Sağlıklı tedavinin ilk şartı hiç şüphesiz “doğru teşhis” konulmasıdır. Teşhis yanlış olunca sağlıklı bir tedavi elbette söz konusu olamaz!

Bir süredir ana muhalefet partisi CHP’nin ileri gelen isimleri partinin geleceği ile ilgili tartışmalar yapıyorlar.

Bir türlü istedikleri sonucu alamamalarının nedenlerini araştırıyorlar.

Tabir caizse her kafadan bir ses çıkıyor!

Ama bu seslerin isabetli görüşler olduğunu söyleyebilmek mümkün değil!

Zira koydukları teşhisler doğru değil!

Teşhisler yanlış olunca da tedavi imkânı kalmıyor.

Mesela CHP’nin eski genel başkanlarından Altan Öymen, parti içi sorunları tartışırken şöyle diyor:

“AKP’nin kuruluşundan sonra tek adam sistemi bize de sirayet etti!”

Bu nasıl teşhis? Kuşkusuz bu çok yanlış bir teşhis!

Aslında şöyle denilmiş olsa çok daha doğru olmaz mıydı? 

“AKP tek adam sistemini bizden kopyaladı ve bizden çok daha başarılı bir şekilde tatbik etti!”

Evet, tek adam sistemi AKP ile siyaset tarihimize girmiş olan bir sistem değil! Tek adam sistemi CHP ile siyaset tarihimizde yerini alan bir sistem!

Hatta kitabı bile yazılmış olan bir sistem!

Şevket Süreyya Aydemir’in kaleme almış olduğu “Tek Adam” kitabını unutmak ne mümkün!

Hal böyle olunca da “AKP’nin kuruluşundan sonra tek adam sistemi bize de sirayet etti” teşhisi ayakları yere basmayan bir teşhis olarak kalmaya mahkûm!

Ayakları yere basmayan yani sağlıklı olmayan yani yanlış bir teşhis! Teşhis yanlış olunca da sağlıklı bir tedaviden söz etmek elbette mümkün değil.

Demek ki ana muhalefet partisi CHP daha uzun süre sağlıklı bir yapıya kavuşamayacak! Ne zaman doğru teşhisler konulur işte o zaman sağlıklı bir tedaviden söz edilebilir.

Kanımızca bu yolda en doğru adımı Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu atmış ve toplumun farklı düşünen kesimleri ile barış yollarını aramaya başlamıştı!

Ancak bu olumlu adımının CHP çatısı altında pek taraftar topladığını söylemek mümkün değil!

Maalesef CHP’liler bu olumlu adımı layıkıyla anlayabilmiş gibi görünmüyor. Hâlâ yanlış teşhisler ile vakit öldürüyorlar.