Bir düzen kurulur. Sonrasında ise hiç sorgulamadan o
düzenin kaim olması için bir mücadele başlar. İnsan yapımı düzenlerin son
kullanma tarihi var mıdır
Zaman değişiyor. Doğrudur. Bilgiye ulaşmak kolaylaştıkça
kaynakların doğruluğu sıkıntıya giriyor olsa da içinde yaşadığımız bu zamana
göre fikir edinme zorunluluğumuz gün yüzüne çıkıyor. Soru sormayı unuttuk
unutalı bize bir haller oldu farkında mısınız
Demokrasi. Halkın kendi kendisini yönetmesi. Oy vermek.
Tercih yapmak. Günümüzün demokrasi anlayışının temelleri olarak gösteriliyor.
Sonra bir uyanık çıkıyor. oy vermek bişey değiştirseydi yasaklanırdı diyor.
Acı bir yutkunma eşliğinde bu tanımı ululayıveriyoruz. Hak veriyoruz.
İnanmadığımız bu sistemin çarkında kendimize iki artı bir bir yer buluyor ve
yerleşiyoruz. Bir süre sonra yerimizi yadırgamayı da unutuyoruz nasıl olsa.
Oy vermek ne demekti Onay vermekti değil mi Oy vermek
dediğiniz eylem sadece on saniye süren, resmi çekilip paylaşıldıktan sonra
biten bir hal mi Oy verdikten sonra artık ne olursa olsun oy verdiğimizin
bütün günahlarının üstüne kapaklanmak mıydı Oy nasıl sahiplenilir Oya sahip
çıkmak nedir Demokrasiyi kim uydurdu sahi
Demokrasi, halkı güdebilmek için üflenmiş bir özgürlük
önizlemesi gibi gelmiştir hep bana. Kavramlar üretilir, haberler yapılır,
yalanlar dini motiflerle süslenir ve servis edilir. Karar verdiğini zanneden
kalabalıklar bu kararlarını neye göre verir Gerçekten de memleket sevdasıyla,
akıl terazisinde tartarak mı alınmıştır bu kararlar Yoksa tarih boyunca
dünyanın her yerinde kullanılmış en büyük silahla mı yapılmıştır Din silahı!
Din, gerçekten bir afyon mudur tartışmasına girecek değilim. Fakat ülke olarak
bir din komasına girdiğimiz gerçeğini de göz ardı edemeyeceğim. İktidarından
muhalefetine bu komaya maruz kalmayan neredeyse kalmamış
Avrupa da kilise yıllarca sistemi elinde tutabildiyse
bunu dinle yapmıştı. Fransa nın laiklik istemesini yadırgamamak lazım. Kiliseyi
uzak tutması gerekiyordu siyasetten. Biz niye aldık bu kavramı hiç anlamış
değilim. İslam, bir medeniyet inşa etme derdindeki her ferdin açık
bırakılmaksızın yazılmış amentüsüdür. Merkezine adalet koyan başka bir sistem
bulamazsınız. İnsani ve vicdani yazıldığına inandığınız metinler bile işin bir
yerinde halkı ayrıştırma çabasına düşmüşlerdir.
Konu ne zaman buraya geldi. Başka bir şey konuşuyorduk
değil mi Oy verince demokratik sorumluluğumuz biter mi Eğer devam ediyorsa
bunu nasıl yapmalıyız Cevabını arayan sorular bunlar değil mi Gerçeklerle,
inanmak istediklerimiz yer değiştirince ortaya çıkan sisteme İrade demek nasıl
bir zavallılıktır hiç düşündünüz mü
Tek adamlı yönetimler tartışması yapabiliriz uzun uzun.
Osmanlı ya bu kadar öykünüp saltanatın iyi bir yönetim şekli olduğunu da
düşünebiliriz. Önümüzdeki hafta İstanbul un Fethini bir kez daha anacağımızı
düşünürseniz daha mantıklı gelebilir. Herkes Fatih olmak ister. İstemek yeter
mi Eğitiminiz annenizin eğitiminden başladıysa, doğduğunuz andan itibaren
yetiştirilmeye başladıysanız, altı yaşında hem dini hem fenni ilimlerle hemhal
olduysanız, devletle alakalı işleri ehlinden öğrenip en yakınınızda
tuttuklarınızın itikadından emin oluyorsanız, aldığınız her kararın altına
imzasını atabilecek bir şeyhülislamınız varsa yanınızda, hele ki size ve
saltanatınıza rağmen doğruyu ve hak olanı çekinmeden söyleyebilecek işte o
zaman böyle bir adamın yönetimine razı olmamak ahmaklık olmaz mı Fatih olmak
şimdilik bir kenarda dursun olmaz mı
Kavramlar önemlidir. Onlara yüklediğimiz anlam da bir o
kadar önemli olmak zorunda. Genelin kullanımında olan kavramları eğer iyi tanımlayamazsanız,
herkes kendi anladığı mana üzerinde fikir yürütmeye başlarsa içinde
bulunduğumuz durum çıkar ortaya. Takım tutar gibi parti tutanlar, muhalefet
zaafiyeti olanların yapamadığı muhalefet üzerinden erke sarf edilen her sözü
düşmanlık olarak görenler türemeye başlar. Sohbetlerinde zahire göre hareket
eden dinciler mesele siyaset olunca kalbe göre ahkâm kesmeye başlar. Eğitim
sistemimizde ne var ne yok, aile kurumumuz ne halde, kültür sanat
faaliyetlerinde neler yapıyoruz, ne yazıyor ne çiziyoruz umurunuzda mı acaba
Şehid haberleri, dış politika, ekonomi bilginiz ne âlemde İMF ye borcumuz yok
değil mi Bangladeş Devlet Başkanı Hasina ya Nizami yi astığı için çok kızdık
değil mi Zalimdi. İslam İşbirliği Konferansı na gelmişti bu Hasina. Aidatları
sormaktan fırsat kalmadı herhalde Bu mübarekleri niye asıyorsun diye sormak!
Tamam sustum. Hainliğini sınırında geziyorum yine. Farkındayım!
Memleketimin hiçbir sorunu yok maşallah! Tek gündemimiz
nedenini bir türlü çözemediğimiz bir başbakan değişimi. Din komasına girmiş
arkadaşlar bu duruma da hemen ayak uydurmuşlar. Videolarda çok neşeliydiler.
Maşallah Maşallah
Lafla peynir gemisi yürümez diyen atamız bugünleri
görseydi keşke Ya da söyleyin bakana, okul kitaplarında okutmasınlar bu
atasözünü. Çocuklar cümle içinde kullanamazlarsa nasıl kavrayacaklar sözün
hikmetini..!
Kalbinizin sahibine emanet olun Eyvallah!!!