diye dua eden yetkililer; turistin ıkına sıkıla 5 harcadığı yerde Avrupa’dan gelen vatandaşlarımızın 100 harcadığını görmeliler. Ekonomiye katkıysa; buyurun size katkı, buyurun size para, buyurun size Euro... Ne yani elin Alman’ı, İngiliz’i muteberse bizler neciyiz? Bizler bu ülkenin has evladı değil miyiz? Bizler Avrupa’ya işçi olarak Bolivya’dan gönderilmedik ki. Bizlerin 1960’lı yıllardan bu yana bu ülkenin ekonomisine sunduğumuz katkıları acaba hangi turist sundu? Lütfen kendinize gelin ve biraz da bu ülkenin öz evlatları olan bizleri de bir düşünün. Sizlerden elbette ki sadaka istemiyoruz. Ama el insaf yahu; bizler üvey evlat mıyız? Almanya’da o kadar çok izine gitmek isteyip de ulaşım pahalı olduğu için gidemeyen vatandaşımız var ki... Onları da düşünerek indirimli veya sabit bir fiyat uygulansa herhalde koskoca THY batmaz... Biraz da ülkesine yıllardır gelemeyen düşük gelirli vatandaşlarımızı düşünseniz iflas etmiş olmazsınız... Aslında bu konunun çözümü son derece basit.

Avrupa’da yaşayan vatandaşlarımıza sabit gidiş geliş 190 Euro fiyat uygulaması (yük ücreti ayriyeten alınabilir) ya da ‘Gastarbeiter’ tarifesi gibi düzenlemeler yapmak suretiyle; onların tatil bütçelerine katkı sağlanabilir. Artık bu gibi konularda lütfen vatandaşın feryatlarına kulak verin... Onları duyun...”
Şaban beyin mesajının oldukça net olduğunu söylemek gerekiyor. Bir yandan sorunu dile getirirken diğer yandan ise bu sorunun nasıl çözülebileceği ile ilgili teklifini de sunuyor.

Elbette Mavi Kartlılar ile birlikte düşünüldüğünde yurtdışında yaşayan yaklaşık 7,5 milyon vatandaşımıza uygun maliyetler ile anavatan yolcuğu imkanı sunulmasının gerekliliği yalnızca ekonomik gerekçelere dayandırılmamalı.

Yaz sezonunda Türkiye’ye yaklaşık 6 milyar Euro gibi önemli bir katkı sunulmasının yanında anavatan ile iletişimin devam ettirilmesi, aile-akraba ziyaretleri ile kültürel aktarımın sağlanması gibi kimliğin korunmasına dönük önemli işlevlerini de göz ardı etmemek gerekiyor.

Not: Değerli okurlarımız yaz tatili nedeniyle birkaç hafta yazılarımıza ara vereceğiz. Bu vesileyle her birinize sağlık, sıhhat, afiyet içerisinde hayırlı günler diliyorum.