Sabah saatleriydi. Telefonum çaldı. 312 kodlu telefon. Belli ki Ankara. Açtım. Bir hanımefendi;
- Vakıflar Genel Müdürlüğü Özel Kalem’den arıyorum. Adnan beyle mi görüşüyorum?
- Evet, buyursunlar.
- Genel Müdürümüz Sayın Burhan Ersoy görüşecekler.
- Memnuniyetle. Buyursunlar...
Bugüne kadar devletin farklı kademelerinde önemli görevler üstlenen Vakıflar Genel Müdürü Burhan Ersoy, benim ‘sevindirici’ bulduğum iki hususta açıklamalarda bulundu.
1) Geçen yazımda, Mersin/Tarsus’ta iki yıldan bu yana ibadete kapalı olan, Adana Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından restore edilmesi beklenen ancak iki yıldır bir çivi bile çakılmayan, tarihi Kuşlu Camii olarak da bilinen Küçük Minare Camii (Meliktahir) konusu. Yazımda, “İki yıldır ibadete kapalı olan Tarsus, Küçük Minare Camii’nin (Meliktahir) restorasyon ihalesi yapıldı mı? Yapıldıysa ne zaman yapıldı? İhale yapıldıysa tamirat ne zaman başlayacak ve ne zaman bitecek? Cami ne zaman ibadete açılacak?” sorularını yöneltmiştim.
Vakıflar Genel Müdürü Burhan Ersoy, Milli Gazete aracılığıyla Tarsuslulara sevindirici haberi şöyle verdi; “Tarsus Küçük Minare Camii (Meliktahir) restorasyonunu 2022 Yatırım Planı’na aldık. En kısa zamanda bu tarihi camimizde gerekli çalışmaları başlatıyoruz...”
Tarsuslular, muhtemelen 2022 yılı içinde Küçük Minare Camii’nde yeniden ibadet etmeye başlayabilecekler.
Bundan daha sevindirici bir haber olabilir mi?
2) Vakıflar Genel Müdürü Burhan Ersoy’un verdiği ikinci sevindirici haber, Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne bağlı ‘vakıf öğrenci yurtları’yla ilgili.
Malumunuz, Anadolu’nun zeki ama yoksul çocuklarının orta ve lise öğrenimleri sırasında barındıkları, Türkiye sathına yayılmış ve sayısı 80 kadar olan vakıf öğrenci yurtları, 28 Şubat darbecileri tarafından kapatıldı. Ben de, Erzincan İmam Hatip Lisesi’ni, vakıf öğrenci yurdunda kalarak tamamladım. Yoksa öğrenim görmem imkânsızdı! 28 Şubat sürecinden bu yana bu yurtların kapılarına vurulan kilit, her nedense sökülemedi, kaldırılamadı!
Burhan Ersoy şunları ifade etti;
“Yazılarınızda sık sık vakıf öğrenci yurtlarının neden hâlâ kapalı olduğunu yazıyorsunuz. Ben de takip ediyorum, yazılarınızı okuyorum. Biz de Genel Müdürlük olarak bir çalışma yaptık. Bu yurtları nasıl açarız diye. Birincisi, eski şartlarla bu yurtları açmak uygun olmaz. Hemen her kata banyo/WC koymak lazım. Şartları iyileştirmek lazım. Hatta biraz ‘apart’ tarzı gibi inşa etmek gerekir. O dönem başka kurumlara devredilen binalar da yıprandı. Bir elden geçirilmesi lazım o binaların da. Tüm bunlar dikkate alındığında 130 milyon TL gibi bir bütçe çıktı karşımıza…”
Bu açıklamalardan ‘sevindirici’ bulduğum husus şudur; en azından devlet katında, vakıf öğrenci yurtlarının yeniden aktif olması için bir ‘irade’ mevcut. Burhan Bey’in açıklamalarından ben bunu anladım ve doğrusu mutlu oldum.
Bütçe meselesine gelince… Burhan Bey, şu kadarını söyleyeyim; bu asil millet camilerini kendisi yapar, kendisi donatır, yıllardır. Vakıf öğrenci yurtlarını yapmak/yaptırmak için sırada bekleyen, devletini, milletini seven o kadar çok iş insanı var ki! Hatta bir tanesi -kendisi de bu yurtlarda barınmış- sizden haber bekliyor; Erzincan Vakıf Öğrenci Yurdu’nu eski yerine inşa etmek için…
Yeter ki devlet bu yurtları açma iradesini koysun ortaya…


