Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi”ne ilişkin partisinin yaklaşımını ortaya koydu. Türkiye’nin terör sorununu kendi Meclisi, kendi insanları ve kendi hukuk düzeni içerisinde çözmesi gerektiğini belirten Arıkan, Saadet Partisi’nin sürece kategorik olarak karşı çıkmadığını ancak desteğinin iktidarın bütün uygulamalarına verilmiş bir onay anlamına gelmediğini söyledi. Kalıcı çözümün yalnızca silahların bırakılmasıyla sağlanamayacağını ifade eden Arıkan, adalet, hukuk, ekonomik kalkınma ve toplumsal bütünleşmenin birlikte ele alınması gerektiğini vurguladı.

“TERÖRSÜZ TÜRKİYE MÜPHEM, İHTİYACIMIZ OLAN YAŞANABİLİR TÜRKİYE”

“Terörsüz Türkiye” sürecine ilişkin kaygı ve beklentilerini başından itibaren açık şekilde dile getirdiklerini belirten Arıkan, kavramın tek başına yeterli olmadığını söyledi. Arıkan, “Başından beri söylediğimiz bir şey var: ‘Terörsüz Türkiye’ müphem bir ifade. İhtiyacımız olan ‘Yaşanabilir Türkiye’dir” dedi.

Saadet Partisi’nden Çerçeve Yasaya Şartlı Destek “Mesele, Terör Bittikten Sonra Nasıl Bir Türkiye Kuracağımızdır” (4)

“DESTEĞİMİZ KOŞULSUZ BİR SİYASİ DESTEK DEĞİL”

Saadet Partisi’nin çerçeve yasaya yönelik desteğinin herhangi bir siyasi aktöre koşulsuz destek olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Arıkan, desteğin Türkiye’nin kendi sorunlarını kendi iradesiyle çözebilmesine yönelik olduğunu ifade etti. Arıkan, “Bu destek, herhangi bir siyasi aktöre koşulsuz bir destek değildir. İktidarın bütün uygulamalarına verilmiş bir onay değildir. Kanun teklifinin her maddesine peşinen kefalet değildir” diye konuştu. Arıkan, “Bizim desteğimiz, Türkiye’nin meselelerini Türkiye’nin iradesiyle çözebilme çabasınadır” ifadelerini kullandı.

“SAADET PARTİSİ İKİLİĞE HAPSEDİLEMEZ”

Saadet Partisi’nin “çerçeve yasaya karşı mısınız, destekliyor musunuz?” şeklindeki bir ikiliğe sıkıştırılamayacağını belirten Arıkan, meselenin yalnızca bir terör örgütünün tasfiyesi olmadığını söyledi. Arıkan, Saadet Partisi’nin yaklaşımını şu sözlerle özetledi:
“Saadet Partisi, ‘Çerçeve yasaya karşı mıyız, destekliyor muyuz?’ ikiliğine hapsedilemez. Burada mesele sadece bir terör örgütünün tasfiyesi değil, terörü yeniden üreten zeminin bütünüyle ortadan kaldırılmasıdır. Bundan daha büyük bir teklif ortaya koymaktır. Çünkü mesele yalnızca terörü bitirmek değildir. Mesele, terör bittikten sonra nasıl bir Türkiye kuracağımızdır!”

“TERÖRÜ YENİDEN ÜRETEN ZEMİN DE ORTADAN KALDIRILMALI”

Arıkan, Saadet Partisi’nin terörün sona ermesi, silahların susması, kardeşliğin güçlenmesi, hak ve özgürlüklerin korunması, hukukun üstünlüğünün tesis edilmesi ile Meclis iradesi ve istişarenin güçlendirilmesine destek verdiğini söyledi. Buna karşılık şiddetin meşrulaştırılmasına, millet iradesinin devre dışı bırakılmasına, kapalı kapılar ardında yürütülen süreçlere, yeni vesayet anlayışlarına ve Türkiye’nin geleceğinin başka hesaplara teslim edilmesine karşı olduklarını belirtti.
Terör sorununun yalnızca güvenlik politikalarıyla çözülemeyeceğini ifade eden Arıkan; ekonomik geri kalmışlık, işsizlik, bölgesel eşitsizlikler, adalet duygusunun zedelenmesi, temel hak ve özgürlüklerdeki sorunlar ile devlet-vatandaş ilişkisindeki mesafenin de ele alınması gerektiğini söyledi.

Whatsapp Image 2026 08 10 At 14.08.52

“SİLAHLARIN BIRAKILMASI BAŞLANGIÇ NOKTASI OLMALI”

Terör sorununun çözümünün bir partinin seçim hesabı değil, Türkiye’nin kazanması meselesi olduğunu belirten Arıkan, silahların bırakılması ve örgütsel yapının tasfiyesinin sürecin yalnızca başlangıcı olarak görülmesi gerektiğini kaydetti. Arıkan, “Türkiye adaletsizlik, ekonomik eşitsizlik, siyasi kutuplaşma ve kimlik çatışması üreten bir düzene devam ederse başka sorunlar ortaya çıkacak; terörü yeniden üretemeyecek bir Türkiye hedefine ulaşılamayacaktır” dedi.

SAADET PARTİSİ’NİN “ŞARTLI DESTEK” ÇERÇEVESİ

Arıkan, partisinin çerçeve yasaya yönelik desteğinin belirli şartlara bağlı olduğunu belirtti. Silahların bırakılması ve terör örgütünün tasfiyesiyle birlikte devlet otoritesinin ülkenin her noktasında tartışmasız şekilde tesis edilmesi gerektiğini söyleyen Arıkan, terörü doğuran ekonomik ve sosyal şartların da ortadan kaldırılması gerektiğini vurguladı. Şehit aileleri ve gazilerin adalet beklentilerinin gözetilmesi gerektiğini belirten Arıkan, ekonomik kalkınmanın güçlendirilmesi ve Türkiye’nin bölgesel gelişmeler karşısında bağımsızlığının korunmasının da sürecin önemli unsurları olduğunu ifade etti.
Arıkan, “Terörsüz Türkiye süreci, Terörsüz Bölge’ye dönüşmeli. Amerika ve İsrail’in bölgedeki emperyal politikalarını boşa çıkaracak bir zemini sağlamalıdır” diye konuştu.

Saadet Partisi’nden Çerçeve Yasaya Şartlı Destek “Mesele, Terör Bittikten Sonra Nasıl Bir Türkiye Kuracağımızdır” (6)

“TOPLUMSAL BARIŞ GÜVEN İSTER”

Konuşmasında toplumdaki güven sorununa da dikkat çeken Arıkan, vatandaşların terörün sona ermesini ve kardeşliğin güçlenmesini istediğini ancak aynı zamanda iktidara yönelik güven konusunda soru işaretleri taşıdığını söyledi. Arıkan, “Toplumsal barış güven ister. Ve güven sadece kanun maddesiyle kurulmaz. Güven, siyasetin davranışlarıyla inşa edilir” ifadelerini kullandı.

İktidarın “Türkiye’de yeni bir dönem başlatıyoruz” söylemiyle hareket ederken eski dönemin hukuk anlayışını sürdürmesinin çelişki oluşturacağını belirten Arıkan, “Bir taraftan ‘Kardeşlik’ diyeceksiniz, öbür taraftan siyasi rakiplerinizi düşmanlaştıracaksınız. Olmaz! Bu çelişkiyi ortadan kaldırmak zorundasınız” dedi.

Muhabir: Abdullah Kutay Eskalen