Dede, torununa nasihat ederken: Yavrum, gıybet sofrasına
oturmaktan sakın. Gıybet yapmak, serçe eti yemek gibi bir şey. Tatlıdır ama
doyulmaz. Acısı cehennemde çıkar. Der.
Ramazan ayı geliyor. Kur an-ı Kerim okumanın zirveye
çıktığı aydır Ramazan ayı.
Ağzınızı bir müddet nur kanalı yaptıktan sonra kir
kanalına dönüştürmeyin.
Gecelerin kısa, gündüzlerin uzun olduğu yaz
mevsimindeyiz.
Fakirlerin yakınına yaklaştırılmadığı lüks iftar
sofralarından sonra gıybetle geviş getirme merasimlerine katılmamaya dikkat
ediniz.
Kimlerin Cumhurbaşkanı adayı olduğu belli olduktan sonra
hiç birinin geçmiş defterlerini açmamaya, tellak gibi kirlerini gözünün önüne
yuvarlamamaya dikkat ediniz.
Türkiye de ve tüm dünyada İslami hizmet veren hiç bir
gurubun aleyhinde tek kelime söylemeyiniz.
Akşamdan sabaha kadar tartışmalı dedikodularınızın kaç
yıldır devam ettiği halde etkili olamadığınızı gördüğünüz halde Ramazan ayı
boyunca aynı dedikodulara dalmamaya dikkat ediniz.
İslam ın dışında bir sistem kabul etmediğimiz için kabul
etmediğimizin tartışmasına da gerek yok.
Ben, oyumu vereceğim diyen kardeşim, kararını
vermişsin, oyunu da ver ama değerli zamanını dedikodu ile geçirme.
Bu Ramazan ayının tamamı Cumhurbaşkanı seçimi tartışmalarıyla
geçeceğe benziyor.
Bizim gıybetlerimizin de sonuca hiç bir etki
yapmayacağına göre biz, bu Uydum kalabalığa arabasına binmeyelim.
Fakirlerin kabul edilmediği israf sofralarında arzı endam
etmemeye dikkat ettiğimiz gibi, dostlar arasında kurduğumuz sofralarımızı da
ölmüş kardeşimizin etini çiğnemekle eş tutulan gıybetlerle sevap uçurma
merasimine dönüştürmeyelim.
Rabbimiz, Hucurat süresinde, gıybeti ölmüş kardeşinin
etini yemek gibi kötü olduğunu haber verir.
Mümkünse dedikoduları engelleyelim.
Rabbimiz: Onlar, yalana şahitlik yapmazlar. Boş
lakırdıya uğradıklarında iyilikle geçip giderler. Buyurarak Müslümanların
lakırdıya iltifat etmeyeceğini haber verir. (Furkan süresi ayet 72)
Mü minun süresinin 3 üncü ayetinde Müminleri tarif
ederken Onlar, boş şeylerden yüz çevirirler. Diyor.
Buna layık olmak yeryüzünde yaşayan tüm
Cumhurbaşkanlarının, zenginlerinin, sanatçılarının iltifatına layık olmaktan
trilyon kere trilyondan daha değerlidir.
Gerçek Mümin ve Müslüman olmak için Ramazan ayını kamp
gibi kabul edelim ve yeme içmemize sınır getirdiğimiz gibi ilmimizi, zikrimizi,
fikrimizi, İslami hareketlerimizi diğer on bir aydan bir kat daha fazla yapmaya
gayret gösterelim.
Ağzımızdan çıkan kelimelerin hayırlı olanları daha fazla
olmalı.
Kulağımızdan giren sözlerin çoğunluğu Allah kelamı,
Peygamberimizin hadisleri, büyüklerimizin kibar sözleri olsun.