***
Vakıflar Genel Müdürü Burhan Ersoy’a, bu umut verici açıklamalarından dolayı teşekkür ediyorum.
MEHMET REİS’İN BU ÇIKIŞI OLSUN VESİLE!
ÖRNEK TEŞKİL ETSİN İŞADAMI NESLİNE!
Mehmet Reis… Reis Gıda Yönetim Kurulu Başkanı.
Çok önemli bir karar aldı. Şöyle ki;
* “Bugün geçmişte olduğu gibi yine Reis Gıda olarak, ulusal ve uluslararası satış noktalarında, 2021 Kasım ayı sonu ürün maliyetleriyle hazırlanmış olan Aralık ayının ilk haftası uygulamaya konulan fiyat listesinin, 2022 Ocak ayının sonuna kadar geçerli olduğunu taahhüt ediyoruz.”
* “Döviz artarken fiyat yükseltenler, döviz düşerken buna göre fiyatlandırma yapmalıdır. Çünkü ticari ahlâk ve iş etiği bunu gerektirmektedir.”
Yani, Reis Gıda fiyatları aşağı çekme kararı aldı.
Tüm işadamlarına örnek olmasını diliyorum ve Mehmet Reis’i bu kararından dolayı kutluyorum.

ANLAYANA SİVRİSİNEK
ben geç anlatıyorum kendimi
geç anlıyorsun sen de
yarın öleceğim bir gün çok geç olacak
o bir gün belki 1 günden de yakın
fakat geldiğinde o gün ağlama sakın
zira oluyor senin ‘anlamı’ gözyaşlarına boğduğun
benim anlatamadığımı belki ölüm anlatacak

Selami Güder
[email protected]

5. AHLÂK ŞURASI’NDA ÖNEMLİ TAVSİYELER!
HAK-İŞ ve Türkiye Yazarlar Birliği (TYB) tarafından milli şairimiz Mehmet Akif Ersoy’a ithafen, ‘İş Ahlâkı, Çalışma Hayatı ve Safahat’ temasıyla gerçekleştirilen şûra… Şuranın, sonuç bildirisinden bazı vurguları paylaşmak istiyorum;
* “Gayesizlik, anlamsızlık ve ahlâksızlık girdabına düşen insanın günümüzde de hidayeti, hakikati, hikmeti, adaleti ve liyakati vurgulayan, yaratılanı yaratandan ötürü mukaddes kabul eden güçlü fikirlere ve rehberlere ihtiyacı vardır.”
* “İnsan hak ve özgürlüklerini daha kapsayıcı bir ifadeyle insan şerefini korumak, insan haysiyetine yönelik ihlalleri en aza indirmek öncelikle ahlâklı insanı inşa etmekle mümkündür.”
* “Salgın sürecinde, daha fazla kazanç elde etme, kişisel menfaatler adına insanların zor durumlarından şahsi menfaat devşirme gibi eğilimlerin artabildiği gözlenmektedir. Dinimiz, çalışmadan kazanmayı hedefleyen her türlü girişimi yasaklar.”
* “Çalışma hayatı, aile huzurunu koruyan, aile değerini yücelten ve iş yaşam dengesini sağlayan bir yaklaşımla tanzim edilmelidir.”
* “Helal lokma hassasiyeti, en az helal gıda hassasiyeti kadar yüksek olmalıdır.”
* “Emek sömürülemez.”
n “Güçlü olanın, zayıf olanı ezdiği bir düzen ahlâkî olamaz. Böyle bir düzende baskı ve zulüm vardır.”
* “Devletin yasaları baskı ve zulme hiçbir alanda imkân tanımamalı.”
* “Emeğin yüceltilmesinin bir yolunun örgütlenmekten ve sendikalaşmaktan geçtiği unutulmamalıdır.”