Türkiye ile İsrail in ilişkisi, maalesef özel bir yere

sahip. Kurulduğu zamandan bugüne kadar Türkiye yi hep bir bölgedeki müttefiki

olarak gören İsrail, pek de haksız değil açıkçası. 54. Hükümet, yani Erbakan

Hoca nın Başbakanlığı dönemini hariç tutarsak, Türkiye ile İsrail in araları

hep iyi oldu. Bu son dönem de, İsrail le ilişkiler açısından, görünenin aksine,

bir üst seviyeye geçildiği bir dönem oldu.

İsrail i, 1948 deki kuruluşunun ardından tanıyan ilk

Müslüman ülke maalesef Türkiye ydi. Bugün de, siyasi bir kriz ve hasımlık var

gibi gözükse de, ticari manada İsrail i destekleyen bir konumda Türkiye.

One minute çıkışı kamuoyuna büyük bir şeymiş gibi

sunulsa da, aynı toplantının hemen ardından tepkim Peres e değil

moderatöreydi tevili de hala hatırlarda. Mavi Marmara katliamının ardından

kamuoyu önünde kopan diplomatik ilişkilerin, gizli kapaklı olarak, yani arka

kapı diplomasisi yle yürütüldüğü de artık biliniyor.

Şöyle bir düşünelim. Mavi Marmara da vatandaşlarımızın

katledilmesinin ardından İsrail e düşman olmuş gibi gözüküyoruz, ancak ticaret

yapmayı hiç bırakmadığımız gibi üstüne üstlük bir de tarihi rekorlar kırıyoruz.

Bu akılla mantıkla bağdaşır bir durum değil. O zaman akla şu geliyor. Kriz var

görüntüsüyle ticari, yani parasal ilişkiler çok daha sıkılaştırılmış!

İsrail le ticaretin son 4 yılda 2 kat artarak 5.5 milyar

doları aştıysa, bu zaman zarfından iki ülke arasında bir krizden söz etmek pek

manalı değil. Göz önündeki siyasi temaslar zayıflamış sadece.

Türkiye, Mavi Marmara katliamıyla ilgili İsrail den

taleplerde bulunmuştu. Bunlar özür, tazminat, sorumlu askerlerin

cezalandırılması ve Gazze ye yönelik ablukanın kaldırılmasını istemişti. Mart

2013 te İsrail in Türkiye den özür dilediği söylendi, ki telefondaki bir özür

cümlesi dışında resmi bir özür gören veya duyan olmadı. 22 Mart 2013 te,

dönemin Dışişleri bakanı Davutoğlu yaptığı açıklamada, Üç yıldır devam eden

zorlu müzakereler sonucunda Türkiye nin talepleri karşılandı diyordu. Ancak

bugüne kadar ne Gazze ye yönelik abluka ve ambargo kalktı, ne tazminat vs

karşılandı, ne de İsrailli askerler yargılandı. İsrail, kuru bir özür dışında

hiçbir şey yapmadı yani. 

İki ülke arasında varılan anlaşmanın şartlarına bakınca

da İsrail in lehine olduğu meydanda:

İsrail, 20 milyon dolar tazminat ödeyecek.

Türkiye, parlamentodan bir yasa geçirerek Mavi Marmara

saldırısına katılan katil İsrail askerlerine açılan bütün davaları kapatacak.

Yeni davaların açılması da engellenecek. (Katillere koruma sağlayacağız)

Türkiye ayrıca, Hamas a karşı bazı sınırlamalara

girişecek. (bunun da ayan beyan İsrail in lehine olduğu görülüyor)

Bu anlaşmanın akabinde de Türk topraklarından geçecek bir

doğalgaz boru hattı ve İsrail in Türkiye ye gaz satışı ile ilgili görüşmelere

başlanmasına dair bir mutabakattan bahsediliyor.

Görünen o ki, kurulduğu günden bu yana bölgedeki

müttefiki olduğumuz İsrail e yine destek olacağız. Yağlı ballı bir doğalgaz anlaşması

uğruna katil İsrailli askerlerin yargılanmasından bile vazgeçiyorsak eğer

söyleyecek bir şey de yok demektir.

1 Kasım seçimlerine Tel Aviv mi, yoksa Kudüs mü

sevinecek mugalatası yapanlar, İsrail e yapılan bu koltuk çıkma ya ne

diyecek Bu anlaşma Tel Aviv i mi sevindirir, yoksa Kudüs ü mü