*

 Tayyip bey anında öfkelenen, saniyede tepki veren, ne düşündüğünü hemen oracıkta belli eden bir yapıda iken, Ekmeleddin bey biraz daha ketum, alttan pazarlıklı, gerçek görüşlerini ortaya koymaktan kaçınan bir yapıda.

* İkisi de kumral ama biri Rize diyarından, diğeri ise Yozgat harmanı.

* İkisi de uzun boylu ve takım elbise giyinmeyi seviyor; ancak Tayyip Erdoğan daha ziyade ekose tercih ederken,  Ekmeleddin bey düz takımı tercih ediyor.

* Tayyip Erdoğan yıllardan bu yana “3 çocuk”ta ısrar ederken, Ekmeleddin İhsanoğlu’nun bu alanda daha çok “İhsan Doğramacı” formülünde ısrarcın olduğu söylenebilir. Bu arada Ekmeleddin beyin 3, Tayyip beyin 4 çocuğu var.

* Erdoğan da, İhsanoğlu da gerektiğinde eski söylemlerinden vazgeçebileceklerini  ortaya  koyarken Erdoğan bunu daha bir saklayarak, İhsanoğlu ise acemice gerçekleştiriyor.

* Tayyip Erdoğan açık hava mitinglerini tercih ederken ve halkla birebir diyalogu yeğlerken, Ekmeleddin İhsanoğlu daha çok kapalı salonlarda kendisini ifade etme taraftarı.

* Tayyip Erdoğan genç yaşından beri aktif siyasetin içinde yoğrularak bugünlere geldi, birçok badireler atlattı, oysa Ekmeleddin İhsanoğlu biraz “bacadan düşme” pozisyonunda. Ekmeleddin bey kendini sanki birden siyasetin göbeğinde buldu.

* Ekmeleddin beyin hayatının neredeyse bütünü yurtdışında geçmişken, Tayyip Erdoğan’ın hayatının neredeyse tamamı Türkiye’de geçti.

* Ekmeleddin beyin akademik kariyeri var. Kendisi Prof. Oysa Tayyip Erdoğan üniversiteden sonra özel sektörde çalışmayı tercih etti, siyaset yaptı.

* Ekmeleddin bey konuşması, gülümsemesi, giyimi, hal ve hareketleri, mimikleri, esprileri -daha net olarak göremedik ama- ile daha ziyade bir Ahmet Necdet Sezer ya da Fahri Korutürk’ü andırırken, Tayyip Erdoğan yılların politikacısı olarak Turgut Özal ve Süleyman Demirel’i hatırlatıyor.

* Erdoğan, en azından Ahmet Necdet Sezer ve Abdullah Gül’ün Cumhurbaşkanlığı dönemlerinde Başbakan sıfatıyla ikili görüşmelere ve de resepsiyonlara, resmi kabullere katıldığı için, 861 rakımlı tepenin aşinası, Çankaya Köşkü’nü şöyle böyle biliyor. Ama gel gör ki, Ekmeleddin bey seçilirse tamamen deplasmanda hissedecek kendisini.

* Seçilmesi durumunda Tayyip beyin ekibi neredeyse hazır gibi. Taa, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanlığından bu yana tanıdığı yakın çalışma arkadaşlarını muhtemelen sağında solunda yine görmek isteyecek. “3 Dönem Şartı” da bu amaca hizmet edecek gibi gözüküyor. Oysa, Ekmeleddin beyin böyle bir ekibinin olup olmadığı konusunda en azından fazlaca bilgi sahibi değilim.

* Tayyip Erdoğan seçilmesi durumunda Köşk kadrosunu her zaman olduğu gibi yine kendisi kuracak. Oysa, Ekmeleddin İhsanoğlu cephesinde bu noktada işler biraz karışık. İhsanoğlu’nu CHP ve MHP öne çıkardığı için Köşk kadroları belirlenirken “aslan payı” yine bu iki partiye gidecek. DSP başta olmak üzere TBMM dışından İhsanoğlu’na destek veren partiler  de bu arada, “biz de buradayız!” diyecek.

