Rahmet ve bereket mevsiminin henüz daha ortalarındayız. İtikadımızı kuvvetlendirme, ibâdetlerimizi kemal derecesine çıkarma hedefimize mutlaka ulaşmalıyız.
Şunu kesinlikle bilmeliyiz ki, ibadetlerin bir hükmü bir de hikmeti vardır.
Muhakkak ki namaz kılmanın hikmeti ülkeyi bütün pisliklerden temizlemektir. Namaz, eda edildiği ülkeyi pisliklerden temizler.
Namazın eda edildiği ülkede içkiye yer yoktur.
Fıkıhtaki kurala göre, hikmetine uygun yapılmayan ibâdetten sevap beklenemez.
Namazın gayesi tecelli edecek.
Orucun, zekatın, haccın gayesi tecelli edecek.
Bir memlekette işler ve ilişkiler bozuksa o memleketin insanları namazlarını, oruçlarını, zekatlarını, hacclarını ve hatta itikatlarının icablarını hikmetlerine binaen eda etmiyorlar demektir. Bu çok korkunç neticeler doğurur; nitekim doğuruyor da.
Birileri sabah namazını kılıyor da camiden çıkınca aldığı ekmeklerin satıldığı market ağzına kadar içki doluysa, bu o insan için bir mânâ ifade etmiyorsa, böyle yerden alış veriş yapan kimse namazını, orucunu, haccını hikmetlerine göre eda etmemiştir.
Böyle bir zatın aldığı gazetede kerhane kadınlarının çırılçıplak resimleri varsa bu namaz kılan, oruç tutan, hacca giden zat hikmetsiz ve bilinçsizce yaptıklarının ibadet olma alâkasını kuramadığı için mahvolmuştur.
Ayetlerde geçiyor: "Münker" kelimesi Allahın yasak ettiği şey demektir.
Allahın haram ettiği şeyler yasaktır. İşte bu yasaklardan bu Ramazan ayında bâri kurtulmalıyız.
Çünkü Ramazan kurtuluş ayıdır.
Ramazan ayı; gecesiyle gündüzüyle, insana Ramazan besteli büyülü bir musiki gibi tesir eder... ve kendisine sığınanları semâvi kollarıyla sarar... Bir anne şefkatiyle kucaklar ve onları rahmetin enginlerinde dolaştırır.
Ramazan ayı senenin en nurlu, en içli, en tesirli, en lezzetli günleri hayatımızın en önemli bir iç dinamizmi olarak bütün benliğimize siner; böylece bize en uhrevi hazlar yaşatır.
Ramazan ayında hayat o kadar derin ve anlamlıdır ki, konuşulan her söz, duyulan her ses insana onun gönlünden fışkıran bir besteymiş gibi gelir.
Kadın-erkek, genç-ihtiyar, zengin-fakir herkes kendi idrak seviyesine göre, Ramazan ayının bereketinden istifade eder. Allah (c.c.) bu aydan istifade edenlerden eylesin...