Real Madrid’li süper star Cristiano Ronaldo, Yenikapı’da 30 Temmuz 2017 tarihinde düzenlenecek olan “Kudüs’ü Kurtarma Mitingi”ne katılmalı. Neden mi?

Hatırlayalım; Ronaldo, bundan birkaç sene önce, yardım elini uzatmış, Ramazan Bayramı nedeniyle terör devleti İsrail’in bombardımanı altında gözyaşı döken Filistinli çocuklara 2 milyon dolar bağışta bulunmuştu. Filistin’deki insanlık dramına sessiz kalmamıştı.

Cristiano Ronaldo’nun, bu mitinge katılmasını anlamlandıracak bir noktayı daha anımsatmak isterim; Portekizli oyuncu, 2012’de kazandığı “Altın Ayakkabı” ödülünü açık artırmayla satışa çıkarmış ve elde ettiği 1,5 milyon Euro’yu Filistinli çocuklara bağışlamıştı.

Futbol kadar yaptığı yardımlarla gündeme geldi, Portekizli ünlü yıldız. Endonezya’da meydana gelen depremde bu ülkeyi ziyaret etmiş, özellikle Açeh bölgesine yardımda bulunmuştu.

Şimdi siz söyleyin lütfen; Ronaldo, önümüzdeki Pazar günü İstanbul Yenikapı’da yapılacak olan Büyük Kudüs Mitingi’ne katılsın mı, katılmasın mı? Davet edilsin mi, edilmesin mi?

Ronaldo’nun hassasiyet gösterdiği Filistinli çocuklar ne kadar önemliyse, bu miting de bir o kadar ehemmiyetli. Ronaldo, bu mitinge iştirak ederek bir haksızlığa, bir hukuksuzluğa, bir vurdumduymazlığa, bir aşırılığa, bir düşmanlığa, kesintisiz bir şiddete ve işkenceye güçlü bir şekilde “dur” demiş olacak. Ortadoğu’nun şımarık çocuğuna sağlam bir irade ortaya koyacak.

***

Bu vesile ile ünlü futbolcu hakkında bazı ilginç notları aktarmak istiyorum;

* Ronaldo, hep uzun kollu forma tercih ediyor.

* Her maça farklı bir saç stiliyle çıkıyor ve devre aralarında model değiştiriyor.

* Sahaya sağ adımla çıkıyor.

* Filistin’e ve Filistin’deki okullarla birlikte Afrika’daki aç insanlara yardım ediyor.

* Kanser hastalarına özel bir zaafı var, çok sayıda kanser hastası özellikle çocuklara yardım ediyor.

* Ortalama bir NBA oyuncusundan daha iyi yükselebiliyor, Ronaldo, tam 78 cm yükseğe zıplıyor.

* 8 saniye içinde rakibine 13 farklı hareket yapacak kadar hızlı ayaklara sahip.

* Şutlarında top saatte yaklaşık 130 kilometre hızla gidiyor.

* Takım otobüsünde en arkada oturuyor. Uçaklarda ise en önde oturup, uçaktan ilk çıkan isim oluyor.

* Serbest vuruşlarda topa vurmadan önce hep geriye doğru 5 adım atıyor. Bacaklarını iki yana açıp nefes veriyor.

* Asla alkol içmiyor.

* Fakir bir ailenin çocuğu. Babası, o 20 yaşındayken ölmüştü.

BU ÇAĞRIYA KULAK VERİN!

30 Temmuz 2017 tarihinde, Pazar günü, saat 17:00’de, İstanbul Yenikapı’da yapılacak olan BÜYÜK KUDÜS MİTİNGİ hakkında;

* Çağrım; tüm Saadetli, AK Partili, CHP’li, MHP’li, BBP’li, HDP’lilere,

* Çağrım, tüm sivil toplum kuruluşlarına,

* Çağrım, tüm işadamlarına,

* Çağrım, tüm meslek kuruluşlarına, tüm meslek birliklerine,

* Çağrım, tüm sendikalara,

* Çağrım, tüm memurlara, işçilere, işsizlere, köylülere,

* Çağrım, tüm engellilere,

* Çağrım, Türklere, Kürtlere, Çerkezlere, Boşnaklara, Araplara, Abazalara, Romanlara…

* Çağrım, kısaca herkese, tüm Türkiye’ye…

Çağrım, bu mitinge katılarak, dosta güven, düşmana korku salınmasıdır.