* Tayyip Erdoğan temaslarında “tek adam” rolünü benimserken, Ekmeleddin İhsanoğlu kurmaylarının müdahalelerine açık bir görüntü vermekte.

* Ekmeleddin bey gözlük kullanırken, Tayyip Erdoğan yalnızca yakını okurken gözlük takıyor.

* Tayyip Erdoğan’ın Köşk yolundaki temaslarında basın danışmanı çok fazla öne çıkmazken, Ekmeleddin İhsanoğlu’nun görüşmelerinde eski gazeteci-yazar-TV programcısı Mete Belovacıklı’nın  “fazlaca” önde olduğu dikkatlerden kaçmıyor. Mete bey, adeta hem koruma, hem özel kalem müdürü hem de basın danışmanı gibi bir görüntü veriyor. Bu durum, “İhsanoğlu’nun bütçesi kısıtlı!” kulislerini de beraberinde getiriyor.

*  Tayyip Erdoğan’ın görüşmelerinde eşi Emine Erdoğan çoğunlukla hazır bulunurken, -ben mi yanılıyorum acaba -  Ekmeleddin İhsanoğlu’nun temaslarında  eşi neredeyse hiç gözükmedi. Bunun da iki aday arasında ciddi bir farklılık olduğunu düşünüyorum.

* Tayyip Erdoğan sinirlendiklerine, “Ananı da al git!” diyebilirken, Ekmeleddin İhsanoğlu kızdıklarına, “Sus, sus, sus” repliği ile karşılık vermekte.

* Tayyip Erdoğan konuşmalarında uzun, ağdalı, dolaylı ve devrik cümleler kullanırken, Ekmeleddin İhsanoğlu –biraz da akademisyenliğin verdiği ruh haliyle-daha çok “makalemsi, bilimsel tarzda” konuşmalar gerçekleştiriyor.

* Tayyip Erdoğan ve ekibi sosyal medyayı çok iyi kullanırken, Ekmeleddin beyin ekibinden bu alanda henüz bir “tık” yok.

* Tayyip Erdoğan Köşk yolunda daha bir “yekpare” fotoğraflarla halkın önüne çıkarken, Ekmeleddin bey biraz “dağınık” bir hava veriyor.

* Ekmeleddin bey Devlet Üstün Hizmet Madalyası sahibi, Tayyip Erdoğan’ın böyle bir madalyası yok.

* Tayyip Erdoğan İstanbul doğumlu, Ekmeleddin İhsanoğlu Kahire doğumlu.

* Tayyip beyin Köşk seçimlerine yönelik bir amblemi var, oysa İhsanoğlu’nun böyle bir sembolünü, simgesini bugüne kadar görmedik.

Merak ettik...

Fazla merak iyi değildir derler ama ben yine de sorayım;

Sahi, eskiden Ramazanlarda,

iftar topu vardı. Akşam ezanı okunmaya başladığında aynı zamanda “güm” diye bir ses

gelir, birkaç top sesi arşı âlâyı titretirdi.

Tamam, eski Ramazan geleneklerimizi, adetlerimizi birer birer kaybediyoruz da…

Sayın Başkan, hiç olmazsa şu top geleneğini sürdürebilsek…

İnan ki o top sesini duyduğumda nedense bir başka hissediyorum kendimi…

NOT:  Bugün 6 Temmuz 2014, Pazar… 1) Emekliler yılda 15–20 TL zamla, hâlâ sürünmeye devam ediyor. 2) An itibariyle asgari ücretli “nasıl geçineceğim ” diye feryat ediyor. 3) Bu parlamento ve mevcut AKP iktidarı, 2011’den bu yana verdiği yeni ve sivil anayasa sözünü yerine getiremedi. 4) 28 Şubat darbesi döneminde kapatılan, yoksul-zeki Anadolu çocuklarının barındığı Başbakanlığa bağlı Vakıf Öğrenci Yurtları hâlen kilitli. Otur, sıfır!