Çünkü Kudüs’te, Mescid-i Aksa’da yapılan bu haksızlık, bu şiddet ve işkence, sadece bir partinin, bir kesimin meselesi olmamalı. Bu, tüm dünyanın meselesidir…

Kudüs giderse dünya kaybeder!

RONALDO O ODAYA NEDEN ÇAĞRILDI?

Bugünlerde, Doğan Yayınları arasında çıkan, “Ronaldo, Ne İstediğini Bilen Çocuk” kitabını okuyorum. Kitaptaki ilginç diyaloglardan biri şöyle:

“6 Eylül 2005 Salı, akşam.

Yirmi yaşındaki Cristiano, Portekiz Milli Takımı ile birlikte Moskova’da. Ertesi gün, Almanya 2006 Dünya Kupası eleme karşılaşmasında Rusya’ya karşı mücadele edecekler. Takımın turnuvaya katılabilmesi için kritik önem taşıyan bir maç…

Cristiano otel odasında film izlediği sırada telefon çaldı. LuizFelipeScolari arıyordu. Teknik adam, lafı fazla uzatmadı:

- Odama gel lütfen!

Cristiano, teknik direktörün odasının kapısını çalarken, “Acaba benden ne istiyor?” diye düşünüyordu.

İçeride, teknik direktör Scolari ve takım kaptanı LuisFigo vardı. İkisinin de yüzlerindeki ifade son derece ciddiydi.

Cristiano çok kötü bir şey olduğunu hemen anlamıştı. Teknik direktör, konuşmaya başladı:

- Cristiano, az önce babanla ilgili bir haber aldık. Londra’da hayata gözlerini yummuş.

Oda bir anda sessizliğe boğulmuştu.

Teknik direktör Scolari, genç adamın hemen İngiltere’ye uçmasını önerdi:

- Sana hemen bir bilet ayarlayacağız. Böylece yarın ailenle olabilirsin.

Cristiano’nun düşüncesi ise farklıydı:

- Hayır, bu maçta oynamak istiyorum. Babam için oynayacağım ve eğer bir gol atabilirsem bunu ona adayacağım…”

***

Merakınızı hemen gidereyim; Cristiano, o maçta gol atamadı.

Bu vesileyle, Filistinli çocuklara yardımlarını esirgemeyen ünlü futbolcuya buradan bir kez daha seslenmek istiyorum; “HeeyCris, zulmü tel’in için yapılacak Yenikapı’daki mitinge sen de iştirak etmelisin…”

DEDEMLE ELİFBÂ OKUDUK BUGÜN

Cafer Keklikçi…

Bazen önünüzden geçer, selam verir ama göremezsiniz, anlayamazsınız, duyamazsınız… Öyle sessiz, sakin, dingin bir düşün adamı… Bildiğiniz şair yani… Millî Gazete yazarlarından. Çocuk şiirlerinden oluşan son kitabı “Sevinç Ülkesi”ni bir çırpıda okudum.

Sıcacık, sempatik, sevimli, albenisi yüksek, bol çizgilerle, resimlerle çalışılmış bir cep kitapçığı “Sevinç Ülkesi”. Resimler Mihriban Eken’e ait… Herkesin, her kesimin anlayabileceği bir dille kaleme alınmış. “dedemle elifbâ okuduk bugün/ sonra mescitte ağlayan ağacı anlattı dedem/ peygamberimizi çok severmiş ağaç/ ben de çok seviyorum dedim içimden…” Hiç abartısız söylüyorum; iki metrobüs, üç metro istasyonu arasındaki zaman diliminde okuyup –hem de rahat rahat- bitirebileceğiniz bir kitap. Çocukların okuması da bir o kadar kolay. Tavsiye ederim.

(Kayalıpark Yayınları; 0212 514 82 93- www.kayaliparkyayinlari.com)

MESAJ PANOSU

Tarih, 15 Ocak 1997. Erbakan Hoca şöyle seslendi, İsrail’e; “Buradan uyarıyorum, Mescid-i Aksa’da kazı yapmak en fazla bunu yapanlara zarar verir. Bu uyarıyı sadece Türkiye Cumhuriyeti başbakanı olarak değil, 65 milyon insanımızın hislerine tercüman olarak söylüyorum; bu işten derhal vazgeçin!” Kazılar o gün durdu. 2006 yılına kadar, 9 yıl hiç kazı yapılmadı.

(TEVFİK KILINÇ / KONYA)